KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/97 E., 2024/4730 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
- Esas No
- 2024/97
- Karar No
- 2024/4730
- Temyiz eden (davacı)
- ...'ı ... Sendikası
- Vekili
- Av....
- Karşı taraf (davalı)
- ... Kaymakamlığı
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
604 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: İstanbul, ... Paşa Denizcilik Anadolu Meslek Lisesinde öğretmen olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (C) bendinin (b) alt bendi uyarınca 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 26/02/2019 tarih ve E:2015/2177, K:2019/1344 sayılı bozma kararına uyularak; kamu görevlilerinin, ekonomik, sosyal ve mesleki hak ve menfaatlerinin ve bu kapsamda özlük ve parasal haklarının, çalışma koşullarının korunması, iyileştirilmesi, geliştirilmesi,
bu konulara dikkat çekilmesinin ve kamuoyu oluşturulmasının sağlanması amacıyla ve başka seçeneklerinin bulunmaması durumunda üyesi bulundukları sendikaların aldıkları kararlar uyarınca işi bırakma eylemlerine ilgili mevzuatına uygun olarak katılmaları nedeniyle disiplin cezaları ile cezalandırılmalarının demokratik bir toplumda gerekli olduğundan söz edilemeyeceği tartışmasız ise de;
bir kamu görevlisinin hangi faaliyetlerin sendikal faaliyet kapsamında olduğunu ayırt etme becerisine sahip olması gerektiği açık olup, uyuşmazlık konusu olayda davacının görevine gelmeme nedeninin, Gezi Parkı eylemlerini desteklemek ve Gezi eylemcileri ile dayanışma sağlamak olduğu hususu sabit olup, kamu görevlilerinin, ekonomik, sosyal ve mesleki hak ve menfaatlerinin ve bu kapsamda özlük ve parasal haklarının, çalışma koşullarının korunması, iyileştirilmesi,
geliştirilmesi amacını taşımayan eyleme katılan ve bu nedenle görevine gelmeyen davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Sendikal eylemlerin bireysel eylemler gibi algılanıp, disiplin soruşturmasına konu edilmesi, disiplin ve idari yönden ağır yaptırımlara maruz bırakılmasının aynı zamanda kolektif sendika özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, sendika kararının nasıl olacağı, hangi amaca hizmet edeceği ve hangi amaca erişmek için hangi yöntemlere başvurulacağının, ne kadar süreceğinin, kolektif sendika özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, kolektif sendika özgürlüğünün, işçi, kamu görevlisi ve işverenlerin kurdukları sendikaların yasal olarak tanınması ve etkinliklerinin güvence altına alınması anlamını taşıdığı,
kısacası sendika varlıklarının, amaçlarının ve faaliyetlerinin Devlet; işverenlere, siyasi partilere ve diğer kuruluşlara karşı korunması, bağımsızlıklarının sağlanması ve faaliyetlerini serbestçe düzenleyebilme hakkına sahip olmaları gerektiği, davalı idarenin sendikal hakkını kullanması karşılığında disiplin cezası vermesinin ifade özgürlüğüne müdahale niteliğinde olduğu, iç hukukumuzu doğrudan etkileyen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin de sendikal eylem ve etkinlikler nedeniyle verilen disiplin cezalarının, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 11. maddesine aykırı olduğu yolunda karar verdiği belirtilerek,
kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyize konu kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesinin dördüncü fıkrasında, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükmüne yer verilmiştir. Temyizen incelenen kararda, İdare Mahkemesince bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşılmış olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2024/97, K. 2024/4730, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama