KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/2373 E., 2024/1148 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 7 Mart 2024
- Esas No
- 2019/2373
- Karar No
- 2024/1148
- Temyiz eden (davacı)
- ... Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Kurumu
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
598 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirketin maliki olduğu ve kiraya verdiği Kayseri ili, İncesu ilçesi, Örenşehir Köyü, Sarnıç mevkiinde bulunan akaryakıt istasyonunda yapılan denetimde, vaziyet planı harici gizli tank ve düzenek tespit edildiğinden bahisle, tesiste bulunan yer altı tankları ve satış pompalarının mühürlenmesine ilişkin işlemin kaldırılması talebiyle yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Denetim Dairesi Başkanlığı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; kaçakçılık fiilinin işlendiği tespit edilen tesisteki faaliyetin, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya mahkeme kararı kesinleşinceye kadar Kurum tarafından durdurulacağı;
Davacı şirketin kiracısı tarafından işletilmekte olan akaryakıt istasyonunda sürdürülmekte olan bayilik faaliyetlerinin, proje harici 2 ayrı akaryakıtı aynı pompaya vermeye yarayan düzenek kullanılmak suretiyle mevzuata aykırı olarak sürdürüldüğü, bu hususun denetim esnasında bilirkişi marifetiyle yapılan arama sonucunda da tespit edildiği, bu durumda, akaryakıt istasyonu hakkında, 5015 sayılı Kanun’un 20. maddesi uyarınca mühürlenmesine yönelik tesis edilen işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, dava dilekçesinde, kiracı şirket yetkilisinin kaçakçılık suçu nedeniyle yargılandığı ceza davasında beraat kararı verildiği ileri sürülmüşse de, mühürleme tarihi itibarıyla akaryakıt istasyonunu işletmekte olan kiracı şirket yetkilisi D.O.'nun, ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin E:...sayılı dosyasında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet ve mühür bozma suçlarından dolayı yargılandığı, şahıs hakkında Mahkemenin K:... sayılı kararı ile 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçunda beraat kararı verildiği, ancak temyiz aşamasında Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin E:..., K:... sayılı kararı ile beraat hükmünün bozulduğu görüldüğünden, davacı tarafın iddiasına itibar edilmediği belirtilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, işletmenin kiracı tarafından işletildiği sırada ve kiracı şirketin fiili nedeniyle tesis edildiği, kiracının kusurlarından sorumlu tutulamayacakları, mühürleme işlemi ile mülkiyet haklarının ihlâl edildiği, düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olduğu, Anayasa Mahkemesi'nin konuyla ilgili dosyalarda mülkiyet hakkının ihlâl edildiğine hükmettiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2019/2373, K. 2024/1148, 7 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama