KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/2537 E., 2025/4547 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2025
- Esas No
- 2022/2537
- Karar No
- 2025/4547
- Temyiz eden (davalı)
- ... Bakanlığı / ...
- Vekili
- 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V. ...
- Karşı taraf (davacılar)
- 1- ... 2- ... 3- ...4- ... 5- ...
- Vekilleri
- Av. ...
- İstemin_konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
1.070 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacılar tarafından; yakınları ...'in Bingöl İl Jandarma Komutanlığı emrinde Jandarma Uzman Çavuş rütbesiyle görev yapmakta iken 26/08/2018 tarihinde Bingöl ili, Karlıova ilçesi kırsalında yürütülen operasyon sırasında bölücü terör örgütü mensupları tarafından düzenlenen silahlı saldırıda şehit olması sebebiyle; anne ... için 100,00 TL maddi (miktar artırımı sonucunda 98.657,90 TL), 100.000,00 TL manevi, baba ... için 100,00 TL maddi (miktar artırımı sonucunda 20.362,97 TL), 100.000,00 TL manevi, müteveffanın kardeşi olan diğer davacıların her biri için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulüne, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile anne ... ve baba ... için ayrı ayrı 50.000,00 TL, kardeşler için ayrı ayrı 20.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davalı idare tarafından; müteveffanın yakınlarına 2330 sayılı Kanun uyarınca ödenen nakdi tazminatın, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bağlanan aylığın ve sağlanan diğer hakların davacıların maddi ve manevi zararlarının karşılığı olduğu, bu nedenle hükmedilen tazminat tutarlarının yüksek olduğu, tazminat istemine konu olaya ilişkin olarak idarelerinin kusurlu veya kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı, manevi tazminatın koşullarının oluşmadığı, manevi tazminata hükmedilmesi durumunda faiz başlangıcının karar tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, idareleri aleyhine harca hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin kısmen kısmen kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının maddi tazminat yönünden bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Davacıların yakını ...; Bingöl İl Jandarma Komutanlığı emrinde Jandarma Uzman Çavuş olarak görev yapmakta iken, 26/08/2018 tarihinde Bingöl ili, Karlıova ilçesi kırsalında yürütülen operasyon sırasında bölücü terör örgütü mensupları tarafından düzenlenen silahlı saldırı sonucu şehit olmuştur. Davacıların bu olay nedeniyle uğradıklarını ileri sürdükleri zararların tazmini istemiyle yaptıkları 08/10/2018 tarihli başvuru, zımnen reddedilmiştir. Bunun üzerine, davacılar tarafından 31/01/2019 tarihinde bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun "Yardım" başlıklı 21. maddesinde, "Kamu görevlilerinden yurtiçinde ve yurtdışında görevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan, sakatlanan, ölen veya öldürülenler hakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.
Ayrıca; a) Malul olanlarla, ölenlerin aylığa müstehak dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı, bunların görevde olan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan; emekli olanların öldürülmeleri halinde ise, dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı ve Kanuna göre kendisine bağlanabilecek emekli aylığından az olamaz.
Yaşamak için gereken hareketleri yapamayacak ve başkasının yardım ve desteğine muhtaç olacak derecede malül olanlar ile ölenlerin dul ve yetimlerine en yüksek devlet memuru aylığı üzerinden, diğerlerine mevcut aylıkları üzerinden, 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödenir. Bu bent hükümlerine göre ilgililere fazla olarak yapılan ödemeler, faturası karşılığı ilgili sosyal güvenlik kuruluşlarınca Hazineden tahsil edilir..." hükmü yer almaktadır.
2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun'un ''Aylık bağlanması'' başlıklı 4. maddesinde, bu Kanun kapsamına girenlerden; engelli hale gelerek bağlı oldukları sosyal güvenlik mevzuatına göre emekliye sevk edilenlere görev malullüğü aylığı bağlanacağı, bu madde gereğince ilgili sosyal güvenlik kurumlarınca kendi mevzuatlarına göre bağlanan aylıkların % 25 oranında artırılarak ödeneceği.
"Nakdi tazminat ve aylığın etkisi" başlıklı 6. maddesinde ise, bu Kanun hükümlerine göre ödenecek nakdi tazminat ile bağlanan emekli aylığının uğranılan maddi ve manevi zararların karşılığı olduğu; yargı mercilerinde maddi ve manevi zararlar karşılığı idarelerin ödemekle yükümlü tutulacakları tazminatın hesabında bu Kanun hükümleri uyarınca ödenen nakdi tazminatın göz önünde tutulacağı hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge İdare Mahkemesi Kararının, İdare Mahkemesi Kararının Manevi Tazminat İstemlerinin Kısmen Kabulüne İlişkin Kısmına Yönelik Davalı İdarece Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, idare mahkemesi kararının davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin kısmına yönelik olarak davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemektedir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının, İdare Mahkemesi Kararının Maddi Tazminat İstemlerinin Kabulüne İlişkin Kısmına Yönelik Davalı İdarece Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının... tarih ve E:... sayılı yazısı ve eklerinin incelenmesinden, davacı anne ve babaya 3713 sayılı Kanun kapsamında 15/09/2018 tarihinden itibaren vazife malullüğü aylığı bağlandığı, 5434 sayılı Kanun'un Ek 79. maddesi uyarınca tütün ikramiyesi ödendiği ve emsal aylıkların 30 katı tutarında hesaplanan emekli ikramiyesinin payları oranında ödendiği anlaşılmaktadır. Ayrıca davacı anne ve babaya... tarih ve .../... sayılı Jandarma Genel Komutanlığı Nakdi Tazminat Komisyonu kararı uyarınca 16/10/2018 tarihinde ayrı ayrı 16.806,45 TL nakdi tazminat ödenmiştir.
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu hükümlerine göre davacılara bağlanan vazife malullüğü aylığı, şehit olan davacılar yakınının görevdeki emsali askerin görev aylığı kadar olduğundan ve davacılara emekli ikramiyesi, tütün ikramiyesi ve nakdi tazminat da ödendiğinden davacıların herhangi bir maddi zararı bulunmamakta olup, Mahkemece hükme esas alınacak nitelik ve yeterlilikte olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak, maddi tazminat istemlerinin kabulüne karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
Danıştay 10. Daire, E. 2022/2537, K. 2025/4547, 15 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama