KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/1140 E., 2024/4617 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2024
- Esas No
- 2020/1140
- Karar No
- 2024/4617
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Kurulu
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
610 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: 25/04/2016-12/05/2016 döneminde ... Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş (... ) pay piyasasında gerçekleştirilen işlemlerin VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (f) bentlerine aykırılık oluşturduğundan bahisle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104. maddesi uyarınca elde edilen realize net menfaat tutarı 29.713,60-TL'nin iki katı olan 59.427,20-TL idari para cezası verilmesine ilişkin... tarih ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararda; davalı idare tarafından ... pay piyasasında inceleme döneminde gerçekleştirilen işlemlere ilişkin hazırlanan ... tarih ve... sayılı denetleme raporunda, pay piyasasında 861.291 adet (% 16,68) alım ve aynı miktarda satım işlemi ile en fazla işlem gerçekleştiren hesabın davacıya ait olduğu, bu dönemde en fazla işlem, en fazla fiyat yükseltici ve fiyat düşürücü işlem ile kendinden kendine işlemin davacı tarafından gerçekleştirildiği, pay piyasasında iletilen toplam 14.003 alım emrinin %48'inin (6.271 adet) ve toplam 5.523 satım emrinin %9,94'ünün (549 adet) davacı tarafından iletildiği,
861.291 adet alım işleminin 6.263 farklı emirle, aynı miktardaki satım emirlerini ise 515 farklı emirle gerçekleştirdiği, alım işlemlerinin çok sayıda ve nispeten düşük miktarlı emirlerle, satım işlemlerinin ise daha yüksek miktarlı ve az sayıda emirle gerçekleştirildiği, bu durumda, davacının pay piyasasında inceleme döneminde gerçekleştirdiği işlemlerin Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinde yer alan piyasa bozucu eylemler kapsamında olduğu anlaşıldığından dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, dosyaya haricen sunulan uzman raporunda, davalı idarenin tespitlerinin gerçek dışı olduğu belirtildiğinden Mahkemece bağımsız bilirkişi raporu alınması gerektiği, davalı idarenin raporunun mutlak doğru olduğunun kabul edilmesinin yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı ilkesi ile bağdaşmayacağı, anılan pay piyasasında gerçekleştirilen işlemlerin piyasa bozucu nitelikte olmadığı, dosyaya sunulan uzman raporunda taraflarınca yapılan işlemlerin "piyasayı iyi okuyan fırsatları değerlendirebilen küçük yatırımcı davranışı" olarak belirtildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, dava konusu işlem ile temyiz edilen Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2020/1140, K. 2024/4617, 8 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama