KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/1618 E., 2022/2555 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2022
- Esas No
- 2022/1618
- Karar No
- 2022/2555
- Temyiz eden (davalı)
- … Kurumu
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
795 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacıya ait LPG otogaz istasyonunda 18/03/2015 tarihinde yapılan denetimde sorumlu müdür çalıştırılmadığının tespit edildiğinden bahisle 5307 sayılı Kanun'un 16. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca davacı şirkete 83.839,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; denetim tarihinde yürürlükte bulunan mevzuatta sadece sorumlu müdür sertifikası alınması zorunluluğunun düzenlendiği, sorumlu müdür belgesi alınması ve sunulması düzenlemesine ise denetim tarihinde yer verilmeyip daha sonradan zorunlu hâle getirildiği, bu durumun ise tek başına ceza gerektirmediği görülmekte birlikte, dava konusu işlemin gerekçesinin "sorumlu müdür belgesi alınmaması" değil "sorumlu müdür çalıştırmamak" olduğu, bu itibarla, davacıya ait istasyonda denetim tarihinde sorumlu müdür bulunmadığının açık olduğu,
usulüne uygun olarak yürütülen soruşturmada bu durumun ortaya konulduğu, denetim tarihinden sonra ibraz edilen 19/03/2015 tarihli sorumlu müdür sözleşmesinin de var olan hukukî durumu değiştiremeyeceği hususları dikkate alındığında, sorumlu müdür çalıştırılmadığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nce, Dairemizin 07/10/2021 tarih ve E:2019/3398, K:2021/3226 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; 7164 sayılı Kanun'un 37. maddesi ile 5307 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 8. maddenin birinci fıkrasında, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurul'ca idarî para cezası verilmemiş olan ve niteliği itibarıyla düzeltme imkânı bulunan fiilleri işleyenler için nasıl bir usûl izleneceği öngörülmüş; ikinci fıkrasında ise maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurul tarafından karara bağlanmış idarî para cezalarının tahsiline ilişkin kurallara yer verildiği;
Söz konusu Geçici maddede, niteliği itibarıyla düzeltme imkânı bulunan fiilleri kanun değişikliğinden önce işleyen ve haklarında idarî para cezası uygulanan kişiler yönünden ne gibi bir işlem yapılacağı açıklanmamış olmakla birlikte, yeni düzenlemede yer alan ihtar müessesesi lehe kanun niteliğinde olduğundan, yargı aşamasındaki idarî para cezaları ile ilgili olarak yargı yerleri tarafından lehe kanun hükümlerinin belirtilen kişiler hakkında da uygulanması gerektiği;
Tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde, 5307 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik uyarınca alınan düzenleyici Kurul kararıyla niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olan fiiller arasında sayılan "istasyonda sorumlu müdür belgesine sahip sorumlu müdür çalıştırılmaması" fiili nedeniyle ihtarda bulunma şartının yerine getirilmesi ve lehe kanun niteliği taşıyan söz konusu kuralın davacıya da uygulanması zorunluluğu karşısında, lehe kanun hükmü dikkate alınarak yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında ise hukukî isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, 7164 sayılı Kanun'un 37. maddesi ile 5307 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikle getirilen ihtar uygulamasının, niteliği itibarıyla düzeltme imkânı bulunan fiillerden ancak kanun değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurul'ca idarî para cezası uygulanmamış olanlar için söz konusu olacağı, dava konusu olayda ise idarî para cezası uygulanmasına ilişkin Kurul kararı tarihinin, Kanun değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarihten önce olduğu, dolayısıyla idarî para cezası verilmeden önce ihtar uygulamasının mümkün olmadığı ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, dava konusu işlemin hukuka aykırı olarak tesis edildiği belirtilerek temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKÎ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2022/1618, K. 2022/2555, 9 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama