KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/143 E., 2021/3156 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2021
- Esas No
- 2021/143
- Karar No
- 2021/3156
- Temyiz eden (davacı)
- … Petrol Ürünleri ve Taşımacılık Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Kurumu
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
672 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 28/06/2016 tarihinde yapılan denetimde, gizli sabit/seyyar tank, düzenek, ekipman bulundurmak suretiyle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 4. maddesinin dördüncü fıkrasının (l) bendine aykırı davranışta bulunduğundan bahisle aynı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 1.000.000,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetimde istasyonda bulunan 3 no.lu tankın otomasyon ölçüleri ile fiziki ölçümü arasında yaklaşık 48 cm fark olması sebebiyle tankın kontrol edilmesi üzerine akaryakıtın otomasyon sistemine yansımaması için prob başlıklarının bir tahta parçası marifetiyle sabitlendiğinin görüldüğü ve bu sayede tankta bulunan akaryakıtın otomasyon sistemine yansıması engellenmek suretiyle lisans ile tanınan hakların dışında kaçak olarak satışının yapıldığı,
bu durumun farklı kurumlara ait teknik ve güvenlik personellerinin aralarında bulunduğu ekip tarafından istasyon yetkilisinin de katılımıyla tutanağa bağlandığı, davalı idarece söz konusu tutanak doğrultusunda yeterli araştırmalar yapılmak suretiyle dava konusu idarî para cezasının uygulandığı, davacı şirkete isnat edilen fiilin sabit olduğu anlaşıldığından, davacı şirket hakkında uygulanan idarî para cezasına ilişkin Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı;
ayrıca, idarî para cezalarında lehe olan kanun hükmünün uygulanması gerektiğinin Anayasa ve meri mevzuat çerçevesinde yargısal içtihatlarla kabul edildiği de dikkate alındığında, davacının lehine olan düzenleme dikkate alınarak para cezası belirlendiğinden dava konusu Kurul kararında bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, 2016 yılındaki tespite konu eylemin zamanaşımına uğradığı, ön araştırma ve soruşturmanın yapılmadığı, savunmanın dikkate alınmadığı, iddiaya konu eylemin gerçekleşmediği, para cezasının fahiş olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararı ile Bölge İdare Mahkemesi'nin temyize konu kararında "…" davacı olarak belirtilmiş ise de dava konusu işlem ile …'in yetkili temsilcisi olduğu "… Petrol Ürünleri ve Taşımacılık Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi" adına tüzel kişilik nezdinde idarî para cezası verildiği görüldüğünden, İdare Mahkemesi ile Bölge İdare Mahkemesi'nce sehven şirketin yetkili temsilcisinin davacı olarak belirtilmesi suretiyle karar verildiği anlaşıldığından, "… Petrol Ürünleri ve Taşımacılık Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi"nin davacı konumunda olması gerektiği görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2021/143, K. 2021/3156, 5 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama