İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2022/4083 K.2025/5170

Dava konusu istem: Davacı tarafından, Muş ili, ... Mahallesi, ..., .. Sitesi, ... Blok, No:... ... adresinde eczane açmak istemiyle yapmış olduğu başvurunun, eczanenin muvazaalı olarak açılmak istenildiği gerekçesiyle reddine ilişkin işlemin yargı…

Esas2022/4083Karar2025/5170Tarih10 Kasım 2025Okuma7 dk · 1.444 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/4083 E., 2025/5170 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
10 Kasım 2025
Esas No
2022/4083
Karar No
2025/5170
Temyiz eden (davacı)
...
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalı)
... Valiliği
Vekili
Av. ...
İstemin_konusu
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacı tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.444 kelime·7 dk okuma·6 bölüm

Dava konusu istem: Davacı tarafından, Muş ili, ... Mahallesi, ..., .. Sitesi, ... Blok, No:... ... adresinde eczane açmak istemiyle yapmış olduğu başvurunun, eczanenin muvazaalı olarak açılmak istenildiği gerekçesiyle reddine ilişkin işlemin yargı kararıyla iptal edilmesi ve anılan iptal kararının kesinleşmesi üzerine Temmuz 2016- Mart 2017 tarihleri arasında geçen 8 aylık sürede mahrum kaldığı gelir ve eczane kira bedeli olan 240.000,00 maddi tazminat ile 60.000,00 TL manevi tazminatın hukuka aykırılığı tespit edilen işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; her ne kadar muvazaa olduğuna ilişkin işlem hakkında ...

İdare Mahkemesi tarafından iptal kararı verilmiş ise de söz konusu iptal kararının, açılmak istenen eczanede muvazaa olduğu hususunun objektif bilgi ve belgelere dayandırılmadığı, başka bir anlatımla muvazaa olgusunun kanıtlanmadığı gerekçesiyle verildiği, dolayısıyla söz konusu karar ile davacının eczane açma talebinin muvazaalı olmadığının değil davalı idarenin muvazaa tespitinin yeterli olmadığının hüküm altına alındığı, eksik incelemeye dayalı olarak işlem tesis edildiği gerekçesiyle iptal kararı verildiği,

Mahkeme kararının gerekçesiyle birlikte bir bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde davalı idarece davacı hakkında muvazaa nedeniyle işlem tesisinde hataya düşülmesinde ağır bir hizmet kusuru bulunmadığı göz önüne alındığında, eczane açma talebinin muvazaa nedeniyle reddedilmesine ilişkin işlemden dolayı davalı idarece davacıya tazminat ödenmesini gerektirir hizmet kusuru bulunduğundan söz edilemeyeceği gibi davalı idarenin olayda tazminat ödemekle sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle maddi tazminat isteminin reddine,

ayrıca dava konusu işlemin davacının kişilik haklarını ihlal eden bir yönünün bulunmadığı ve manevi tazminat ödenmesini gerektiren koşulların oluşmadığı gerekçesiyle manevi tazminat isteminin de reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...

İdari Dava Dairesince; iptal kararı sonrasında eczanenin açıldığı tarihten sonra 12/04/2017, 17/04/2017, 21/04/2017 ve 04/05/2017 tarihlerinde idare görevlilerince yapılan denetimde eczanenin aktif olarak işletilmediğinin tutanak altına alındığı, yargı kararı doğrultusunda eczane açma ruhsatının verildiği tarihten sonra belli tarihlerde yapılan denetimlerde davacının ihtiyarî olarak eczaneyi aktif olarak işletmediği bir zaman diliminin bulunduğu gözetildiğinde, eczanenin işletilememesi karşısında davacı tarafından varlığı ileri sürülen zararın soyut ve farazi kaldığı,

diğer yandan zarar ile işlem arasında uygun bir illiyet bağının ortaya konulamadığı, manevi zarardan bahsedilebilmesi için ise idarenin hukuka aykırı bir işlemi sonucunda ağır bir elem ve üzüntünün duyulmuş veya şeref ve haysiyetinin zedelenmiş olması ya da kişinin fizik yapısını zedeleyen olayların meydana gelmiş olmasının gerektiği gerekçesine yer verilerek davacının istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine, davalı idarenin vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun ise reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, davalı idare tarafından düzenlenen tutanakların tamamının eczacılık faaliyetine başladığı tarihten sonra tutulduğu, görülmekte olan dava ile hiçbir ilgisinin olmadığı, davalı idarenin yargı kararıyla hukuka aykırı olduğu tespit edilen muvazaa kararı nedeniyle eczanesini geç açmasına sebebiyet verdiği için kusurlu olduğu, bu nedenle gelir kaybını ve zararlarını ödemekle yükümlü olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: A- Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının; Manevi Tazminat İsteminin Reddine Yönelik İdare Mahkemesi Kararına Karşı Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararın, İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmı usul ve hukuka uygun olup, davacının dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

B- Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının; Davacının Maddi Tazminat İsteminin Reddine Yönelik İdare Mahkemesi Kararına Karşı Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine İlişkin Kısımının İncelenmesi:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Davacı, Muş ili, ... Mahallesi, ..., ... Kent Sitesi, ... Blok, No:... ... adresinde eczane açmak istemiyle Muş Valiliği İl Sağlık Müdürlüğüne ... tarihli dilekçe ile başvuruda bulunmuştur. Başvuru dosyası, muvazaa incelemesi yapılması ve oda uygunluk belgesi düzenlenmesi amacıyla ilgili Bölge Eczacı Odasına gönderilmiştir.

... Bölge Batman-Siirt-Muş Eczacı Odası Muş Temsilciliğince düzenlenen ... tarihli muvazaa raporunun Muş İl Sağlık Müdürlüğünce değerlendirilmesi sonucunda, açılması talep edilen eczanenin muvazaalı olduğu gerekçesiyle Muş Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile davacının eczane açma talebi uygun görülmemiştir.

Davacı tarafından anılan işlemin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E..., K... sayılı kararıyla; eczanenin muvazaalı olduğu yönündeki tespitin objektif bilgi ve belgelere dayandırılmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu ise ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E..., K... sayılı kararıyla kesin olarak reddedilmiştir.

Bunun üzerine davacı; Temmuz 2016 – Mart 2017 tarihleri arasında geçen sekiz aylık süre boyunca eczanesinin kapalı kalması nedeniyle mahrum kaldığını ileri sürdüğü gelir ile eczane kira bedeline karşılık 240.000,00 TL maddi tazminatın ve 60.000,00 TL manevi tazminatın, hukuka aykırılığı tespit edilen işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle işbu davayı açmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, aynı maddenin son fıkrasında, idarenin eylem ve işlemlerinden doğan (maddi ve manevi) zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.

İdarenin hukuki sorumluluğundan söz edilebilmesi için, ortada bir zararın bulunmasının yanında, bunun idareye yüklenebilecek bir işlem veya eylemden doğması, zararla idari faaliyet arasında nedensellik bağının kurulabilmesi gerekir.

Bu çerçevede, idare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

Hukuk devleti ilkesi uyarınca faaliyetlerini hukuka uygun biçimde yürütmek zorunda olan idarenin hukuka aykırı eylemlerde bulunması veya hukuka aykırı işlem tesis etmesi kural olarak hizmet kusurudur. Hukuka aykırı işlem veya eylemiyle bir hakkın ihlaline neden olan idarenin hizmeti kusurlu işlettiğinin kabulüyle ortaya çıkan hak ihlalini gidermesi, doğan zararı tazmin etmesi idare hukukunun bilinen ilkelerindendir.

Bununla birlikte, tazmin sorumluluğu gereğince ödenecek tazminat, idarenin belli bir işlem veya eyleminden dolayı kişilerin malvarlığında meydana gelen eksilmeyi önlemeye yöneliktir. İdarenin zarardan sorumlu tutulabilmesi için idari işlem nedeniyle meydana gelen zararın gerçekleşmiş olması ya da gerçekleşeceğinin kesin olması gerekmektedir. Bu nedenle gerçekleşmesi olası bulunan zararların idarenin tazmin sorumluluğunu doğurmayacağı açıktır.

Olayda, eczane açmak amacıyla kiralanan taşınmaza ruhsat almak için yapılan 23/03/2016 tarihli başvurunun, Muş Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile muvazaalı olduğundan bahisle reddedilmesi üzerine söz konusu işlemin iptali istemiyle açılan davada ...

İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında "...Olayda, muvazaa olduğu hususunun somut şüpheye yer vermeyecek hukuken geçerli bilgi ve belgelerle ortaya konulmadığı (objektif bilgi ve belgelere dayandırılmadığı) başka bir anlatımla muvazaa iddiasının kanıtlanamadığı anlaşılmakla davacının, eczane açma isteminin muvazaa kanaati oluştuğundan bahisle reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir..." gerekçesiyle idari işlemin iptaline karar verildiği, davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun, ...

Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile kesin olarak reddedildiği, böylece anılan işlemin hukuka aykırılığının kesinleşen yargı kararıyla ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.

Bu durumda, yargı kararıyla hukuka aykırılığı saptanan işlem nedeniyle davacının uğradığı zararın, davalı idarece tazmini, idarenin mali sorumluluğu ilkesi gereği zorunlu olduğundan, idarenin davacı tarafın gerçekleşmiş, hesaplanabilir, kesin bir zararın olup olmadığının öncelikle değerlendirilmesinin yapılması, değerlendirme sonucunda zararın varlığı söz konusu ise tazminata hükmedilmesi gerekmektedir.

Her ne kadar, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında, eczanenin açıldığı tarihten sonraki döneme ilişkin olarak maddi zararın oluşmadığı değerlendirilmiş ise de, davacının Temmuz 2016 - Mart 2017 tarihleri arasındaki döneme ilişkin mahrum kalınan gelir ile eczane kira bedelinin talep edildiği, eczaneye ait kira sözleşmesinin başlangıç tarihinin 25/03/2016 olduğu, eczanenin muvazaalı işletildiğine dair işlemin 24/06/2016 tarihinde tesis edildiği, anılan işlemin İdare Mahkemesince 30/11/2016 tarihinde yürütmesinin durdurulduğu,

eczane ruhsatının ise 01/03/2017 tarihinde düzenlendiği dikkate alındığında, Bölge İdare Mahkemesince değerlendirilmeyen bu süreçte de davacının maddi bir zararının bulunup bulunmadığının belgelendirilmesi şartıyla ortaya konulması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Buna göre Bölge İdare Mahkemesince, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, davacının maddi tazminat istemi değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiğinden, maddi tazminat isteminin reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu kararın bu kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının temyiz isteminin kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE,

2. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmının ONANMASINA, İdare Mahkemesi kararının maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmının BOZULMASINA,

3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 10/11/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2022/4083, K. 2025/5170, 10 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Düşüncesi
  4. Türk Milleti Adına
  5. Hukuki Değerlendirme
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Maddi Olay
  8. İlgili Mevzuat Ve Hukuki Değerlendirme
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2022/4083
Karar No
2025/5170
Tarih
10 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 8. Daire E.2022/4102 K.2025/8943
  • Danıştay 10. Daire E.2022/4111 K.2025/4947
  • Danıştay 2. Daire E.2022/4141 K.2025/5459
  • Danıştay 8. Daire E.2022/4232 K.2025/8945
  • Danıştay 8. Daire E.2022/4245 K.2025/8252
  • Danıştay 8. Daire E.2022/4265 K.2025/8524

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.