İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /13. Daire

DANIŞTAY · 13. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 13. Daire E.2019/3622 K.2024/1755

Dava konusu istem: Tedarik lisansı sahibi davacı şirketin, ikili anlaşma imzalamamalarına rağmen serbest tüketici tüketim limitini geçen mevcut tüketicilerinin bir kısmını portföyüne serbest tüketici olarak kaydettiği ve söz konusu tüketicilere Kurul…

Esas2019/3622Karar2024/1755Tarih24 Nisan 2024Okuma7 dk · 1.347 kelime

KÜNYE

Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/3622 E., 2024/1755 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire

Karar tarihi
24 Nisan 2024
Esas No
2019/3622
Karar No
2024/1755
Temyiz eden (davacı)
... Elektrik Perakende Satış A.Ş.
Vekilleri
Av. ..., Av. ...
Karşı taraf (davalı)
... Kurumu
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.347 kelime·7 dk okuma·5 bölüm

Dava konusu istem: Tedarik lisansı sahibi davacı şirketin, ikili anlaşma imzalamamalarına rağmen serbest tüketici tüketim limitini geçen mevcut tüketicilerinin bir kısmını portföyüne serbest tüketici olarak kaydettiği ve söz konusu tüketicilere Kurul tarafından belirlenen perakende satış tarifelerinden farklı bir tarife uyguladığının tespit edildiğinden bahisle 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 16. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca söz konusu fiillerin her biri yönünden ayrı ayrı ihtar edilmesine ve davacı şirkete,

anılan tüketicileri portföyüne almak suretiyle söz konusu tüketicilerin farklı bir tedarikçi tercih etmelerini engellediğinin tespit edildiğinden bahisle 6446 sayılı Kanun'un 16. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca 519.650,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda.

01/01/2013 tarihinden itibaren dağıtım bölgesinde perakende satış şirketi olarak faaliyet gösteren davacı şirket tarafından serbest tüketici tüketim limitini geçen tüketicilere gönderilen yazıda, "elektriği, serbest tüketici olarak Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (Kurum) tarafından belirlenen tarifelerden farklı bir fiyata satın alma imkânına sahip oldukları, konuyla ilgili bilgilere internet sitesinde yer alan serbest tüketici formundan ulaşabilecekleri,

01/06/2014 tarihinden itibaren satışa kendilerine avantaj sağlayan 'Enerjisa Standart Tarifesi' üzerinden devam edileceği ve kendilerine uygulanacak tarifenin mevcut tarifeden daha düşük olduğu, perakende satış sözleşmesi kapsamında tahsil edilen güvence bedelinin başka bir işleme gerek kalmaksızın teminat olarak muhafaza edileceği, yeni uygulamaya geçilmesi arzu edilmiyor ise tüketicinin 30 gün içerisinde şirketlerine başvuruda bulunarak sözleşmeyi iptal edebileceği" ifadelerine yer verildiği, önceleri ayda ortalama 500-600 yeni serbest tüketici kaydı yapılmaktayken, 2014 yılı Haziran ayında 10.132 yeni serbest tüketici kaydı yapıldığı,

Ağustos ayında ise serbest tüketici portföyüne dahil edilen tüketicilerin, düzenlenen tarifelere ilişkin portföye yeniden dâhil edilmeye çalışıldığı, zira Temmuz ayında 17.302 olan serbest tüketici sayısının, Ağustos ayında portföye 3.591 yeni serbest tüketici kaydı yapılmasına karşın 13.917'ye düştüğü, davacı tarafından geçiş talepleri herhangi bir hukuki sonuç doğurmadan geri alınan müşteri sayısı 87.258 olarak belirtilmesine karşın bu müşterilerden 8.904'ü Enerjisa Alım-Satım Bildirim Formu imzalamaya hazır olduğunu beyan ettiğinden talepleri herhangi bir hukuki sonuç doğurmadan geri alınan tüketici sayısının aslında 79.164 olduğu,

8.094 müşteri arasından 1.124 tanesinin Mayıs-Haziran 2014 dönemi içerisinde sözleşme ve formları imzaladığı ve şirkete teslim ettiği, sözleşme imzalamayı kabul ettiğini şifahen beyan eden ancak sözleşme imzalamamış olan 6.970 müşterinin ise Ağustos 2014 ayı itibarıyla portföyden çıkarıldığı, bu hâliyle, sözleşme imzalamamış olan 6.970 tüketicinin iki ay portföyde tutulduğu,

ikili anlaşma imzalamamalarına rağmen serbest tüketici tüketim limitini geçen mevcut tüketicilerin bir kısmının portföye serbest tüketici olarak kaydedilmesi ve söz konusu tüketicilere Kurul tarafından belirlenen perakende satış tarifelerinden farklı bir tarife uygulanması fiillerinin soruşturma açılmadan sona erdirildiği;

Bu durumda, davacı şirket tarafından, serbest tüketici limitini geçen mevcut tüketicilerin bir kısmının şirketlerince yapılan bildirime itiraz etmedikleri gerekçesiyle ikili anlaşma imzalamamalarına rağmen portföylerine serbest tüketici olarak kaydedildiği, söz konusu tüketicilere Kurul tarafından belirlenen perakende satış tarifelerinden farklı bir tarife uygulandığı ve tüketicilerin farklı bir tedarikçi tercih etmelerinin engellendiği hususlarının sabit olduğu, davacı şirketin serbest tüketici limitini geçen mevcut tüketicileri yalnızca bilgilendirme ile kendi portföylerine serbest tüketici olarak kaydetmesinin rekabeti bozucu bir etki doğurabileceği;

Bu itibarla, davacı şirketin soruşturma açılmadan önce sona erdirilen fiiller yönünden, tespit edilen aykırılığın tekrar edilmemesi yönünde ayrı ayrı ihtar edilmesine ve davacı şirkete tüketicilerin farklı bir tedarikçi tercih etmelerinin engellenmesi suretiyle rekabetin kısıtlanmasına ilişkin geçmişe dönük olarak düzeltilme imkânı olmayan fiili yönünden idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Öte yandan, davacı şirket tarafından 6098 sayılı sayılı Borçlar Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca zımnî kabul durumu olduğu ileri sürülmüş ise de, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nde ikili anlaşmanın "gerçek ve tüzel kişiler arasında özel hukuk hükümlerine tâbi olarak elektrik enerjisi ve/veya kapasitenin alınıp satılmasına dair yapılan ve Kurul onayına tâbi olmayan (kararda sehven 'olan' şeklinde yazılmış) anlaşma" olarak tanımlandığı, oysa uyuşmazlık konusu olayda tüketicilerden bir kısmının sözleşme imzalandığı hususunda bir bilgisinin olmadığı anlaşıldığından;

yine, davacı şirket tarafından, dava konusu Kurul kararına konu fiillerin düzeltme imkânı olan fiiller olduğu iddia edilmiş ise de, idari para cezasına konu fiil yönünden, düzeltmenin, düzeltme tarihi itibarıyla sonuç doğurmaya başladığı ve düzeltme tarihinden önceki dönem için rekabeti kısıtlayıcı ihlal ve mağduriyetin ortadan kaldırılmasını temin etmediği anlaşıldığından, davacının bu iddialarına itibar edilmediği belirtilmiştir.

Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca hâlihazırda sözleşme ilişkisi olan tüketicilere yapılan önerisinin reddedilmemesi suretiyle sözleşme ilişkisi kurulduğunun kabulünün gerektiği, ilk derece mahkemesi kararında yer verilen mevzuattaki "ikili anlaşma" tanımının sehven "Kurul onayına tâbi olan anlaşma" olarak ifade edildiği ve bu hususun esasa ilişkin değerlendirmeyi etkileyecek nitelikte olduğu,

Rekabet Kurumu'ndan gönderilen rapora istinaden ayrıca bir araştırma yapılmaksızın idari yaptırım uygulanamayacağı, aykırılığın giderildiğinin dava konusu Kurul kararında da ifade edildiği ve düzeltme imkânı olmaması gibi durumdan söz edilemeyeceği, ikili anlaşma neticesinde temin edilen elektriğin standart tarifeye göre daha ucuz olduğu, emsal Kurul kararlarında ceza verilen fiillerin davacı şirkete isnat edilmediği, maktu idarî para cezası öngörülen 6446 sayılı Kanun'un 16. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ

Davacı tarafından, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 6. maddesinde yer alan "Öneren, kanun veya işin özelliği ya da durumun gereği açık bir kabulü beklemek zorunda değilse, öneri uygun bir sürede reddedilmediği takdirde, sözleşme kurulmuş sayılır." düzenlemesi uyarınca, serbest tüketici elektrik tüketim limitini geçen tüketicilere gönderilen yazıda, 30 gün içerisinde reddedilmediği takdirde ikili anlaşma imzalandığının kabul edileceği belirtildiğinden bahisle, açık bir irade beyanı olmaksızın sözleşme ilişkisi kurulduğu iddia edilmekte ise de, kural olarak, susmanın bir irade beyanı olmadığı,

öneriye karşı bir cevap vermeyen karşı tarafın öneriyi kabul etmiş sayılamayacağı, hattâ öneren, önerisinin reddedildiğini bildirmezse karşı tarafın önerisini kabul etmiş sayacağını önerisinde belirtmiş olsa dahi sonucun değişmeyeceği (M. Kemal Oğuzman, Turgut Öz, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, C.I, 12. Baskı, İstanbul, Vedat Kitapçılık, 2014, s.67) anlaşıldığından davacının bu iddiasına itibar edilemeyeceği;

Yine, davacı tarafından, hâlihazırda aralarında perakende satış sözleşmesi bulunduğundan bahisle açık bir kabule ihtiyaç bulunmaksızın aralarında "ikili anlaşma" yapılabileceği iddia edilmekte ise de, "hâlihazırda aralarında perakende satış sözleşmesi bulunmasının", davacıya isnat edilen üçüncü fiilin, "piyasada rekabeti kısıtlayıcı veya engelleyici etki doğuran davranış" olarak nitelendirilmesinin sebeplerinden biri olduğu, lisanslı olarak faaliyet yürüttüğü bölgede bulunan ve serbest tüketici olarak elektriği serbest piyasa koşullarında tedarik edebilme imkânı olan tüketiciler ile aralarındaki sözleşme ilişkisinden yararlanmak suretiyle avantaj sağlanıldığı anlaşıldığından davacının bu iddiasına da itibar edilemeyeceği;

Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmemiştir. Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının temyiz isteminin reddine,

2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,

5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 24/04/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 13. Daire, E. 2019/3622, K. 2024/1755, 24 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'un Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. Hukuki Değerlendirme
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2019/3622
Karar No
2024/1755
Tarih
24 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 13. Daire E.2019/3625 K.2024/1713
  • Danıştay 13. Daire E.2019/3658 K.2024/1647
  • Danıştay 13. Daire E.2019/3710 K.2024/1837
  • Danıştay 13. Daire E.2019/3718 K.2024/1657
  • Danıştay 13. Daire E.2019/3752 K.2024/1644
  • Danıştay 13. Daire E.2019/3790 K.2024/1658

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.