KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/2786 E., 2024/3508 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2024
- Esas No
- 2019/2786
- Karar No
- 2024/3508
- Temyiz eden (davacı)
- ... Elektrik Parekende Satış A.Ş.
- Karşı taraf (davalı)
- ... Kurumu
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
585 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Elektrik tedarik lisansı sahibi davacı şirket tarafından, perakende satış sözleşmesi başvurusunda bulunan tüketiciden mevzuatta belirlenenden yüksek tutarda güvence bedeli talep edildiğinden bahisle 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 16. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca 30 (otuz) gün içerisinde mevzuata aykırılığın giderilmesi hususunda ihtar edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 34. maddesinin beşinci fıkrasında yeni aboneliklere ilişkin güvence bedelinin hesaplanmasına yönelik usulün belirlendiği, yedinci fıkrasında ise daha önce sözleşmesi feshedilen aboneler tekrar sözleşme imzalamak istediklerinde uygulanacak güvence bedeli miktarına ilişkin kurallara yer verildiği,
davacı şirket tarafından, farklı bir tüzel kişi olmasına karşın ortaklık yapısı itibarıyla abonelik talebinde bulunan şirket ile daha önce sözleşmesi feshedilen şirketin aynı kişi olarak yorumlanması ve bu nedenle anılan şirketin abonelik talebine ait güvence bedelinin hesaplanmasında Yönetmeliğin 34. maddesinin yedinci fıkrasının uygulanması gerektiği iddia edilmekte ise de sözleşme talebinin yeni bir aboneliğe ilişkin olduğu,
sözleşme talebinde bulunan şirketin ortaklık yapısına bakılarak bu şirketin daha önce sözleşmesi feshedilen başka bir şirketin devamı niteliğinde olduğu yorumuna gidilemeyeceği, sözleşme talebinde bulunan şirketin aboneliğine ilişkin olarak Yönetmeliğin 34. maddesinin beşinci fıkrasına göre güvence bedeli belirlenmesi gerektiği anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, abonelik başvurusunda bulunulurken kanuna karşı hile kastıyla hareket edildiği, daha önce elektrik borçları nedeniyle sözleşmesi feshedilen tüzel kişi ile yeni abonelik başvurusunda bulunan tüzel kişinin benzer ortaklık yapısına sahip olduğu ve adreslerinin aynı olduğu, zarara uğramamak adına güvence bedelinin daha önce borçlarını ödemediği için sözleşmesi feshedilen abonenin kullanım miktarı üzerinden ve mevzuatta bu durum için öngörülen yöntemle hesaplandığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2019/2786, K. 2024/3508, 24 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama