KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2018/652 E., 2023/4222 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2023
- Esas No
- 2018/652
- Karar No
- 2023/4222
- Temyiz eden (davacı)
- … Akaryakıt Ürünleri İnşaat Turizm Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Kurumu
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
815 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 20/09/2012 tarihinde yapılan denetimde, tağşiş ve/veya hile amacıyla akaryakıta katılabilecek ürünleri bulundurduğundan bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 8. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine aykırılık nedeniyle 163.111,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; Eskişehir İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince yapılan denetimde, davacıya ait istasyonda satışa sunulan akaryakıtın ulusal marker içermediğinin tespit edildiği, müteakiben numunelerin TÜBİTAK'a gönderildiği, TÜBİTAK tarafından yapılan inceleme sonucunda düzenlenen analiz raporu ile numunelerin solvent özelliği içerdiğinin tespit edildiği, söz konusu rapora dayanılarak usule uygun olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, davaya konu idarî para cezası miktarının fahiş olduğu, gerekçe olmaksızın üst sınırdan ceza tayin edildiği, davalı Kurum tarafından ön araştırma ve soruşturma prosedürünün atlanarak sadece kendilerine sunulan tutanak ve kolluk evrakı üzerinden, orantılılık ve ölçülülük ilkeleri gözetilmeksizin cezalandırma yoluna gidildiği, bu nedenle savunma hakkının engellendiği, sattığı akaryakıtın ulusal marker seviyesinin geçerli olduğu, tutanakların tek taraflı tutulduğu, Kurum adına denetim yapan görevlilerin alanında uzman kişiler olmayıp basit kolluk görevlileri olduğu,
söz konusu tespitlerin ancak alanında uzman bilirkişilerce yapılabilecek tespitler olduğu, idarî para cezasına konu eylemle hiçbir ilgisinin bulunmadığı, kendisinin de mağdur olduğu, kendisine isnat edilen olay ile ilgili somut delil bulunmadığı, "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereğince idarî para cezası verilmemesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2018/652, K. 2023/4222, 19 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama