KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2018/3551 E., 2022/966 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 14 Mart 2022
- Esas No
- 2018/3551
- Karar No
- 2022/966
- Temyiz eden (davalı)
- ... Üst Kurulu
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Hizmetleri A.Ş.
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
672 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait “...” logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 14/10/2016 tarihinde yayınlanan "....'la" adlı programda 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin tekraren ihlâl edildiğinden bahisle, aynı Kanun'un 32. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ...-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ..... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:.... sayılı kararda; ihlâle konu programda locada bulunanlar arasında daha önceden sevgili olanlar, nişanlanıp ayrılanlar ve daha önceki sezonlarda programa katılmış olan adayların da yer aldığı, program içeriğinde ise sevgili olan adayların ve eski nişanlının stüdyoyu basması, Naz ve Baha isimli adaylar arasında geçen tartışmaların yoğun şekilde yer aldığı,
diğer taraftan ilgililerin kendi rızaları ile bir programa katılmış olmalarının onlara her şart ve koşulda hakaret etme, küçük düşürme ve aşağılayabilme hak ve yetkisini vermeyeceği programda, 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer verilen yayın ilkesinin ihlâl edildiği, bu itibarla, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ....
İdari Dava Dairesi'nce; dava konusu programda geçen diyalogların insan onurunu hedef alan aşağılayıcı, küçük düşürücü ve ağır ithamlar içeren bir nitelik taşımadığı, stüdyoda yaşanan olaylardan ve katılımcılar ile sunucular arasında geçen ifadelerden insan onurunun ne şekilde zedelendiği, konuklardan hangisinin özel hayatının kendisinin bilgisi dışında kamuoyuna paylaşıldığı, program konuklarından hangisinin sunucu veya başka konuklar tarafından küçük düşürüldüğü, aşağılandığı veya iftira atıldığına dair bir tespitin açık ve kesin bir şekilde ortaya konulamadığı,
bu durumda, uyuşmazlığa konu yayın ile 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde belirtilen yayın ilkesinin ihlâl edilmediği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kaldırılmasına ve 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, kişilerin rızasının hukuka uygunluk nedeni olmadığı, dava konusu programda yer verilen bilgilerin kişilerin özel yaşam alanına ilişkin olduğu, davacı yayın kuruluşu tarafından bu durum bilinmesine rağmen müdahale edilmediği, katılan kişiler arasındaki diyalogların insan onuruna aykırı nitelikte olduğu ve 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinin ihlâl edildiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, özel yaşam alanı kapsamında bir yayının mevcut olmadığı, 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinin ihlâl edilmediği, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2018/3551, K. 2022/966, 14 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama