KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/6234 E., 2025/388 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2025
- Esas No
- 2024/6234
- Karar No
- 2025/388
- Temyiz eden (davalı)
- ... Valiliği
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacılar)
- 1- ... 2- ... 3- ...
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
4- ... 5- ... 6- ... 7- ... 8- ... 9- ... 10- ... 11- ... 12- ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : Hakkari ili, Merkez ilçesi, ... köyünde ikamet etmekte iken yaşanan terör olayları nedeniyle köyünü boşaltmak durumunda kalan ve bu boşaltma nedeniyle 5233 sayılı Kanun uyarınca yaptığı başvuru neticesinde, sulhname imzalanmak suretiyle 2006 yılına kadar hesaplanan zararları ödenen davacılar tarafından, halen köylerine geri dönemediğinden bahisle, 2006 yılı ve sonrasında oluşan zararlarının (2006, 2007,2008, 2009, 2010, 2011, 2012,
2013 yıllarına ilişkin) 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmini istemiyle yapılan başvurunun Hakkari Valiliği Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığınca zımnen reddine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda, Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 20/12/2018 tarih ve E:2014/6951, K:2018/8413 sayılı bozma kararına uyularak, ...
İdare Mahkemesince dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, keşif çalışmalarının uzaktan algılama yöntemi ile yapıldığı, davacının dava konusu yerde malvarlığı olmadığının belirlendiği, davacının bu durumun aksini gösterir belge sunamadığı,
idarelerince yapılan başvurulara ilişkin köyde fiilen/yerinde keşif yapılamayacağının (olanak bulunmadığının) anlaşılması üzerine keşif yapılmaya gerek görülmeksizin aralarında köy muhtarının bulunduğu mahalli uzman kişilerin de katılımı ve alınan beyanlar doğrultusunda uydu üzerinden parseller tek tek incelenmek suretiyle malvarlıkları(zilyetliği) bulunan tüm vatandaşların ve zilyet bulunan toplam alanın tespitinin yapılarak tutanağa bağlandığı, tespit edilen zilyet ve alan üzerinden tazminat hesaplamasına da gidilerek bu kapsamda zilyetliği tespit edilen vatandaşlara ilişkin ödemelerin yapıldığı,
idarece yapılan tespitin keşif niteliğinde bir tespit olmadığı bu nedenle keşfe ilişkin diğer usuli şartların aranmasına da olanak bulunmadığı iddialarıyla temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2024/6234, K. 2025/388, 3 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama