KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/3350 E., 2022/2877 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2022
- Esas No
- 2022/3350
- Karar No
- 2022/2877
- Davacı
- …
- Vekili
- Av. …
- Davalı
- … Bakanlığı
Karar Metni
862 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Davanın_özeti
20/04/2006 tarih ve 26145 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kadastro Sırasında Veya Sonrasında Yapılan İşlemlerle Geometrik Durumları Kesinleşmiş Olan Taşınmazlarda Ölçü, Sınırlandırma, Tersimat ve Hesaplamalardan Doğan Hataların Düzeltilmesine İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi, 1. fıkrasına 03/08/2019 tarihinde eklenen (g) bendi ile bu bent dayanak alınarak tesis edilen Muğla Kadastro Müdürlüğü'nün 15/12/2021 tarihli işleminin iptali ve yürütmesinin durdurulması istenilmektedir
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
2577 sayılı Kanunun 5. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İLGİLİ MEVZUAT
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Aynı dilekçe ile dava açılabilecek haller" başlığını taşıyan 5. maddesi, 1. fıkrasında, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı; ancak, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği belirtilmiştir.
Aynı Kanun'un 14. maddesi, 3. fıkrasında, dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve Kanun'un 3. ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği; 15. maddesi, 1. fıkrası, (d) bendinde, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti halinde, otuz gün içinde bu maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği; aynı maddenin 5. fıkrasında da, 1. fıkranın (d) bendine göre dilekçenin reddedilmesi üzerine yeniden verilecek dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hükümlerine yer verilmiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun "Hataların Düzeltilmesi" başlıklı 41. maddesi, 1. fıkrasında; kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hataların, ilgilinin müracaatı veya kadastro müdürlüğünce re’sen düzeltileceği, düzeltmenin, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunacağı, tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda sulh hukuk mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltmenin kesinleşeceği hükmü yer almıştır.
Yukarıda belirtilen 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 41. maddesi dayanak alınarak tesis edilen "Kadastro Sırasında Veya Sonrasında Yapılan İşlemlerle Geometrik Durumları Kesinleşmiş Olan Taşınmazlarda Ölçü, Sınırlandırma, Tersimat ve Hesaplamalardan Doğan Hataların Düzeltilmesine İlişkin Yönetmelik"in "Dava Açılması" başlıklı 11. maddesi, 1. fıkrasında da, ilgililerin tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması için taşınmazın bulunduğu mahalli sulh hukuk mahkemesinde dava açabileceği düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, her idari işlemin ayrı ayrı dava konusu yapılması kural ise de, maddi veya hukuki yönden birbirine bağlı olan birden çok işleme karşı aynı dilekçe ile dava açılabilmesi mümkün bulunmaktadır. Maddi veya hukuki bağlılıktan söz edebilmek için öncelikle, dava konusu işlemlerin yargısal denetiminin aynı yargı yerinin görev ve yetki alanına girmesi zorunluluk arz etmektedir.
Nitekim, yargı yerlerinin farklılığı 5. maddenin öngördüğü anlamdaki bağlılığı ortadan kaldıran bir nedendir. Bu bağlamda, aynı dava dilekçesiyle iptali talep edilen işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların farklı yargı yerinin görev alanına girdiği hallerde, her bir işlem için ayrı dilekçelerle dava açılmak üzere dilekçenin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden; davacının maliki olduğu Muğla ili, Milas ilçesi, … mahallesi, … ada, … parsel numaralı taşınmaz ile … ada, … parsel numaralı taşınmaz arasından geçen ve kadastro çalışmaları sırasında "yol" olarak nitelendirilen yerin "Kadastro Sırasında Veya Sonrasında Yapılan İşlemlerle Geometrik Durumları Kesinleşmiş Olan Taşınmazlarda Ölçü, Sınırlandırma, Tersimat ve Hesaplamalardan Doğan Hataların Düzeltilmesine İlişkin Yönetmelik" uyarınca "su arkı" olarak düzeltilmesine ilişkin 15/12/2021 tarihli Muğla Kadastro Müdürlüğü işleminin ve bu işlemin dayanağı yukarıda anılan Yönetmelik'in 8. maddesi, 1. fıkrası, (g) bendinin iptali ve yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Buna göre, kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalara ilişkin yapılan düzeltmenin kaldırılması için Sulh Hukuk Mahkemesi'nde dava açılabileceğini düzenleyen gerek 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 41. maddesi, gerekse bu maddeye dayanılarak tesis edilen Yönetmelik'in 11. maddesi hükümleri karşısında, kadastro sırasında yapılan hataların düzeltilmesi niteliğinde olduğu hususunda duraksama bulunmayan, Muğla Kadastro Müdürlüğü'nün 15/12/2021 tarihli işlemi yönünden uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, adli yargı yerlerinin görevli olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Öte yandan, düzenleyici idari işlem niteliğinde bulunan dava konusu Yönetmelik'in 8. maddesi, 1. fıkrası, (g) bendinin iptaline yönelik uyuşmazlığın ise idari yargı yerince çözümlenmesi gerektiği açıktır.
Bu haliyle, dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesine uygun biçimde düzenlenmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacı tarafından, adli yargı yerinde görülmesi gereken dava ile idari yargı yerinde görülmesi gereken yönetmeliğin ilgili hükümlerinin iptali istemli davanın ayrı ayrı dilekçelerle doğru yargı kolunda açmak suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığı'na hitaben yazılmış bir dilekçeyle açılması gerekmektedir.
Danıştay 10. Daire, E. 2022/3350, K. 2022/2877, 30 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama