KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/2235 E., 2023/5047 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2023
- Esas No
- 2022/2235
- Karar No
- 2023/5047
- Temyiz eden (davalı)
- ... Bakanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
775 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Milli Savunma Bakanlığı ... Emlak Bölge Başkanlığında sözleşmeli subay olarak görev yapan davacının, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olduğundan bahisle sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin 23/08/2017 tarihli işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında yürütülen güvenlik soruşturması neticesinde, eşinin (kapatılan) Bank Asyada hesabının bulunduğu, kardeşinin ise darbe girişimi sonrasında aranır durumda olduğu ve KHK ile kamu görevine son verildiğinin anlaşıldığı, dava konusu işlemin milli güvenliğin sağlanması görevini yerine getirmeyi amaçlayan Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev alacak personelde birtakım özel koşulların aranması nedeniyle tesis edildiği,
davacının aile bireylerinin eylemlerinin Türk Silahlı Kuvvetlerindeki görevini etkileyecek biçimde değerlendirmeye alınmasının ilgili kamu hizmetinin niteliği dikkate alındığında, hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurmadığı, bu nedenle dava konusu sözleşme yenilememe işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 27/04/2021 tarih ve E:2021/2456, K:2021/2568 sayılı bozma kararına uyularak; dava konusu işlemin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen ve davalı idarece kullanılan davacıya ait kişisel veri niteliğindeki bilgilere,
güvenlik soruşturması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılabileceğine ve bu kapsamdaki bilgileri alabileceğine dair yapılan kanuni düzenlemenin (4045 sayılı Kanun'un 1. maddesine eklenen ikinci fıkrası) Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edildiği ve bu kararın da Resmi Gazete'de yayımlanarak 28/04/2020 tarihinde yürürlüğe girdiği,
Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştayın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda,
Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre elde edilen kişisel verilere dayanılarak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; öte yandan, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararı üzerine, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu 17/04/2021 tarihli ve 31457 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe konulduğu,
Kanun'un 13. maddesinin sekizinci fıkrası ile 4045 sayılı Kanun'un yürürlükten kaldırıldığı ve 14. maddesiyle, 4045 sayılı Kanun'a yapılan atıfların bu Kanun'a yapılmış sayılacağı düzenlemesine yer verilmiş olduğu hususları gözetildiğinde, davalı idarece, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nda öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara uygun olarak, davacı hakkında yeniden bir değerlendirme yapılabileceği; diğer yandan, Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında yer verilen.
"İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." hükmü uyarınca, yukarıda açıklanan gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların hesaplanarak tazmini gerektiği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline ve yoksun kaldığı parasal haklarının en erken dava tarihi olan 09/10/2017 tarihi olmak üzere her bir ödemenin yapılması gereken tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Türk Silahlı Kuvvetlerinin yapısı, özellikleri, personelden beklenen seciye ve karakter bileşenleri dikkate alındığında tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, 492 sayılı Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca idarelerinin harçtan muaf olduğu, bu nedenle idareleri aleyhine harç yönünden yargılama giderine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2022/2235, K. 2023/5047, 17 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama