KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/2868 E., 2023/5689 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2023
- Esas No
- 2023/2868
- Karar No
- 2023/5689
- Temyiz eden (davalı)
- ... Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davalı idarece aleyhlerine ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
818 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Konya İl Sağlık Müdürlüğünde araştırmacı olarak görev yapmakta iken 15/08/2013 tarihinde isteği üzerine emekliye sevk edilen davacının, ... Elektrik Dağıtım A.Ş.
Genel Müdürlüğünde 1475 sayılı İş Kanunu'na tabi olarak daimi işçi kadrosunda çalışmakta iken kurum içi sınav sonucunda 15/12/1997 tarihinde 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca naklen sözleşmeli tekniker pozisyonuna geçmesi nedeniyle, 31/05/1983 -14/12/1997 tarihleri arasındaki sigortalı hizmetleri için emekli ikramiyesi ödenerek,
bu sürelerin emekliliğe esas derece, kademe ve ek gösterge hesabında dikkate alınması talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin bila tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 27/12/2021 tarih ve E:2018/5083, K:2021/7141 sayılı bozma kararına uyularak; uyuşmazlık emekli ikramiyesi ödenmesi talebi yönünden incelendiğinde; ...Dağıtım A.Ş. ve ... Elektrik Dağıtım A.Ş.
Genel Müdürlüğünde 1475 sayılı İş Kanunu'na tabi çalışmakta iken, kurum içi sınav sonucunda 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca naklen sözleşmeli tekniker pozisyonuna atanarak, aynı kurumda görev yapmaya devam eden davacının, işçi statüsünün sona ermesinin idarenin talebi ve icazeti ile gerçekleştiği, dolayısıyla iş akdinin kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona erdiği açık olup, 1475 sayılı Kanun'a tabi olarak çalışılan süreler için emekli ikramiyesi ödenmesi gerektiğinden, aksi yönde tesis edilen işlemin bu kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı,
davacının sigortalı geçen sürelerinin emekliliğe esas derece, kademe ve ek gösterge hesabında dikkate alınmasına ilişkin talebi yönünden ise. 27/12/2013 tarihli işlem ile 5434 sayılı T.C.
Emekli Sandığı Kanunu'na tabi 15 yıl, 9 ay hizmeti ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'na tabi 14/09/1981- 14/12/1997 tarihleri arasında fasılalı olarak (31/05/1983- 14/12/1997 tarihleri arasındaki resmi sigortalı hizmetleri de dahil) 14 yıl, 8 ay, 18 gün (5298 gün) sigortalı hizmeti olmak üzere toplam 30 yıl, 5 ay, 18 gün hizmetine karşılık 4. derece 2. kademe intibakı ve (800) ek gösterge rakamı üzerinden 15/09/2013 tarihinden itibaren davacıya emekli aylığı bağlanarak, 5434 sayılı Kanun'a tabi geçen 15 tam hizmet yılına karşılık emekli ikramiyesinin ödendiği,
bilahare davacının 1475 sayılı İş Kanunu'na tabi işçi kadrosunda görev yapmakta iken 08/12/1997 tarihinde yapılan sınav sonucu 15/12/1997 tarihi itibarıyla memuriyete geçirildiğinin bildirilmesi üzerine, 09/05/2014 tarihli işlem ile intibakının 15/09/2013 tarihinden itibaren 1. derece 4. kademe ve (1100) ek göstergeye yükseltildiği, daha sonra 05/06/2014 tarihli işlem ile 15/09/2013 tarihinden itibaren ek göstergesinin 1. dereceye karşılık gelen (2200) ek göstergeye yükseltilerek, aylık farklarının gönderildiği hususunun davalı idarenin savunmasında yer aldığı,
buna göre, davanın açılmasından sonra davacının sigortalı olarak geçen süreleri, emekliliğe esas derece, kademe ve ek gösterge hesabında dikkate alındığından, davacının bu yöndeki talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle; dava konusu işlemin emekli ikramiyesine ilişkin kısmının iptaline, davacıya emekli ikramiyesinin dava tarihi olan 27/05/2014 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine,
dava konusu işlemin, davacının sigortalı geçen sürelerinin emekliliğe esas derece, kademe ve ek gösterge hesabında dikkate alınması talebinin reddine ilişkin kısmı ile işlem nedeniyle uğranılan ücret farklarının dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu talebin 09/11/2015 tarihli işlem ile yerine getirilerek, davacının 31/05/1983 - 14/12/1997 tarihleri arasında geçen resmi sigortalı hizmetlerinin intibakında değerlendiridiği ve ikramiye hesabında dikkate alındığı, ayrıca bir kısım talepler açısından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesine rağmen lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmeyerek, yargılama giderlerinin idare üzerinde bırakıldığı belirtilerek, temyize konu kararın aleyhlerine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2023/2868, K. 2023/5689, 8 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama