KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/2944 E., 2022/4340 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2022
- Esas No
- 2020/2944
- Karar No
- 2022/4340
- Temyiz eden (davalı)
- … Valiliği
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … İnşaat ve Turizm Ticaret A.Ş.
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
795 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: … Valiliği Yatırım izleme ve Koordinasyon Başkanlığı'nca … tarihinde gerçekleştirilen … ihale kayıt numaralı "… Huzurevi Yapımişi" ihalesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesinde, ivedî yargılama usulüne tâbi olan ihale işlemlerine karşı dava açma süresinin otuz gün olduğunun kurala bağlandığı, davacı tarafından dava konusu işlemi öğrenme tarihi olarak dava dilekçesinde 13/09/2019 tarihinin gösterildiği, 13/09/2019 tarihini izleyen günden itibaren 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi uyarınca otuz gün içerisinde en son 14/10/2019 (Pazartesi) tarihinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra ilk olarak 12/11/2019 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasını inceleme olanağı bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, davanın ilk inceleme şartları sağlanmadığından reddedildiği, dolayısıyla vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuken isabetli olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İLGİLİ MEVZUAT
2577 sayılı İdarî Yargılama Usûlü Kanunu'nun 24. maddesinin (f) bendinde, kararlarda yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği.
31. maddesinde, yargılama giderleri hususunda Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış; anılan madde ile atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinin (ğ) bendinde, "vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti" yargılama giderleri arasında sayılmış.
326. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği. 331. maddesinin (1) numaralı fıkrasında ise, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği. 332. maddesinde ise, yargılama giderlerine mahkemece re'sen hükmedileceği belirtilmiştir.
2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar. b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Davalı Kocaeli Valiliği tarafından, İdare Mahkemesi kararının vekâlet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Bu itibarla, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti kavramlarına değinmek gerekmektedir.
Yargılama giderleri genel olarak, yargılama faaliyetinin başlaması, devamı ve sonuçlanması için ödenmesi lazım gelen harç, masraf ve ücretlerin tamamını ifade etmektedir. Kural olarak yargılama giderlerinin, yargılama sonunda aleyhine hüküm kurulan taraftan alınmasına karar verilir. Yargılama giderlerine tarafların talepte bulunmalarına gerek olmaksızın mahkemece re'sen hükmedilir.
Vekâlet ücreti, vekille takip edilecek davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti ve avukatlık sözleşmesinden kaynaklanan vekâlet ücreti olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. İdarî Yargılama Usûlü Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yargılama giderlerine ilişkin kuralları incelendiğinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin yargılama gideri olarak kabul edildiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, yargılama giderleri arasında sayılan vekâlet ücretinin hangi tarafa yükletildiğinin kararda gösterilmesi gerekmektedir. Takdir olunacak vekâlet ücreti tutarı ise, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenmektedir.
2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, Danıştay'ın, temyize konu kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddî hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayabileceği kuşkusuzdur.
Dosyanın incelenmesinden, dava vekille takip edilmiş olmasına ve dosya tekemmül etmiş olmasına rağmen Mahkeme'nin 06/02/2020 tarihli davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki kararında davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmediği görülmektedir.
Bu durumda, davada vekil tarafından temsil edilen ve savunma ve ara kararı gereğini yerine getirmek suretiyle hukuki yardım sağlayan davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken vekâlet ücretine hükmedilmemesinde usûl hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır.
Ancak, bu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyize konu İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasına, "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" ibaresi eklenmek suretiyle kararın düzeltilerek onanması gerekmektedir.
Danıştay 13. Daire, E. 2020/2944, K. 2022/4340, 22 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama