KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/3806 E., 2022/1357 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 31 Mart 2022
- Esas No
- 2019/3806
- Karar No
- 2022/1357
- Temyiz eden (davacı)
- … San. ve Tic. A.Ş.
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
569 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı kapsamında faaliyet gösteren davacı şirketin bayisi olarak faaliyet gösteren …-…'e ait akaryakıt istasyonunda 01/12/2014 tarihinde yapılan denetimde, otomasyon sisteminin usûlüne uygun çalışmadığının tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kurumu'nun 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 883.405,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve …-… sayılı … Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının bayisi olarak faaliyet gösteren akaryakıt istasyonunda 01/12/2014 tarihinde yapılan denetimde, motorin satışı yapılan 2 pompadan birinin faal olduğu, her ikisinin de ödeme kaydedici cihazlarının devredışı olduğu, faal olan pompadan satışın fatura ile yapıldığı, otomasyon sistemi ile tanklardaki seviyenin farklı olduğu, böylece 5015 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 6. fıkrasının ihlâl edildiğinden bahisle 883.405,00-TL idari para cezası verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı,
Uyuşmazlıkta, otomasyon sistemi ile tank arasında tutarsızlık bulunduğu, otomasyon sisteminde gözükmeyen akaryakıtın satışın yapılmayacağı, akaryakıt istasyonunda otomasyon sisteminin usulüne uygun çalışmamasına rağmen akaryakıt satışı yapılması fiilinin sabit olduğu, davacının, dağıtıcı lisans sahibi olarak Kanun'un getirdiği yükümlülüklere aykırı davrandığı, bu itibarla, verilen idari para cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, kendilerine yapılan tebligatların usûlüne uygun olmadığı, bayi ile ilgili ilk kez 15/11/2014 tarihinde probe arızası kaydı alındığı, akabinde 28/11/2014 tarihinde sistem hatası alındığı, arızanın giderilmesi için henüz sürelerinin bulunduğu, ödeme kaydedici cihaz devre dışı bırakılmışsa da, mali hafıza raporları ile "Z" raporlarının dikkate alınmadığı, bayinin eylemlerinde kendilerinin herhangi bir kusuru bulunmadığı, kaçak akaryakıt satışı yapıldığına ilişkin bir tespit bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2019/3806, K. 2022/1357, 31 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama