KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/4742 E., 2024/2209 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2024
- Esas No
- 2023/4742
- Karar No
- 2024/2209
- Temyiz eden (davacılar)
- Kendi adlarına asaleten ...'a velayeten
Karar Metni
493 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
... ve ... VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Üniversitesi Rektörlüğü / ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMLERİN_KONUSU : Davacılar tarafından, 10/09/2007 doğumlu kızları ...'a 21/10/2009 tarihinde kalça çıkığı teşhisi konulması üzerine uygulanan yanlış tedavi sonucu çocuklarının sakat kaldığından bahisle davalı idarece hizmet kusuru işlendiğinden dolayı baba ... için 50.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi, anne ... için 50.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın yanlış ve eksik tedavi sonucu sakat kalan küçük kızları ... için 100.000,00 TL maddi,
100.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 400.000,00 TL tazminatın olay tarihi olan 13/01/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda; davanın reddi yolunda verilen ilk kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmesi üzerine davacı tarafından yapılan 2018/24798 numaralı bireysel başvuru neticesinde Anayasa Mahkemesi tarafından verilen 17/11/2021 tarihli kararda.
"Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkının ihlal edildiği" yönündeki ihlal kararı uyarınca yeniden yapılan yargılama sonucunda, ... İdare Mahkemesince davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunun çelişkili olduğu, 21/01/2010 tarihinde hastanede kontrol sağlandığı iddia edilmişse de kontrolün sağlanmadığı, bu sebeple 29/01/2010 tarihinde küçüğün başka bir hastaneye götürüldüğü, dava konusu olayda idarenin hizmet kusuru bulunduğu, operasyon sırasında bir komplikasyon olarak zedelenme olabileceği ve durumunun müdaheleden önceki durumuna göre daha kötüye gidebileceği ihtimalinin anlatılmadığı, anlatılmasının hekimlik mesleğinin mevzuatı gereği zorunlu olduğu, maddi ve manevi tazminat koşullarının oluştuğu, maddi tazminata hükmedilmemesi ve hükmedilen manevi tazminatın miktarının düşük olması nedeniyle Mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğu, bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, dosya kapsamında cerrahi işleme hazırlık için alınmış onam formlarının bulunduğu, tedavi gören küçüğün yakını olan davacılar tarafından bu formların imzalandığı, davacıların aydınlatıldıkları ve cerrahi işlem için onamlarının alındığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacıların duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2023/4742, K. 2024/2209, 28 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama