KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/2851 E., 2020/4045 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2020
- Esas No
- 2018/2851
- Karar No
- 2020/4045
- Temyiz eden (davalı)
- … Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
456 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Şırnak İli, … İlçesi, … Köyünde geçici köy korucusu olarak görev yaptığı 21/05/1994 tarihinde … Mevkiinde keşif ve gözetleme faaliyetini yaparken mayın patlaması sonucu yaralandığından bahisle, hakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun'un uygulanmasına imkan bulunmadığı yolunda tesis edilen mülga Emekli Sandığı Yönetim Kurulu'nun … tarih ve … sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince, ilgili mevzuatın incelenmesinden, güvenlik ve asayişin korunmasında hizmetlerinden yararlanılması zorunlu olan ve yetkililerce kendilerine bu amaca yönelik görev verilen köy korucusu ve geçici köy korucularının, görevlerini ifa ederken ya da görevlerinden dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yaralanmaları, sakatlanmaları veya ölümleri halinde, belirtilen durumlara istinaden taraflarına 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği dikkate alındığında, dava konusu uyuşmazlıkta, iç güvenlik ve asayişin teminine yönelik görev kapsamında,
görev saatleri içerisinde ve görevin fiilen ifası sırasında meydana gelen yaralanma olayı da, anılan Kanun kapsamında bulunduğundan, davacının vazife malulü sayılması için yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, 1994-1996 yılları arası dönemde, davacının yaralanmasından dolayı teşhis ve tedavilerine ilişkin hiçbir belge bulunmadığı gibi, olay tutanağı ve tanık ifade tutanaklarının da olaydan iki yıl sonra düzenlendiği, bu çerçevede davacı hakkında vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı, kurumca yapılan işlemlerde herhangi bir yanlışlık bulunmadığı, ayrıca muafiyete rağmen aleyhlerine hükmedilen yargılama giderleri arasında harca hükmedilmesinin de bozma sebebi teşkil ettiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2018/2851, K. 2020/4045, 8 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama