KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/769 E., 2024/1094 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 4 Mart 2024
- Esas No
- 2019/769
- Karar No
- 2024/1094
- Temyiz eden (davacı)
- ... Petrol İnşaat Madencilik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Kurumu
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
693 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi olan davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 22/03/2011 tarihinde yapılan denetimde, tağşiş ve/veya hile amacıyla akaryakıta katılabilecek ürünü istasyonda bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca 147.933,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun ...tarih ve ... sayılı kararının ilgili kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesi'nce verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; akaryakıta tağşiş ve/veya hile amacıyla ürün kattığı akredite laboratuvar analizi sonucu düzenlenen rapor ile saptanan davacı şirket hakkında 147.933,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, ön araştırma yapılmadığı, analizin Yönetmelikte ön görülen 15 günlük süreden sonra yapıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
Bayilik lisansı sahibi olan davacıya ait akaryakıt istasyonunda 22/03/2011 tarihinde yapılan denetim sonucu, tağşiş ve/veya hile amacıyla akaryakıta katılabilecek ürünün istasyonda bulundurulduğundan bahisle, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun... tarih ve... sayılı kararının 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca 147.933,00-TL idari para cezası verilmesi ilişkin kısmının istemiyle bakılan dava açılmıştır.
Dava konusu Kurul kararında, ihlâl oluşturduğu tespit edilen fiil aynı zamanda 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun "Kaçakçılık suçları" başlıklı 3. maddesinin onikinci fıkrasında, "Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan izin alınmadan; akaryakıt haricinde kalan solvent, madenî yağ, baz yağ, asfalt ve benzeri petrol ürünlerinden akaryakıt üreten veya bunları doğrudan akaryakıt yerine ikmal ederek üreten, satışa arz eden, satan, bulunduran, bu özelliğini bilerek ticarî amaçla satın alan, taşıyan veya saklayan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır." hükmü ile kaçakçılık suçunu oluşturan fiiller arasında düzenlenmiştir.
Bu durumda, dava konusu "akaryakıt istasyonunda tağşiş ve/veya hile amacıyla akaryakıta katılabilecek ürünleri bulundurma" fiili ile yukarıda yer verilen mevzuat hükmünde düzenlenen fiilin benzer nitelikte olduğu, konu ile ilgili olarak adli soruşturma kapsamında yapılacak tespitlerin, bakılmakta olan davanın neticesini etkileyebileceği görüldüğünden, olayın adli yargı sürecinin de değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
Dava konusu Kurul kararına esas tespitlerin, aynı zamanda ceza soruşturma ve kovuşturmasına konu olması gerektiği görülmekle birlikte, dava dosyası içeriğinde belirtilen yargı süreci ile ilgili bir kararın bulunmadığı anlaşıldığından, bu eksikliğin Dairemiz tarafından alınacak ara kararı ile giderilerek işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken, aksi yönde verilen karara katılmıyorum.
Danıştay 13. Daire, E. 2019/769, K. 2024/1094, 4 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama