KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/3372 E., 2024/4052 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2024
- Esas No
- 2024/3372
- Karar No
- 2024/4052
- Temyiz eden (davalı)
- ... Valiliği
- Vekili
- Av. ...
- Diğer davalı
- ... Bakanlığı / ANKARA
- Vekili
- Huk. Müş. Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin_konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Karar Metni
572 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Davanın_konusu
Demiroğlu Bilim Üniversitesinde görev yapmakta olup, iç hastalıkları alanında ana dal, hematoloji alanında yan dal uzmanlığı bulunan davacı tarafından, ...Hastanesinde ana dalı olan iç hastalıkları uzmanlığı kadrosunda çalıştırılması istemiyle anılan hastanece yapılan başvurunun Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemine dayanılarak reddine ilişkin İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Danıştay Onuncu Dairesinin 08/02/2023 tarih ve E:2022/4917, K:2023/317 sayılı bozma kararına uyularak yapılan inceleme sonucunda davalı Sağlık Bakanlığının istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı İstanbul Valiliği tarafından, hekim planlaması kapsamında Bakanlıkça yapılan değerlendirme sonucunda özellikle yan dal uzmanlarının sayısal olarak kamu sağlık hizmetlerinin yürütülmesinde yetersiz kaldığının tespit edilmesi üzerine, ülke genelinde kamu ve özel sağlık kuruluşlarında hekim dağılımında dengenin sağlanması ve ihtiyaç bulunan yerlerde istihdamın sağlanması bakımından verilen yetkiye dayanılarak ana dal ve yan dallarda planlama yapıldığı, Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin 19. maddesinde yan dal uzmanı olanların ana dalda başlatılabilmesinin "Bakanlığın uygun görüşü ile" mümkün olacağının öngörüldüğü,
Bakanlığın bu yetkisini 20/10/2016 tarih ve 1904 sayılı Makam Onayı ile teşkil olunan Kapasite Değerlendirme Komisyonunca yapılan değerlendirme sonucunda kullandığı, planlamanın teknik niteliği de göz önünde bulundurulduğunda dava konusu işlemin mevzuata ve hizmet gereklerine uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından, çalışma hakkını sınırlayan dava konusu işlemin, yasal düzenlemeler kapsamında hukuka aykırı olduğu, Bakanlık oluruna dayanan bir komisyon kararıyla çalışma hakkının sınırlandırılamayacağı, ayrıca, yan dal uzmanlığının Anayasa'nın 27. maddesinde yer alan bilim ve sanat özgürlüğü kapsamında bulunduğu gözetildiğinde, kendilerini geliştirme amacı ile uzmanlık eğitimi alan hekimler için Anayasa'da tanımlanan hakkın kullanımının bir başka hakkın kullanımının sınırlandırılmasının nedeni haline geleceği,
iptali istenen işlem sırasında her bir yan dal uzmanlık alanında ülkedeki ve ildeki eğitim kurumlarının tıpta uzmanlık eğitimini sağlayacak şekilde Bakanlıkça belirlenmiş bir sayının bulunmaması nedeniyle, kanunla tanınan ve sahip olduğu uzmanlık dalında çalışma hakkını ortadan kaldıran dava konusu işleminde hukuka uyarlık görülmemesi kararının yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2024/3372, K. 2024/4052, 15 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama