İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2024/3822 K.2025/1190

2-... Komutanlığı /... VEKİLİ : Av. ...

Esas2024/3822Karar2025/1190Tarih26 Şubat 2025Okuma8 dk · 1.527 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/3822 E., 2025/1190 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
26 Şubat 2025
Esas No
2024/3822
Karar No
2025/1190
Temyiz eden (davacılar)
1- ... 2- ... 3- ...
Vekili
Av. ...
Temyiz eden (davalılar)
1- ... Bakanlığı
Vekili
Av. ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.527 kelime·8 dk okuma·8 bölüm

2-... Komutanlığı /... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN_KONUSU: Davacılar tarafından, babaları ...'un zorunlu askerlik hizmeti yaptığı dönemde izinden dönerken öldürülmesi olayında gerekli ve yeterli bir güvenlik önleminin alınmaması sebebiyle ölüm olayının gerçekleştiği, başlatılan adli soruşturma sürecinin etkin yürütülmediği, faillerin bulunamadığı, müracaatlarının çoğuna cevap dahi verilmediği, bu sebeple yaşanan olayda davalı idarelerin hizmet kusuru ve/veya kusursuz sorumluluk hallerinin bulunduğu ileri sürülerek,

... için 1.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 4.288,64 TL) maddi, 100.000,00 TL manevi, ... için 1.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 11.293,53 TL) maddi, 100.000,00 TL manevi, ... için 1.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 11.293,53 TL) maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda, uyuşmazlıkta. Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığınca...

Hazırlık numarası ile yürütülen soruşturma ile ilgili olarak bizzat dönemin İstanbul Emniyet Müdürü ...'e yazılan ve bir örneği dosyada mevcut bulunan yazıda, "Sorumsuzluk örneği bu şekildeki cevaplara derhal son verilmesi, müzekkerelerin dikkatlice okunarak ve gereği tam olarak ikmali..." şeklinde uyarı yapıldığı; yine ... Cumhuriyet Başsavcılığının ...

Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğüne yazdığı 05/01/2009 tarihli tekit yazısında soruşturma ile ilgili olarak tekide mahal bırakılmaksızın her iki ayda bilgi verilmesinin istenilmesine rağmen, verilmesi gereken bilginin verilmediği ve ilgi yazılarının gereğinin yerine getirilmediği hususlarının belirtildiği, dolayısıyla Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma kapsamında adli kolluk görevi yerine getirilmek üzere yapılan bildirimlerdeki yetersizliklerin açıkça ifade edildiği, soruşturma sürecince ilgili kolluk birimlerince tespit edilen şüphelilerin ifadelerinin alınmasında makul olmayan gecikmelerin yaşandığı;

davacılar tarafından yakınlarının öldürüldüğü yerin askeriyeye ait olduğunun ileri sürüldüğü, bu konuda bir başkomiser ve dört polis memuru tarafından düzenlenen 05/04/1993 tarihli görgü ve tespit tutanağında cesedin askerî bölgeye ait fidanlıkta bulunduğu ve üzerinde askerî kimlik olduğu hususlarının kayda geçildiği hususları dikkate alındığında, adli yargı mercileri tarafından ölüm olayının ne şekilde cereyan ettiği hususunun aydınlatılamadığının gelinen aşama itibariyle sabit olduğu,

bu aşamada bir başkomiser ve dört polis memuru tarafından düzenlenen 05/04/1993 tarihli görgü ve tespit tutanağında cesedin askerî bölgeye ait fidanlıkta bulunduğu ve üzerinde askerî kimlik olduğu hususlarından hareketle müteveffa ...'un askerlik görevini icra etmekte olduğu bir dönemde terör örgütü tarafından öldürüldüğü hususunun kabulü gerektiği, ölüm olayının bu şekilde gerçekleştiğinin kabulü halinde de davalı idarelere atfı kabil bir hizmet kusuru bulunmasa da ölen kişinin askerlik vazifesini yapması ve askerlik vazifesi yapmakta olduğu bir sırada terör örgütü tarafından öldürülmesi sebebiyle kusurlu sorumluluk dışında idarenin,

kamu görevlilerinin ve özellikle güvenlik personelinin görevlerini yerine getirdikleri sırada yaralanmaları ya da hayatını kaybetmeleri nedeniyle uğranılan zararlardan da "meslekî risk" ilkesi gereğince kusursuz sorumluluk ilke ve esaslarına göre davalı idarelerin sorumlu olduğu gerekçesiyle Mahkemelerince dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda müteveffanın oğlu ... için 4.288,64 TL, kızı ... için 11.293,53 TL, kızı... için 11.293,53 TL olmak üzere toplamda 26.875,53 TL destekten yoksun kalma zararının belirlendiği,

bilirkişi raporu hükme esas alınabilir nitelikte bulunarak ve davacılar tarafından verilen miktar artırım dilekçesi gözetilerek ... için 4.288,64 TL, ... için 11.293,53 TL, ... için 11.293,53 TL olmak üzere toplamda 26.875,53 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı idarelerce davacılara ödenmesine, dava konusu olayın oluş şekli, zararın niteliği dikkate alınarak takdiren davacıların her biri için ayrı ayrı 100.000,00 TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine ilişkin ...

İdare Mahkemesince davanın kabulü yolunda verilen ......tarih ve E:..., K:...sayılı kararın taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI

Davacılar tarafından, hükmedilen maddi tazminatın destekten yoksun kalma zararlarını karşılamadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğu ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, dava konusu olayda idarelerinin hizmet kusuru bulunmadığı gibi kusursuz sorumluluğu da bulunmadığı, davanın reddi gerektiği, hükmedilen manevi tazminat tutarının yüksek olduğu ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI

Davacılar tarafından, davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmakta olup; davalı idareler tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ:...

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Davacılar tarafından, babaları ...un zorunlu askerlik hizmeti yaptığı dönemde izinden dönerken öldürülmesi olayında gerekli ve yeterli bir güvenlik önleminin alınmaması sebebiyle ölüm olayının gerçekleştiği, başlatılan adli soruşturma sürecinin etkin yürütülmediği, faillerin bulunamadığı, müracaatlarının çoğuna cevap dahi verilmediği,

bu sebeple yaşanan olayda davalı idarelerin hizmet kusuru ve/veya kusursuz sorumluluk hallerinin bulunduğu ileri sürülerek,... için 1.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 4.288,64 TL) maddi, 100.000,00 TL manevi,... için 1.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 11.293,53 TL) maddi, 100.000,00 TL manevi, ... için 1.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 11.293,53 TL) maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

17/07/2004 tarihinde kabul edilip, 27/07/2004 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un, 1. maddesinde, ''Bu Kanunun amacı, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddî zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemektir.''.

2. maddesinin 1. fıkrasında, ''Bu Kanun, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsar.''.

7. maddesinde, ''Bu Kanun hükümlerine göre sulh yoluyla karşılanabilecek zararlar şunlardır: a) Hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararlar, b) Yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri, c) Terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddî zararlar''.

9. maddesinde, ''Yaralanma, engelli hale gelme ve ölüm hâllerinde (7000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunan miktarın;a) Yaralananlara altı katı tutarını geçmemek üzere yaralanma derecesine göre, b) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından üçüncü derece olarak tespit edilenlere dört katından yirmidört katı tutarına kadar,c) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından ikinci derece olarak tespit edilenlere yirmibeş katından kırksekiz katı tutarına kadar, d) Çalışma gücü kaybı,

yetkili sağlık kuruluşları tarafından birinci derece olarak tespit edilenlere kırkdokuz katından yetmişiki katı tutarına kadar,e) Ölenlerin mirasçılarına elli katı tutarında, nakdî ödeme yapılır. Nakdî ödemenin tespitine esas tutulacak miktar, ödeme yapılmasına ilişkin valinin veya Bakanın onayı tarihinde geçerli gösterge ve katsayı rakamları esas alınarak belirlenir.

Birinci fıkranın (e) bendine göre belirlenen nakdî ödemenin mirasçılara intikalinde 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun mirasa ilişkin hükümleri uygulanır. Bakanlar Kurulu, nakdî ödemeye esas tutulan gösterge rakamını yüzde otuza kadar artırmaya veya kanunî sınıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu Kanun kapsamındaki zararlardan dolayı, zarar gören kişilere gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri tarafından yapılan ödemeler sebebiyle Devlete rücu edilemez.

Nakdî ödemenin şekli, tutarı, yaralanma ve engellilik derecelerinin tespitine ilişkin esas ve usuller yönetmelikle belirlenir.'' hükümleri yer almaktadır.

Anılan Kanuna dayanılarak çıkarılan Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin "Yaralanma, engelli hale gelme ve ölüm hallerinde yapılacak ödemeler" başlıklı 21. maddesinde de, "Yaralanma, engelli hale gelme ve ölüm hâllerinde (7000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunan miktarın;

a) Yaralananlara, altı katı tutarını geçmemek üzere, onda birinin doktor veya sağlık kurulu raporu ile belirlenen iş ve güce engel olma süresi ile çarpımı sonucunda belirlenecek tutarda, b) Çalışma gücü kaybı derece ve oranları için ekli cetvelde (EK-D) belirlenen katı tutarında, c) Ölenlerin mirasçılarına elli katı tutarında, nakdî ödeme yapılır." kuralı.

22. maddesinde, " Kanun ve bu Yönetmelik kapsamında engelli hâle gelme durumlarında ödenecek tazminata esas çalışma gücü kayıplarının tespitinde 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uygulanır." kuralı bulunmaktadır.

Öte yandan, Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.

İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

Ancak, idarenin önlemekle yükümlü olduğu halde önleyemediği bir takım zararların, nedensellik bağı ve kusur koşulu aranmadan karşılanması gerekmektedir. Objektif sorumluluk anlayışına dayalı sosyal risk adı verilen bu ilke, bilimsel ve yargısal içtihatlarla da kabul edilmiştir.

Bu kapsamda, terör olayları nedeniyle meydana gelen manevi zararların sosyal risk ilkesi kapsamında topluma pay edilerek genel hükümlere göre tazmin edilmesi gerekmektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Dava konusu olayda idarenin hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı, terör örgütü mensuplarınca gerçekleştirilen terör eylemi niteliğinde olduğu sonucuna varılmış olup, davacıların maddi tazminat istemlerinin, sosyal risk ilkesinin kanunlaşmış hali olan 5233 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilerek tazmin edilmesi,

5233 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin 21. maddesine göre hesaplanarak hüküm kurulması gerekmekteyse de İdare Mahkemesince... için 4.288,64 TL, ... için 11.293,53 TL,... için 11.293,53 TL olmak üzere toplamda 26.875,53 TL maddi tazminat isteminin kabulü yolunda verilen kararının 5233 sayalı Kanunda belirlenen tutarlarla uyumlu olduğundan, yaşanan olay karşısında sosyal risk ilkesi gereği takdir edilen toplam 300.000,00 TL manevi tazminat tutarında da sonuç itibarıyla isabetsizlik bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin REDDİNE, 2. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının YUKARIDA BELİRTİLEN GEREKÇEYLE ONANMASINA, 3. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/02/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2024/3822, K. 2025/1190, 26 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz_edenin_iddiaları
  4. Tarafların Savunmaları
  5. Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2024/3822
Karar No
2025/1190
Tarih
26 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 6. Daire E.2024/3827 K.2025/830
  • Danıştay 4. Daire E.2024/3827 K.2025/719
  • Danıştay 4. Daire E.2024/3836 K.2025/1216
  • Danıştay 4. Daire E.2024/3841 K.2025/876
  • Danıştay 3. Daire E.2024/3844 K.2025/678
  • Danıştay 8. Daire E.2024/3868 K.2025/1044

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.