İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /11. Daire

DANIŞTAY · 11. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 11. Daire E.1997/1987 K.1998/1228

Yönetim kurulu üyesi olduğu ... Plastik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi nezdinde yapılan takip sonucu tahsili imkansız hale geldiği ileri sürülen 1986 yılı Şubat dönemine ait amme alacağının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla 6183…

Esas1997/1987Karar1998/1228Tarih14 Nisan 1998Okuma4 dk · 783 kelime

KÜNYE

11. Daire 1997/1987 E., 1998/1228 K.·T.C. Danıştay Onbirinci Daire

Karar tarihi
14 Nisan 1998
Esas No
1997/1987
Karar No
1998/1228
Temyiz İsteminde Bulunan
... Vergi Dairesi Müdürlüğü
Karşı Taraf
...
Vekili
Av. ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

783 kelime·4 dk okuma·2 bölüm

İstemin Özeti

Yönetim kurulu üyesi olduğu ... Plastik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi nezdinde yapılan takip sonucu tahsili imkansız hale geldiği ileri sürülen 1986 yılı Şubat dönemine ait amme alacağının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35. maddesi uyarınca ödeme emri düzenlenmiştir. ....

Vergi Mahkemesi … gün ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, anonim şirketin ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla 213 sayılı Kanunun 10. ve 6183 sayılı Kanun mükerrer 35. maddesi uyarınca yönetim kurulu üyesi olan davacı adına ödeme emri düzenlenmişse de,

idarece bu yola gidilebilmesi için 6183 sayılı Kanunun 54. ve izleyen maddelerinde belirtilen tüm takip ve tahsil yollarının öncelikle şirket nezdinde tüketilmesinin gerekli olduğu dosyadaki belgelerden ise idarece şirket nezdinde tüm takip ve tahsil yollarının tüketilmediği anlaşıldığından düzenlenen ödeme emrinde yasal isabet görülmediği gerekçesiyle iptal etmiştir.

Vergi dairesi müdürlüğü, yapılan takipler sonucu şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağının şirket yönetim kurulu üyesi olan davacıdan 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35. maddesi uyarınca istenilmesinde yasaya aykırılık bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir.

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

Danıştay Savcısı ...'nun Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp Vergi Mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.

Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

Tetkik Hakimi ...'nın Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerine uymadığından, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onbirinci Dairesince işin gereği görüşüldü:

Temyiz konusu, tasfiye dönemine ilişkin olup, vadesinde ödenmeyerek kesinleşen ve şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilemeyen amme alacağının kanuni muhatabının kim olduğu ve ödeme emri içeriği borçların dönemi 1986 yılı Şubat olmasına karşın bu borçların tahsili için 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35. maddesine göre düzenlenen ödeme emrinin, söz konusu maddenin 2.6.1995 tarihinde yürürlüğe girmiş olması nedeniyle kanunların uygulanma zamanı açısından yasal dayanağının bulunup bulunmadığı hususlarının çözümlenmesine ilişkindir.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun mükerrer 35 inci maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu kanun hükümlerine göre tahsil edileceği hükme bağlanmış olup, bu hüküm 6183 sayılı Kanuna 2.6.1995 gün ve 22301 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4108 sayılı Kanunun 11. maddesiyle eklenmiştir.

Kanunların zaman bakımından yürürlüğe girmesinde genel kural, devlete ve kanunlara olan güven nedeniyle yasaların geriye yürütülmemesidir. Bir başka anlatımla, kanunların geçmişe dokunmaması ve geçmişte meydana gelen olaylara uygulanmayıp, yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelen olaylara uygulanmasıdır.

Dosyada mevcut belgelerin bu açıdan incelenmesinden, ödeme emri içeriği borçların döneminin 1986 yılı Şubat olduğu, bu alacağın şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilemediği ileri sürülerek anonim şirket yönetim kurulu üyesi olan davacı adına düzenlenen ödeme emrinin dayanağının ise, 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35. maddesi olduğu görüldüğünden, amme alacağının bu kanun hükmüne dayanılarak takip edilmesinin " kanunların zaman bakımından yürürlüğe girmesindeki genel kural"a göre mümkün olmadığı açıktır.

Öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun "Kanuni temsilcilerin ödevi" başlıklı 10 uncu maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği belirtilmiş, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun "Tasfiye halinde vazifeliler" başlıklı 32 nci maddesinde de hükmi şahısların tasfiyesinde bunların borçlu bulundukları amme alacaklarını ödeme ve bu kanun hükümlerinin tatbikiyle ilgili vecibelerin tasfiye memurlarına geçeceği hükmüne yer verilmiştir.

Olayda ise, ödeme emri içeriği vergi borçları 1986 yılı Şubat dönemine ilişkin olup, dosyada mevcut 16.10.1985 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinden, anonim şirketin tasfiyeye girdiğine ilişkin 25.9.1985 tarihli genel kurul kararının 10.10.1985 tarihinde tescil edildiği, şirketin tasfiye işlemini yürütmek üzerede ... adlı şahsın tasfiye memuru olarak seçildiği görülmekle birlikte, idare tarafından bu olgular dikkate alınmadan şirketin tasfiye dönemi ile ilgili borçlarının şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilememesi üzerine amme alacağının takibinin kanuni temsilci olan tasfiye memuru nezdinde sürdürülmesi gerekirken davacı nezdinde takibine geçildiği anlaşılmıştır.

Oysa, tasfiye halindeki bir şirketin, tasfiye dönemiyle ilgili olarak vadesinde ödenmeyerek kesinleştiği ileri sürülen vergi borçlarının kanuni muhatabının tasfiye memuru olması gerektiği hususu, yukarıda anılan 213 sayılı Kanunun 10. ve 6183 sayılı Kanunun 32. maddesi hükümlerine göre tartışmasızdır.

Bu durumda, davacının, tasfiye hali ödeme emrinin düzenlendiği tarihte sona ermediği anlaşılan şirketin tasfiye dönemi vergi borçlarının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emri içeriği amme alacağından sorumlu tutularak takip edilmesi bu açıdan da mümkün olmadığından, ödeme emrinin iptali yönündeki .... Vergi Mahkemesinin … gün ve E:..., K:... sayılı kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddine 14.4.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay 11. Daire, E. 1997/1987, K. 1998/1228, 14 Nisan 1998 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Özeti
  4. Türk Milleti Adına
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
11. Daire
Esas No
1997/1987
Karar No
1998/1228
Tarih
14 Nisan 1998

İlgili Kararlar

  • Danıştay 7. Daire E.1997/2013 K.1998/1360
  • Danıştay 7. Daire E.1997/2332 K.1998/1500
  • Danıştay 6. Daire E.1997/2335 K.1998/2171
  • Danıştay 11. Daire E.1997/2344 K.1998/1308
  • Danıştay 4. Daire E.1997/2835 K.1998/1689
  • Danıştay 3. Daire E.1997/2851 K.1998/1353

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.