İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2022/4003 K.2024/5002

2- ... 3-... VEKİLİ : Av. ...

Esas2022/4003Karar2024/5002Tarih18 Kasım 2024Okuma11 dk · 2.202 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/4003 E., 2024/5002 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
18 Kasım 2024
Esas No
2022/4003
Karar No
2024/5002
Temyiz eden (davacılar)
1- ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.202 kelime·11 dk okuma·9 bölüm

2- ... 3-... VEKİLİ : Av. ...

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA

VEKİLİ

Huk. Müş. Av. ...

TEMYİZ EDEN

DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ...

İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca ve davalı yanında müdahil tarafından aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Davacılar tarafından, eşi ve anneleri ...'ın 29 Mayıs Devlet Hastanesinde gerekli acil önlem ve müdahalede bulunulmaması sonucu ölümünde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle maddi ve manevi tazminat istemli 02/04/2019 tarihli başvurularının zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile uğranılan zararlara karşılık eş ... için 500,00 TL (miktar artırım ile 319.915,00 TL) destekten yoksun kalma tazminatı, 3.700,00 TL cenaze ve defin giderleri ile 100.000,00 TL manevi tazminatın, çocuklar ... için 500,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi, ... için 500,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu olayla ilgili olarak bilirkişiliğine başvurulan Adli Tıp Kurumu 8. Adli Tıp İhtisas Kurulu raporunun yapılan değerlendirmesinde, davacılar yakınının kendinde mevcut kalp hastalığı nedeniyle vefat ettiği yönündeki tespitin uygun bulunduğu, bununla birlikte, üzerinde barkod ve isim bulunamayan, dijital yazı ile 29 Mayıs Hastanesi, 3 Feb 2018 yazılı olan EKG'nin hastaya ait olduğunun davalı idarece kabul edilmediği, bahse konu raporda da EKG'nin hastaya ait olduğu yönünde kesin bir tespit bulunmadığı,

barkodsuz ve isimsiz EKG'nin hastaya ait olduğu kabul edilerek teşhis ve tedavilerin tıp kurallarına uygunluğunun değerlendirilemeyeceği ayrıca davacılar tarafından da bu EKG'nin hastaya ait olduğu yönünde her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delilin dava dosyasına sunulmadığının görüldüğü raporun anılan kısmının oybirliğiyle hükme esas alınabilecek mahiyette bulunmadığı, üzerinde barkod bulunan dijital yazıyla.

3 Feb 2018, 1:27, 29 Mayıs Hastanesi yazılı EKG ile ilgili olarak ise; her ne kadar mevcut EKG bulguları ile ve kardiyak patoloji şüphesi ile hastaya daha sık EKG çekilerek takip edilmesi gerektiği, en az 6 saat takip ile kardiyak nekroz belirteçleri ve EKG kontrolleri yapılması gerektiği, hastaya bir kez EKG ve bir kez troponin tetkiki yapılarak, yaklaşık 3 saat gözlem altında tutulup taburcu edilmesinin tıbben uygun olmadığı belirtilmişse de taburcu edilen hastanın hastaneden ayrılmadan tekrara fenalaştığı, hastaya ilk olarak taksideyken daha sonra da acil serviste gerekli tüm müdahalelerin yapıldığı,

dolayısıyla taburcu edilmesinden kaynaklı olarak hastaya müdahale edilmesinde bir gecikme yaşanmadığı ayrıca hastanın saat 1.30 - 02.00 sıralarında hastaneye geldiği ve saat 5.45'de vefat ettiği dikkate alındığında, Adli Tıp Kurumu raporunda belirtilen 6 saatlik gözlem süresinin olayda oluşmadığının anlaşıldığı, raporun anılan kısmının oyçokluğuyla hükme esas alınabilecek mahiyette bulunmadığı,

bu durumda, davacılar yakınının hastaneye başvurusu üzerine EKG ve kan tetkikleri istenen hastanın belirteçlerinin negatif gelmesi ve EKG de kalp krizini düşündürecek bulgu olmaması sebebiyle taburcu edilse de kısa süre sonra fenalaşan hastaya gerekli tüm müdahalelerin yapıldığı ve kendinde mevcut kalp hastalığı nedeniyle vefat ettiği dikkate alındığında, davacıların yakını ...'a uygulanan operasyon ve tedavilerde hekimlere ve dolayısıyla davalı idareye atfedilebilecek bir hizmet kusurunun mevcut olmadığı,

bu haliyle idareyi maddi ve manevi tazminat ödemekle sorumlu tutma olanağı bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...

İdari Dava Dairesince; dava konusu olayla ilgili olarak bilirkişiliğine başvurulan Adli Tıp Kurumu 8. Adli Tıp İhtisas Kurulu raporunda EKG'lere ilişkin yapılan değerlendirmede, her iki durumda da davacılar yakını ...'ın hemen taburcu edilmeyerek en az 6 saat gözlem altında tutulması gerektiğinin belirtildiği, her ne kadar davacılar yakını ...'ın taburcu edilmesinin ardından daha hastaneden çıkarken yeniden fenalaşması üzerine hastaneye geri alındığı belirtilmiş ise de hastanın devamlı surette doktor kontrolünde bulunmasının gerekliliği karşısında bu durumun kusuru giderici bir husus olarak değerlendirilmesinin mümkün görülmediği,

buna göre ...'ın ölümünde idarenin hizmet kusurunun bulunduğunun kabulü gerektiği, davacıların ölüm dolayısıyla maddi tazminat taleplerinin tespiti bakımından İdare Mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırıldığının görüldüğü, söz konusu raporun hükme esas alınabilecek mahiyette olduğu, raporun taraflara tebliğ edildiği, davacı tarafından rapordaki miktar doğrultusunda ıslah edildiği, ıslah dilekçesinin de davalı idareye tebliğ edilerek dosyanın tekemmül ettirildiğinin anlaşıldığı,

bu durumda ...'ın ölümü dolayısıyla eşi ...'a 316.215,00 TL maddi tazminat ödenmesi gerektiği, davacıların manevi tazminat talepleri bakımından da yaşanılan olay nedeniyle, davacılar ..., çocukları ... ve ... için 10.000,00'er TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL manevi tazminat ödenmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle davacıların istinaf başvurularının kısmen reddi, kısmen kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu, Mahkemece hükmolunan tazminat miktarı için olay tarihinden tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, kısmen idareye başvuru tarihinden itibaren kısmen de miktar artırım tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

Davalı idare tarafından, olayda hizmet kusuru ve uygun nedensellik bağının bulunmadığı, hükme esas alınan raporda yer alan çelişkileri giderecek yeni bir rapor alınarak karar verilmesi gerektiği, istenmeyen neticenin gerçekleşmesinde müterafik kusur bulunup bulunmadığının da irdelenmesi gerektiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

Davalı idare yanında müdahil tarafından, hastaneye şikayetinin 3. saatinde gelen davacılar yakınının kalp krizi geçiriyor olması halinde 3. saat troponin değerinin yüksek çıkmasının bekleneceği, ayrıca ölüm nedeninin kalp ile ilgili olduğunun söylenebilmesi için hastaneye 2. başvurusundaki troponin değerinin de yüksek olması gerektiği ancak her iki troponin değerinin de normal sınırlarda olduğu, eksik ve hatalı olan Adli Tıp Kurumu raporunun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğu, raporda kusur araştırması yapılmadığı ve çelişkili ifadeler barındırdığı, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Taraflarca karşılıklı olarak temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmakta olup davalı idare yanında müdahil tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Temyiz istemlerinin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacılar yakını ...'ın 16/02/2018 tarihinde saat 02.00 sıralarında bulantı, ishal, epigastrik ağrı şikayetiyle 29 Mayıs Devlet Hastanesi acil servisine müracaat ettiği, genel durumu ve kliniğiyle ilgili değerlendirme yapıldıktan sonra EKG ve kan tetkikleri istendiği ve müşahede altında tutulduğu, saat 04.40'da normal olarak değerlendirilerek taburcu edildiği, taburcu edildikten kısa süre sonra ev yolunda fenalaşması üzerine solunum arresti ile tekrar aynı hastaneye başvurduğu, yapılan yeniden canlandırma işlemine cevap alınamadığı ve saat 05.45'te exitus kabul edildiği,

davacılar tarafından, yakınlarının EKG'sinde kalp krizi geçirdiğine dair bariz belirtiler bulunmasına rağmen kısa süre sonra taburcu edildiği, olayda hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek tazminat ödenmesi istemiyle davalı idareye yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İdare Mahkemesince olayda hizmet kusuru bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla bilirkişiliğine başvurulan Adli Tıp Kurumu 8. İhtisas Kurulunca düzenlenen... tarih ve ... karar numaralı raporda; " Dosyada mevcut EKG'lerin yapılan incelemesinde;

1- Zamanında otopsi yapılarak iç organ değişimleri araştırılmamış olmakla birlikte, Kurulumuzca incelenen üzerinde barkod bulunmayan EKG'de inferior Myokard enfarktüsü bulguları olduğu, üzerinde barkod bulunan EKG'de yine kardiyak patolojiyi düşündüren bulgular olduğu, hastanın kliniğinde de kardiyak patolojiyi düşündüren bulgular (epigastrik ağrı, bulantı, kusma) bulunduğu, dolayısıyla; kişinin kendinde mevcut kalp hastalığı nedeniyle öldüğünün kabulü gerektiği,

2- Üzerinde barkod ve isim bulunamayan, dijital yazı ile 29 Mayıs Hastanesi, 3 Feb 2018 yazılı olan EKG'lerin hastaya ait olduğunun kabulü halinde; EKG'de İnferior Myokard Enfarktüsü bulguları mevcut olduğu, Kardiyoloji uzmanı konsültasyonu istenerek acil tedavisinin düzenlenmesi gerektiği, bunun yapılmıyarak yaklaşık 3 saat gözlem altında tutulup taburcu edilmesinin tıbben uygun olmadığı, Acil Tıp Uzmanı Dr. ...’in uygulamalarının tıp kurallarına uygun olmadığı,

3- Üzerinde barkod bulunan dijital yazıyla; 3 Feb 2018, 1:27, 29 Mayıs Hastanesi yazılı EKG'nin hastaya ait olduğunun kabulü halinde; EKG'de Sinüs bradikardisi (52/dk), DIII ve AVF'de T negatifliği, DII derivasyonunda T düzleşmesi bulunduğu, mevcut EKG bulguları ile ve kardiyak patoloji şüphesi ile hastaya daha sık EKG çekilerek takip edilmesi gerektiği, en az 6 saat takip ile kardiyak nekroz belirteçleri ve EKG kontrolleri yapılması gerektiği, hastaya bir kez EKG ve bir kez troponin tetkiki yapılarak, yaklaşık 3 saat gözlem altında tutulup taburcu edilmesinin tıbben uygun olmadığı, Acil Tıp Uzmanı Dr. ...’in uygulamalarının tıp kurallarına uygun olmadığı,

4- Hizmeti sağlık çalışanları vasıtasıyla yürüten idarenin uygulama hatası bulunmadığı" yönünde görüş bildirilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesince, davanın reddi yolunda verilen karara karşı davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.

Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla belirlenip hüküm altına alınmasını sağlamaktadır.

İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.

İdarelerin kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak, yeterli araç ve gereçle donatılmış bina, tesis ve araçlarda hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütme yükümlülüğünün bulunduğu tartışmasızdır.

Zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı sağlık hizmetinde, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için; zararın, idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir.

Öte yandan, manevi zararın varlığı, sadece şeref, haysiyet ve onur kırıcı işlem ve eylemlere maruz kalmış ya da kişilerin vücut bütünlüğünün ihlal edilmiş olmasına, ölüm nedeniyle ağır bir elem, üzüntü duyulması şartına bağlı olmayıp; idarenin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetini gereği gibi eksiksiz olarak sunamaması nedeniyle ilgililerin yeterli hizmet alamamalarından dolayı üzüntü ve sıkıntı duymaları da manevi zararın varlığı ve manevi tazminatın hükmedilmesi için yeterli bulunmaktadır.

Manevi tazminat, mal varlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, manevi tatmin aracıdır. Olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar.

Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli ve idari faaliyetin niteliği gözetilerek hakkaniyetli ve makul bir tutarı aşmaması gerekmektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Davacılar tarafından, yakınları ...'ın ölümünde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu iddiasıyla davalı idare aleyhine açılan işbu tam yargı davasında olayla ilgili Adli Tıp Kurumunca düzenlenen rapor dikkate alındığında yakınları ...'ın hayatını kaybetmesinde hizmet kusurunun bulunduğu açıktır.

Bununla birlikte, ilk derece Mahkemesince, davacılar yönünden destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığı 09/04/2021 tarihli hesap raporunun hükme esas alındığı, söz konusu rapor doğrultusunda eş ... için 316.215,00 TL maddi tazminatın ödenmesine karar verildiği, ancak anılan hesap bilirkişi raporunda, aşağıda belirtilen hususa uyulmaksızın eş ... yönünden maddi zarar hesabı yapıldığı anlaşılmaktadır.

Şöyle ki; anılan hesap raporu davacı ... yönünden hükme esas alınabilecek nitelikte olmayıp, davacı eş ...'ın uğramış olduğu destek kaybından kaynaklanan maddi zararları yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle aşağıda belirtilen husus dikkate alınarak hesaplanmalıdır:

Davacılardan müteveffanın eşi ...'ın yoksun kaldığı zararın hesaplandığı 09/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda, davacının evlenme ihtimali %0 kabul edilerek hesaplama yapıldığı görülmekte ise de, ...'ın, Dairemizce UYAP bilgi sisteminden ulaşılan nüfus kayıt örneğine göre 09/06/2023 tarihinde evlendiği görüldüğünden, davacının destekten yoksun kalma tazminatının bu tarihe kadar hesaplanması gerekirken anılan tarihi aşacak şekilde hesaplama yapılmasında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Ayrıca, yeniden verilecek kararda davacı ...'a ödenecek destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken desteğin kendisine, eşine, çocuklarına, anne ve babasına da pay ayıracağı hususu dikkate alınarak rapor tarihinde anne baba hayattaysa davacı olmasa bile destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken onların payının da ayrılarak hesaplanan miktarın hükme esas alınması gerekmektedir.

Diğer taraftan, dava konusu olayın oluş şekli ve zararın niteliği dikkate alındığında, Mahkemece, takdir edilen manevi tazminat miktarının, duyulan elem ve ıstırabı kısmen de olsa giderecek, idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak düzeyde olmadığı görülmektedir.

Bu durumda; davanın reddi yönündeki ...İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf istemlerinin kısmen reddi, kısmen kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılması, davanın kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Ayrıca, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında davacılardan ...'ın cenaze ve defin giderleri istemi ile davacılardan ... ve ...'ın maddi tazminat istemlerine ilişkin herhangi bir hüküm kurulmamış olması yönüyle de hukuki isabet bulunmamaktadır.

Öte yandan, Bölge İdare Mahkemesince, işbu bozma kararına uyulması halinde yeniden yapılacak yargılama sonucunda hükmedilecek tazminata işletilecek yasal faizin başlangıç tarihine ilişkin olarak artırılan miktar açısından da Dairemizin içtihadı gereği idareye başvuru tarihinin esas alınması gerekmektedir.

Davacıların, tazminat ödenmesi istemiyle davalı idareye yaptıkları 01/02/2019 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işleminin iptali istemine gelince; idari eylemlerden doğan tam yargı davalarında, idareye başvurarak ön karar alınması zorunlu olduğundan, başka bir ifadeyle dava ön şartı niteliğinde bulunduğundan, 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesi kapsamında yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin, idari davaya konu olabilecek nitelikte bir işlem olmadığı açıktır. Bu itibarla Mahkemece, ön kararın iptali istemi yönünden davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların ve davalı idare yanında müdahilin temyiz istemlerinin kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 18/11/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2022/4003, K. 2024/5002, 18 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Vekili
  4. Temyiz Eden
  5. Yargılama Süreci
  6. Düşüncesi
  7. Türk Milleti Adına
  8. İnceleme Ve Gerekçe
  9. Maddi Olay
  10. İlgili Mevzuat
  11. Hukuki Değerlendirme
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2022/4003
Karar No
2024/5002
Tarih
18 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 8. Daire E.2022/4004 K.2024/5664
  • Danıştay 12. Daire E.2022/4005 K.2024/5048
  • Danıştay 3. Daire E.2022/4006 K.2024/6054
  • Danıştay 7. Daire E.2022/4007 K.2024/4883
  • Danıştay 3. Daire E.2022/4008 K.2024/5687
  • Danıştay 3. Daire E.2022/4009 K.2024/5688

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.