KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/1106 E., 2024/589 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2024
- Esas No
- 2019/1106
- Karar No
- 2024/589
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Fonu...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
872 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: ... Turizm Tanıtım ve Mağazacılık A.Ş.'de kanuni temsilci olarak görev yaptığından bahisle davacı hakkında 70.276.796,87-TL tutarındaki Fon alacağının tahsili amacıyla düzenlenen... tarih ve ... sayılı ödeme emri ile dayanağı olan ... tarih ve... sayılı Fon Kurulu kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; davacının ... Turizm Tanıtım ve Mağazacılık A.Ş.'de 31/01/1997-20/05/1999 tarihleri arasında yönetim kurulu üyeliği, 20/05/1999-24/01/2000 tarihleri arasında yönetim kurulu başkanlığı görevinde bulunduğu, ayrıca ... Bank A.Ş.'de 26/02/1998-12/10/1999 tarihleri arasında yönetim kurulu üyeliği yaptığı, görev yaptığı dönem ve öncesinde ...
Turizm Tanıtım ve Mağazacılık A.Ş. tarafından kullanılan ve ödenmeyerek görev süresi içerisinde kanuni takip hesaplarına aktarılan kredilerin ayrıştırıldığı, söz konusu alacağa TMSF'ye temlik tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca gecikme zammı uygulandığı ve sonuçta 70.276.796,87-TL'lik rakama ulaşıldığı, anılan şirket ile ilgili yapılan takiplerden sonuç alınamadığı ve davacıya belirtilen tutarda ödemeye çağrı mektubu gönderildiği, Fon alacağının süresinde ödenmemesi üzerine ödeme emrinin tesis edildiği, düzenlenen ödeme emrinin ve dayanağı Fon Kurulu kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı;
Dava konusu 70.276.796,87-TL tutarlı, ... tarih ve ... sayılı ödeme emri yönünden yapılan değerlendirmede, 70.276.796,87-TL'lik Fon alacağı belirlenirken davacının kanuni temsilci olarak görev yaptığı dönemlerdeki kredi kullanımlarının esas alındığı, davacının görev süresi dışında kullandırılan ve tazmin olan kredilerin Fon alacağı hesaplamasında dikkate alınmadığı, dava konusu ödeme emrine konu edilen meblağın davacının kanuni temsilci olarak görev yaptığı dönemde kullandırılan ve yine aynı dönemde ödenmediği için kanuni takibe intikal eden kredilerden kaynaklandığı,
davacının hesaplanan Fon alacağının ödendiğine ilişkin herhangi bir bilgi veya belgeyi de dosyaya sunamadığı hususu da dikkate alındığında davacının 70.276.796,87-TL tutarındaki Fon alacağından sorumlu olduğu; öte yandan, davacı tarafından, adına düzenlenen 70.276.796,87-TL tutarlı Fon alacağının tahsiline yönelik ödemeye çağrı mektubunun ve bu ödemeye çağrı mektubunun dayanağı Fon Kurulu kararının iptali istemiyle açılan davada, Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği görüldüğünden,
Fon alacağının süresinde ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Dava konusu ...tarih ve ... sayılı Fon Kurulu kararı yönünden yapılan değerlendirmede, davacı adına düzenlenen... tarih ve ... sayılı Fon Kurulu kararının, davacı tarafından Mahkemelerinin E:... sayılı esasına kayıtlı dosyasıyla dava konusu edildiği, bakılan davanın ise ... tarih ve...sayılı yine aynı Fon Kurulu kararının iptali istemiyle açılmış olduğu görüldüğünden, derdestlik nedeniyle uyuşmazlığın esasının incelenme imkânı bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın ödeme emri yönünden reddine, Fon Kurulu kararı yönünden ise incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararında gerekçe bulunmadığı, ... Grubu şirketlerindeki görevlerinden 1999 yılında ayrıldığı, kamu alacağının ise 2001 yılında doğduğu, kamu alacağının doğduğu tarihte yönetim kurulu üyesi olmadığı, 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesinin 5. ve 6. fıkralarının Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği, dava konusu ödeme emrine konu borcun nasıl hesaplandığının belirtilmediği, ... Grubuna ilişkin alacağın tahsil edildiğine ilişkin Ağır Ceza Mahkemesi'nin kesinleşmiş kararının bulunduğu, ilgili şirket hakkında aciz belgesi alınmadan kendisi hakkında takip yapıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararında dava dosyasının incelendiği hususunun açıkça vurgulandığı ve İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, bu yönüyle gerekçenin Anayasa Mahkemesi'nin yerleşik içtihatlarına da uygun olduğu, Fon'un takip edeceği kanuni temsilcileri 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesinin iptal edilen 5. fıkrasına göre değil 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun Geçici 26. maddesine göre belirlediği, davacıdan talep edilen alacağın amme alacağı olduğu, Fon'un aciz belgesi sunma zorunluluğunun bulunmadığı,
Ağır Ceza Mahkemesi kararında tüm banka zararının ödendiği ya da Fon'un ... Grubu şirketlerinden hiçbir alacağının kalmadığı şeklinde bir tespit yapılmadığı, hukuki sorumluluk ile cezai sorumluluğun birbirinden farklı nitelikte olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2019/1106, K. 2024/589, 7 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama