KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2017/2171 E., 2022/2611 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2022
- Esas No
- 2017/2171
- Karar No
- 2022/2611
- Temyiz eden (davalı)
- … Bakanlığı
- Vekili
- Hukuk Müşaviri Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
824 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nce Maden Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca ER:… no'lu Tuz Gölü havzasında arama ruhsatı verilmesi amacıyla 04/08/2011 tarihinde gerçekleştirilen ihaleye istekli olarak katılan ve dördüncü sırada teklif veren davacı şirket tarafından, ihale bedeli yatırılmadığından bahisle irat kaydedilen 300.000,00-TL geçici teminatın yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu ER: … no'lu Tuz Gölü havzasında arama ruhsatı verilmesi amacıyla ihale yapılmasına dair işlemin, Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 30/04/2014 tarih ve E:2013/3592, K:2014/1667 sayılı bozma kararı üzerine.
İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile, 1/50000 ölçekli çevre düzeni planı hükümlerine göre, tuz üretiminin ancak "Tuz Üretim Alanı" olarak ayrılmış olan sahada yapılabileceği, bu bağlamda tuz üretim alanı olarak ihaleye çıkarılacak bölgenin de imar planında tuz üretim alanı olarak ayrılmış olması gerektiği, buna karşın uyuşmazlığa konu alanın da bulunduğu sahanın Göl, Gölün Kış Seviyesi, Hassas A Zonu ve 1. Derece Doğal Sit alanı sınırları içerisinde kaldığı dikkate alındığında, plan hükümlerine aykırı olarak kullanılmasına olanak bulunmayan sahanın tuz üretim alanı olarak ihaleye çıkarılmasına hukuken olanak bulunmadığı;
ihaleye çıkılmadan önce görüşü alınan Kurumların, belli şartlar altında ihaleye çıkılmasında sakınca bulunmadığını belirtmiş olmaları, söz konusu sahanın genel kullanım amacını belirleyen plan hükümlerinin göz ardı edilmesine imkân vermediği gibi, düzenleyici nitelikte bulunan plan hükümlerinin bu şekilde bertaraf edilmesinin mümkün olmadığı, bu durumda, ihalenin yapıldığı tarih itibarıyla, düzenleyici nitelikteki imar planında tuz üretim sahası olarak belirlenmeyen.
Göl, Gölün Kış Seviyesi, Hassas A Zonu ve 1. Derece Doğal Sit alanı sınırları içerisinde kalan sahada, madencilik dahil her türlü insan faaliyetinin yasaklanmasına karşın, sahanın kullanım amacına aykırı olarak ve plan hükümlerini bertaraf edecek şekilde tuz üretim alanı olarak ihaleye çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle iptal edilmesi üzerine davalı idarenin … tarih ve … sayılı Oluru ile ER: … no'lu saha ihalesinin iptal edildiği,
dolayısıyla hukuka aykırılığı saptanan ihale işlemleri dolayısıyla irat kaydedilen 300.000,00-TL geçici teminat bedelini davacı şirketin kullanmaktan mahrum bırakılamayacağı anlaşıldığından, hukuka aykırılığı saptanılan ve daha sonradan idare tarafından iptal edilen ihale işlemleri nedeniyle irat kaydedilen 300.000,00-TL'nin idareye başvuru tarihi olan 11/12/2015 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne, irat kaydedilen 300.000,00-TL'nin idareye başvuru tarihi olan 11/12/2015 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, 20.588,50-TL yargılama gideri ile AAÜT uyarınca belirlenen 23.950,00-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, ihale teminatının ihalenin Kanun, Yönetmelik ve Şartname hükümlerine uygun yapılmasının ve yükümlülüğün belirlenen sürede ve şartlar uyarınca yerine getirilmesinin temini amacıyla alındığı, alınan teminatın ilgilinin yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda Hazine'ye irat kaydedildiği, ihale sonrası yükümlülükler yerine getirilmediğinden davacı tarafından yatırılan 300.000,00-TL tutarındaki ihale teminatının Hazine'ye irat kaydedildiği, bu nedenle dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu,
temyiz istemine konu kararda, ödemelerine hükmedilen 20.588,50-TL yargılama gideri içinde 20.493,00-TL karar harcının da bulunduğu, aleyhlerine yargı harcına hükmedildiği, Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesine göre genel bütçeye dahil idarelerin bu Kanun'un 1 ve 3 sayılı tarifelerine giren bütün işlemlerinin yargı harcından muaf olduğu, temyiz istemine konu Mahkeme kararının bu yönüyle de hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2017/2171, K. 2022/2611, 14 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama