KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/3681 E., 2024/5520 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2024
- Esas No
- 2021/3681
- Karar No
- 2024/5520
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Denetim A.Ş.
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
586 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı hakkında Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulunun (Kurul) ... tarihli ve ... sayılı kararıyla tesis edilen idari para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen 241.749,58-TL tutarlı, ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 660 sayılı KHK uyarınca ilgililere verilen idari para cezalarının takip ve tahsilinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na ekli (I), (II) ve (III) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri tarafından verilen ve genel bütçeye gelir kaydedilen idari para cezalarının kesinleşmeden takip ve tahsil edilebilmesinin mümkün olmadığı;
Bağımsız denetim kuruluşu olan davacı şirket hakkında düzenlenen inceleme raporu sonucu mevzuata aykırılıklar tespit edildiğinden bahisle, hakkında 16 ayrı fiil nedeniyle 16 ayrı uyarı yaptırımının uygulanmasına ve her bir fiil için 15.000,00-TL olmak üzere toplam 240.000,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ... sayılı Kurul kararının tesis edildiği, anılan kararla tesis edilen idari yaptırım kararlarının Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu Uygulama Dairesi Başkanlığının ... tarih ve E..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... sayılı yazılarıyla davacıya bildirildiği,
Kurumun ... tarih ve E... sayılı yazısı ile de söz konusu idari para cezalarının cebren tahsilinin davalı idareden istenilmesinin akabinde ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin düzenlenerek davacıya tebliğ edilmesi üzerine, anılan ödeme emrinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı;
Uyuşmazlıkta, UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan idari yaptırım kararlarına karşı ... İdare Mahkemesinde açılan iptal davalarının derdest olduğunun görüldüğü;
Bu durumda, ödeme emrinin düzenlendiği 27/08/2019 tarihi itibarıyla ortada kesinleşmiş bir amme alacağının bulunmaması nedeniyle, bu aşamada ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, dava konusu ödeme emrinin hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2021/3681, K. 2024/5520, 16 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama