İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /13. Daire

DANIŞTAY · 13. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 13. Daire E.2020/927 K.2024/5257

Şeker üretiminde kendi ekim alanında yeterli miktarda hammadde bulamayan şirketlerce başka şirketlere ait ekim alanlarından hammadde temin edilmesinin yasal bir gereklilik olduğu, hammadde ekim alanı temini talebine karar verilmesinin o bölge kendisine…

Esas2020/927Karar2024/5257Tarih5 Aralık 2024Okuma7 dk · 1.444 kelime

KÜNYE

Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/927 E., 2024/5257 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire

Karar tarihi
5 Aralık 2024
Esas No
2020/927
Karar No
2024/5257
Davacı
... Fabrikası A.Ş.
Davalı
... Bakanlığı
Vekili
Hukuk Müşaviri Av. ...
Davanın konusu
2020-2021 pazarlama yılına ilişkin olarak, kendi ekim alanından yeterli miktarda pancar temin edemeyen şirketlerin, başka şirketlerin ekim alanından pancar teminine yönelik usul ve esasların belirlendiği ... tarih ve ... sayılı Tarım ve Orman Bakanlığı (Bakanlık) Şeker Dairesi Başkanlığı işleminin iptali istenilmektedir.
Davacının iddiaları
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.444 kelime·7 dk okuma·9 bölüm

Şeker üretiminde kendi ekim alanında yeterli miktarda hammadde bulamayan şirketlerce başka şirketlere ait ekim alanlarından hammadde temin edilmesinin yasal bir gereklilik olduğu, hammadde ekim alanı temini talebine karar verilmesinin o bölge kendisine tahsis edilen ve rekabet halinde oldukları şirketlerin inisiyatifine bırakılamayacağı, bu hususun kanunla verilen yetkinin şirkete devredilmesi anlamına geleceği, kanuni düzenlemenin aksine başka şirketlerin faaliyet bölgesinde üreticilerle doğrudan sözleşme yapılmasına engel olunduğu, başka şirketler adına ekilecek pancar miktarının kendi ihtiyacı olan pancar miktarının yüzde onuyla sınırlandırılmasının normlar hiyerarşisine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

DAVALININ SAVUNMASI

Şeker üreticisi şirketlerin kendilerine tahsis edilen 2020/2021 pazarlama yılı şeker kotalarının temini için yeterli miktarda şeker üretilememesinin yurtiçi şeker talebinin yurtiçi üretimle karşılanması amacını olumsuz etkilediği, bu durumda olan şirketlerin, diğer şirketlerin faaliyet alanından pancar temin edebilmesinin amaçlandığı, bununla birlikte mevcut uygulamada 3-4 yıllık münavebe ile pancar ekiminin gerçekleştirildiği ve bir ekim alanında birden fazla şirketin faaliyette bulunmasının münavebe planının etkin bir şekilde sahada uygulanmasını zorlaştırdığı, dava konusu işlem için Olur süresinin 1 yıl olduğu ve bu pazarlama yılında dava konusu işlem kapsamında herhangi bir sözleşme yapılmasının beklenmediği ifade edilmiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ

Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI ...'UN DÜŞÜNCESİ

Dava; 2020-2021 pazarlama yılına ilişkin olarak, kendi ekim alanından yeterli miktarda pancar temin edemeyen şirketlerin, başka şirketlerin ekim alanından pancar teminine yönelik usul ve esasların belirlendiği davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemi ile açılmıştır.

4634 sayılı Kanun'un; "Amaç" başlıklı 1. maddesinde,

"Bu Kanunun amacı, yurt içi talebin yurt içi üretimle karşılanmasına ve gerektiğinde ihracata yönelik olarak Türkiye’de şeker rejimini, şeker üretimindeki usul ve esaslar ile fiyatlandırma, pazarlama şart ve yöntemlerini düzenlemektir." hükmü;

"Hammadde ve şeker fiyatları" başlıklı 5. maddesinde ise;

"Şeker pancarı fiyatları her yıl, şeker fabrikası işleten gerçek ve tüzel kişiler ile üreticiler ve/veya temsilcileri arasında varılan mutabakata göre belirlenir. Buna ilişkin usul ve esaslar, Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.

Şeker üretiminde kullanılan diğer hammaddeler ise şirketler tarafından üreticiler ve/veya piyasadan temin edilir. Şirketler, kendi ekim alanlarından yeterli hammadde bulamadığı takdirde münavebe esasları dâhilinde kendi ekim alanları dışından da Bakanlığın denetiminde üreticilerle sözleşme yaparak pancar temin edebilirler.

Şeker satış fiyatları, şeker fabrikası işleten gerçek ve tüzel kişiler tarafından serbestçe belirlenir." hükmü yer almaktadır.

Hammadde ve Şeker Fiyatları Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 12. fıkrasında; "...Şirketler veya fabrikalar, şeker üretimi için kendi ekim alanlarında yeterli hammadde bulamadıkları takdirde münavebe esasları dahilinde kendi ekim alanları dışından da Kurumun izni ve denetiminde üreticilerle sözleşme yaparak pancar temin edebilirler." hükmü yer almaktadır.

Şeker üreticisi olan şirketler, kendilerine tahsis edilen 2020-2021 pazarlama yılı şeker kotalarının temini için pancar üretim faaliyetinde bulunmak üzere, kendi ekim alanlarında bulunan üreticilerle sözleşme yapmaktadırlar.

Ancak, 2018-2019 ve 2019-2020 pazarlama yıllarında şeker şirketlerinin bir kısmı, kendi ekim alanlarında yeterli pancar üretemediğinden, kendilerine tahsis edilen şeker kotalarını karşılayacak miktarda şeker üretememişlerdir.

Bu durum, 4634 sayılı Şeker Kanunu ile belirlenen, yurt içi şeker talebinin yurt içi üretim ile karşılanması amacını olumsuz etkileyeceğinden, bu olumsuzluğun giderilebilmesi amacıyla; ilgili mevzuat ve şirketlerin ekim alanı tahsis talepleri dikkate alındığında, sürdürülebilir pancar tarımı için önemli olan münavebe programının etkin bir şekilde uygulanması ve izlenmesi ile hastalık ve zararlılarla mücadelenin takip ve kontrolünün sağlıklı olarak yürütülmesi bakımından, kendi alanında yeterli miktarda pancar temin edebilen şirketlerin, başka şirketler adına sözleşmeli olarak pancar temin ederek teslim etmelerine olanak sağlanmasının büyük önem arzettiği açıktır.

Bu nedenlerle; şeker şirketlerine tahsis edilen kota miktarı kadar şeker üretiminin sağlanması, şeker sektörünün ihtiyaç duyduğu pancarın 3-4 yıllık münavebe programına zarar vermeyecek şekilde temini ve şeker sektöründe sürdürülebilirliğin tesis edilmesi açısından oluşturulan ve davaya konu edilen düzenlemede, dayanağı olan üst hukuk normlarına aykırı bir hüküm içermemesi ve içeriği itibarı ile, üst hukuk normlarının amacını gerçekleştirir niteliğe haiz bulunması nedeniyle hukuka aykırılık görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

ESAS YÖNÜNDEN

MADDİ OLAY

2020-2021 pazarlama yılına ilişkin olarak, kendi ekim alanından yeterli miktarda pancar temin edemeyen şirketlerin, başka şirketlerin ekim alanından pancar teminine yönelik usul ve esasların belirlendiği ... tarih ve ... sayılı Bakanlık işleminin iptali istenilmektedir.

İLGİLİ MEVZUAT

4634 sayılı Şeker Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı, yurt içi talebin yurt içi üretimle karşılanmasına ve gerektiğinde ihracata yönelik olarak Türkiye’de şeker rejimini, şeker üretimindeki usul ve esaslar ile fiyatlandırma, pazarlama şart ve yöntemlerini düzenlemektir."; "Hammadde ve şeker fiyatları" başlıklı 5. maddesinde, "Şeker üretiminde kullanılan diğer hammaddeler ise şirketler tarafından üreticiler ve/veya piyasadan temin edilir. Şirketler, kendi ekim alanlarından yeterli hammadde bulamadığı takdirde münavebe esasları dâhilinde kendi ekim alanları dışından da Bakanlığın denetiminde üreticilerle sözleşme yaparak pancar temin edebilirler." düzenlemelerine yer verilmiştir.

İşlem tarihinde yürürlükte olduğu haliyle mülga Hammadde ve Şeker Fiyatları Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 12. fıkrasında, "...Şirketler veya fabrikalar, şeker üretimi için kendi ekim alanlarında yeterli hammadde bulamadıkları takdirde münavebe esasları dahilinde kendi ekim alanları dışından da Kurumun izni ve denetiminde üreticilerle sözleşme yaparak pancar temin edebilirler." kuralı yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Davalı idare tarafından, davacı şirketin de aralarında bulunduğu bazı şeker üreticisi şirketlerce, 2020/2021 pazarlama yılı (01/09/2020-31/08/2021) için şeker kotalarını karşılamak için diğer şirketlerin faaliyet bölgesinden ekim alanı tahsis edilmesi talebinde bulunulması üzerine 31/01/2020 tarihinde bir toplantı düzenlendiği ve toplantıda, şirketler için pancar ekim alanları belirlenmesinin amacının, münavebenin korunması olduğu ve bir ekim alanında birden fazla şirketin faaliyette bulunmasının münavebe planının takibini ve etkin bir şekilde uygulanmasını zorlaştırdığı yönünde görüşler sunulduğu ifade edilmiştir.

Bu kapsamda, şeker ihtiyacının yurt içinden temin edilebilmesi ve münavebe planının etkin bir şekilde uygulanması şeklindeki kamu menfaatlerinin dengelenmesi gerektiğinden dava konusu işlemle, şirketlerin diğer şirketlerin faaliyet bölgesinden hammadde temin edebilmesine ilişkin kurallar getirildiği görülmektedir.

Bu doğrultuda, "(...) Buna göre.

Kendi ekim alanında yeterli miktarda pancar temin eden şirketlerin, başka şirketler adına sözleşmeli olarak pancar temin edebilmeleri, Temin edilecek pancarın münavebe programına uygun şekilde üreticilerle sözleşmeli olarak üretilmesi, Bir başka şirkete pancar temin edecek şirketin, öncelikle kendisine tahsis edilen kotayı üretmek için gereken pancar miktarını karşılayacak miktarda sözleşmelerini tamamlamaları, Başka şirketler adına ekilecek pancar miktarının, kendi ihtiyacı olan pancar miktarının %10'u ile sınırlı olması,

Üreticilerle yapılacak sözleşmelerde, üretilecek tahmini pancar miktarı ile adına üretim yapılacak şirket ismine yer verilmesi, Alım ve teslim şartlarının şirketler arasında protokole bağlanması, Protokolün bir suretinin 30 Nisan 2020 tarihine kadar Başkanlığımıza iletilmesi gerekmektedir.

Şeker şirketleri tarafından hammadde teminine ilişkin tüm iş ve işlemlerin, Bakanlığımızın izni ve denetiminde, Şeker Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak gerçekleştirilmesi hususunda (...)" şeklinde dava konusu işlem tesis edilmiştir.

Davacı şirketin, 4634 sayılı Kanun ile Bakanlığa verilen, başka şirketlerin ekim alanından hammadde temini için izin verme yetkisinin, kendi faaliyet bölgesinden hammadde temini sağlanacak şirkete devredildiği yönündeki iddiasına ilişkin olarak; başka şirket adına pancar üretimi yapılmasının Bakanlığın izni ve denetiminde yapılacağının açıkça ifade edildiği,

"sözleşmenin faaliyet bölgesinde üretim yapılacak şirket ile üreticiler arasında yapılarak adına üretim yapılacak şirketin ayrıca belirtilmesi" ve "şirketler arasındaki anlaşmanın protokole bağlanması" yönündeki kuralların,

faaliyet bölgesinde üretim yapılacak şirketin münavebe programını en iyi bilebilecek durumda olması nedeniyle sürecin ilgili şirketin bilgisi dahilinde ve planlı olarak yürütülmesini teminen getirildiği ve bu yöndeki düzenlemenin piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin rakip şirketler olması nedeniyle yarışan kamu menfaatlerine ilişkin dengenin bozulması anlamına gelecek şekilde salt ticari saiklerle hareket edilmesi halinde Bakanlığın sürece müdahale edemeyeceği şeklinde yorumlanamayacağı anlaşılmaktadır.

Davacı şirketin, üst hukuk normlarında herhangi bir sınırlama getirilmemiş olmasına karşın başka şirketler adına ekilecek pancar miktarının kendi ihtiyacı olan pancar miktarının yüzde onuyla sınırlandırılmasının normlar hiyerarşisine aykırı olduğu yönünde iddiasına ilişkin olarak; herhangi bir sınırlama olmaksızın başka şirketler adına ekim yapılması durumunda faaliyet gösteren her şirket için ayrı bölge belirlenmesinin anlamının kalmayacağı ve şirketlerce ihtiyacının çok üzerinde üretim yapılması yönünde bir etken olarak münavebe uygulamasını zorlaştırabileceği anlaşıldığından şeker piyasasına ilişkin kurallar bir bütün olarak değerlendirildiğinde sınırlamanın normlar hiyerarşisine aykırı olduğu söylenemeyecektir.

Bu durumda, bir yönüyle, "yurt içi talebin yurt içi üretimle karşılanması" amacı doğrultusunda kendisi adına belirlenen şeker kotasını doldurabilmek için kendi ekim alanında yeterli hammadde temin edemeyecek şirketlerin başka şirketlerin ekim alanından hammadde temin edebilmesini ve diğer yönüyle de, bu kapsamda yapılması gereken anlaşmaların "münavebe esasları dahilinde" yapılmasını sağlamaya yönelik kuralların düzenlendiği dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 05/12/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 13. Daire, E. 2020/927, K. 2024/5257, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davalının Savunması
  4. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'un Düşüncesi
  5. Danıştay Savcısı ...'un Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Esas Yönünden
  9. Maddi Olay
  10. İlgili Mevzuat
  11. Hukuki Değerlendirme
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2020/927
Karar No
2024/5257
Tarih
5 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 2. Daire E.2020/951 K.2024/6285
  • Danıştay 2. Daire E.2020/1007 K.2024/6274
  • Danıştay 13. Daire E.2020/1038 K.2024/5177
  • Danıştay 13. Daire E.2020/1040 K.2024/5365
  • Danıştay 13. Daire E.2020/1043 K.2024/5347
  • Danıştay 13. Daire E.2020/1108 K.2024/5178

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.