KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/3105 E., 2024/2117 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2024
- Esas No
- 2020/3105
- Karar No
- 2024/2117
- Temyiz eden (davacı)
- ... Telekomünikasyon ve İletişim Hizmetleri A.Ş.
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Teknolojileri ve İletişim Kurumu
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
669 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Elektronik Haberleşme Sektöründe Şebeke ve Bilgi Güvenliği Yönetmeliği'nin 29. maddesine aykırı olarak kayıt dosyalarının (log) mevzuata uygun şekilde tutulmadığı, kayıt dosyalarının silinmemesine ve değiştirilmemesine yönelik tedbirlerin alınmadığından bahisle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 19. maddesinin birinci fıkrası ve 44. maddesi uyarınca 2016 yılı net satış tutarının onbinde dokuzu (%0,09) oranında idari para cezası verilmesine ilişkin 06/03/2018 tarih ve 2018/İK-SDD/66 sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu (Kurul) kararının 23. maddesinin iptali ve Kurum'a ödenen 43.466,14-TL'nin ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesi'nce verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin kayıt (log) tutma yükümlülüğünü yerine getirmediğinden bahisle idari para cezasıyla cezalandırılmadan önce, uyarı mekanizmasının işletilmesi gerekirken, doğrudan idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, dava konusu işlem nedeniyle davalı idareye ödenen 43.446,14-TL'nin de yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesi'nce; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 46. maddesi ile Kanun'a aykırı olarak getirilen "uyarı" yaptırımının hukuki dayanağı bulunmadığından, 5809 sayılı Kanun'a göre idarî para cezası uygulanmasını gerektiren bir ihlal ya da fiile, idarenin, kanunda sayılan hafifletici nedenleri gözeterek yine kanunda belirtilen alt ve üst sınır içerisinde para cezası uygulamak dışında, başka bir yaptırım uygulamak ya da hiç yaptırım uygulamamak şeklinde bir takdir yetkisi bulunmadığından, Mahkeme tarafından belirtilen gerekçeyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmesinde hukuki isabet bulunmadığı;
Dosyanın incelenmesinden, davalı idarece yapılan denetim sonucunda düzenlenen inceleme raporunda, "CRM uygulama sunucusuna ilişkin kayıt dosyalarının (log) 03/09/2017 tarihinden, CRM veritabanına ilişkin kayıt dosyalarının 18/07/2017 tarihinden, Softwitch cihazına ilişkin kayıt dosyalarının 2016 Temmuz ayından itibaren tutulduğu, TDM cihazına ait kayıt dosyalarının yalnızca anlık olarak görüntülenebildiği, Mikrotik firewall cihazına ilişkin kayıt dosyalarının ise cihaz kapasitesinin elverdiği süre kadar tutulduğunun" belirtildiği, bu itibarla, kayıt dosyalarının mevzuata uygun şekilde tutulmaması, kayıt dosyalarının silinmemesine veya değiştirilmemesine yönelik önlemlerin alınmaması nedeniyle davacıya uygulanan idari para cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, katılımcı yönetim ile düzenleyici idari otorite kavramlarına aykırı bir kabulle karar verildiği, dava konusu işlemin tesisinden önce uyarı yaptırımının uygulanması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, ölçülülük ilkesine riayet edildiği, uyarının idari para cezası verilmeden önce tüketilmesi gereken bir yol olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2020/3105, K. 2024/2117, 13 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama