İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /13. Daire

DANIŞTAY · 13. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 13. Daire E.2024/2946 K.2024/4689

Dava konusu istem: ... Büyükşehir Belediyesince 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca açık teklif usulü ile 26/06/2024 tarihinde gerçekleştirilen ... ili, ... ilçesi, ... Plajı ...no.lu plaj ortasında bulunan 6 m² yüzölçümlü su üstü…

Esas2024/2946Karar2024/4689Tarih12 Kasım 2024Okuma12 dk · 2.450 kelime

KÜNYE

Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/2946 E., 2024/4689 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire

Karar tarihi
12 Kasım 2024
Esas No
2024/2946
Karar No
2024/4689
Temyiz eden (davacı)
... Sporları Turizm Ticaret Ltd. Şti.
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalı)
... Büyükşehir Belediyesi
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.450 kelime·12 dk okuma·9 bölüm

Dava konusu istem: ... Büyükşehir Belediyesince 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca açık teklif usulü ile 26/06/2024 tarihinde gerçekleştirilen ... ili, ... ilçesi, ... Plajı ...no.lu plaj ortasında bulunan 6 m² yüzölçümlü su üstü sporları parkur noktasının 3 yıl süreyle kiraya verilmesine ilişkin ihalenin, anılan ihaleye ait Kira Şartnamesi'nin 8.27. maddesinde parantez içinde belirtilen düzenlemesinin, 8.28. maddesinin tamamının ve ... tarih ve E-... sayılı "Kira Sözleşmesine Davet" konulu işlemin iptali ile şartname bedelinin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen kararda; davanın, uyuşmazlık konusu ihalenin, ihaleye ait Kira Şartnamesi'nin 8.27. maddesinde parantez içinde belirtilen düzenlemesinin ve 8.28. maddesinin tamamının iptali istemine ilişkin kısmının incelenmesinden.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin (a) bendinde, iptal davalarının idari işlemler hakkında yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlandığı; ilk inceleme konularının düzenlendiği 14. maddesinin 3/c bendinde, dilekçenin ehliyet yönünden inceleneceği.

15. maddesinin 1/b bendinde ise, bu hususta kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceğinin kurala bağlandığı; iptal davasının subjektif ehliyet koşulu olan "menfaat ihlali"nin doktrin ve içtihatlarda; dava konusu işlemle davacı arasında kurulan makul, meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlandığı, menfaat ilişkisi koşulunun varlığının davanın esasının incelenebilmesi için aranan ön şartlardan biri olduğu, uyuşmazlık konusu ihalenin davacının katılımıyla gerçekleştiği ve netice olarak davacı uhdesinde bırakıldığı hususu birlikte değerlendirildiğinde;

dava konusu ihale ile davacının kişisel ve meşru bir menfaatinin ihlâl edildiğinden bahsedilemeyeceği anlaşıldığından, davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği;

Davanın, şartname bedeli olan 10.000,00-TL'nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile iadesi istemine ilişkin kısmının incelenmesinden ise.

2886 sayılı Kanun'un "Şartnamelerin verilmesi" başlıklı 12. maddesinde, ihalesi yapılacak işe ait şartnameler ve eklerinin, özel kanunlarındaki hükümler saklı kalmak kaydıyla, ilgili idarelerce hazırlanacağı ve tasdikli örneklerinin bedelsiz veya özelliklerine göre idarelerce takdir edilecek bir bedel karşılığında isteyenlere verileceğinin kurala bağlandığı, şartname bedelinin miktarını belirlemek konusunda idarenin takdir yetkisinin bulunduğu, söz konusu bedelin rekabeti engelleyici nitelikte olmadığı, uygun belirlendiği ve takdir yetkisinin hukuka aykırı kullanılmadığı anlaşıldığından,

davacının şartname bedelinin yasal faizi ile iadesi isteminin yerinde görülmediği sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle, uyuşmazlık konusu ihalenin, ihaleye ait Kira Şartnamesi'nin 8.27. maddesinde parantez içinde belirtilen düzenlemesinin ve 8.28. maddesinin tamamının iptali istemine ilişkin kısımlar yönünden, 2577 sayılı Kanun’un 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca davanın ehliyet yönünden reddine; şartname bedelinin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile iadesi istemine ilişkin kısım yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından, bu karar "davanın ehliyet yönünden reddine" ilişkin kısım yönünden temyiz edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, uyuşmazlık konusu şartnamenin rekabeti engelleyici düzenlemeler içerdiği, bu durumun ihaleye katılımı daralttığı, hukuka aykırı şartname hükümlerinin iptalini istemekte menfaatinin bulunduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, Mahkeme kararının temyize konu kısmının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının temyize konu kısmının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

USUL YÖNÜNDEN

... Büyükşehir Belediyesince 2886 sayılı Kanun'un 45. maddesi uyarınca açık teklif usulü ile ... tarihinde gerçekleştirilen ... ili, ... ilçesi, ... Plajı ... no.lu plaj ortasında bulunan 6 m² yüzölçümlü su üstü sporları parkur noktasının 3 yıl süreyle kiraya verilmesine ilişkin ihale dokümanı davacı şirket tarafından 14/06/2024 tarihinde satın alınmıştır.

İhaleye davacı ile birlikte 4 istekli katılmış, 26/06/2024 tarihli ... Büyükşehir Belediyesi Encümen Kararı ile, ihalenin en yüksek teklifi veren davacı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.

Davacı şirket tarafından, anılan ihalenin, ihaleye ait Kira Şartnamesi'nin 8.27. maddesinde parantez içinde belirtilen düzenlemesinin, 8.28. maddesinin tamamının ve ... tarih ve E-... sayılı "Kira Sözleşmesine Davet" konulu işlemin iptali ile şartname bedelinin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle 12/08/2024 tarihinde dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlıklı 11. maddesinde, Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu; "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde, herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu; "Yargı yolu" başlıklı 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu kurala bağlanmıştır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmış. 7. maddesinde, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu.

11. maddesinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce idari işlemin kaldırılmasının, geri alınmasının, değiştirilmesinin veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı.

14. maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçesinin, süre aşımı yönünden inceleneceği; altıncı fıkrasında, süre aşımı hususunun davanın her safhasında dikkate alınacağı. 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, süre aşımı bulunan hallerde davanın reddedileceği kurala bağlanmıştır.

2577 sayılı Kanun'a 6545 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle eklenen "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda ivedi yargılama usulünün uygulanacağı; ikinci fıkrasının (a) bendinde, ivedi yargılama usulünde dava açma süresinin otuz gün olduğu; (b) bendinde ise, ivedi yargılama usulünde Kanun'un 11. maddesinin uygulanmayacağı kural altına alınmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde yer alan ve iptal davasının subjektif ehliyet koşulu olan "menfaat ihlali" kavramı doktrin ve içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlanmaktadır. Sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları her olayda yargı yerince ihtilafın niteliğine göre belirlenmektedir.

Yargısal denetim amacıyla her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması koşuluna ihtiyaç vardır.

İptal davası açılabilmesi için gerekli olan menfaat ilişkisi kişisel, meşru, güncel bir menfaatin bulunması halinde gerçekleşecektir. Başka bir anlatımla, iptal davasına konu olan işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinden söz edilebilmesi için, davacıyı etkilemesi, yani davacının kişisel menfaatini ihlal etmesi, işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişkinin bulunması gerekmektedir.

“Meşru menfaat” ilgisinden kasıt, kişi ile işlem arasında hukuken kabul edilebilir, başka anlatımla, dinlenilebilir, korunmaya değer bir ilginin varlığı iken; “kişisel menfaat” ilgisiyle, işlemin, kişinin hukukunu etkilemesi, kişi bakımından hukuk aleminde sonuç doğurması kastedilmektedir.

Menfaat ilgisinin varlığına yönelik kısıtlayıcı bir yaklaşım, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "Adil yargılanma hakkı" başlıklı 6. maddesinin, "Herkes, davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir." kuralı ile "Etkili başvuru hakkı" başlıklı 13. maddesinin, "Bu Sözleşme’de tanınmış olan hak ve özgürlükleri ihlal edilen herkes,

söz konusu ihlal resmi bir hizmetin ifası için davranan kişiler tarafından gerçekleştirilmiş olsa dahi, ulusal bir merci önünde etkili bir yola başvurma hakkına sahiptir." kuralını ihlal edecek ve Anayasa'nın idari işlemlere karşı yargı yolunu açan 125. maddesi ile "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesine de aykırılık teşkil edecektir.

Dosyanın incelenmesinden, ... Büyükşehir Belediyesince 2886 sayılı Kanun'un 45. maddesi uyarınca açık teklif usulü ile ...tarihinde ... ili, ... ilçesi, ... Plajı ... no.lu plaj ortasında bulunan 6 m² yüzölçümlü su üstü sporları parkur noktasının 3 yıl süreyle kiraya verilmesine ilişkin ihalenin yapıldığı, ihale üzerinde kalan davacı şirket tarafından, anılan ihalenin, ihaleye ait Kira Şartnamesi'nin 8.27. maddesinde parantez içinde belirtilen düzenlemesinin, 8.28. maddesinin tamamının ve ...tarih ve E-... sayılı "Kira Sözleşmesine Davet" konulu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı görülmüştür.

Mahkeme kararında temyize konu kısım yönünden her ne kadar "davacının katılımıyla gerçekleşen ve netice olarak davacı uhdesinde bırakılan dava konusu ihale ile davacının kişisel ve meşru bir menfaatinin ihlal edildiğinden bahsedilemeyeceği" gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmişse de, bu şekildeki değerlendirmenin, ihale üzerinde bırakılan kişiler açısından Anayasa'da yer verilen hukuk devleti ilkesi kapsamında, hak arama özgürlüğünü kısıtlayacak nitelikte olduğu,

ihalenin davacı şirket üzerinde kalmasının ardından devam eden süreçte söz konusu ihaleye ilişkin işlemlerin tarafının da bizzat davacı şirket olacağı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacı şirketin dava konusu işlem ile makul bir menfaat ilgisinin dolayısıyla dava açma ehliyetinin bulunduğunun kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır.

Bununla birlikte, davanın temyize konu kısmının süresinde açılıp açılmadığı hususu incelendiğinde;

2577 sayılı Kanun'un aktarılan hükümlerinin değerlendirilmesinden, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıkların ivedi yargılama usulüne tabi olduğu, bu usule tabi olan uyuşmazlıklarda dava açma süresinin otuz gün olduğu ve dava açılmadan önce idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması istemiyle anılan Kanun'un 11. maddesi kapsamında yapılacak bir başvurunun işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmayacağı anlaşılmaktadır.

Anayasa'nın 125. ve 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde, idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı kurala bağlanmak suretiyle dava açma süresinin başlamasında "yazılı bildirim"in esas alınması öngörülmüş olup, hak arama özgürlüğünün kullanılması bakımından, idari işlemlerin idare tarafından ilgililere açık ve anlaşılabilir biçimde bildirilmesi gerekmektedir.

Öte yandan, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen, dava açma süresinin hesabında bildirim yerine ilanın esas alınarak sürenin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlamasına ilişkin kural, ilanı gereken düzenleyici işlemlere karşı açılan idari davalara yöneliktir.

Düzenleyici işlemler dışında kalan birel nitelikteki idari işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda ise, dava açma sürelerinin hesabında, işlemin ilgilisine tebliğ edildiği tarihin esas alınması gerekmekle birlikte, özellikle idarenin tesis ettiği işlemin doğrudan tarafı olmayan ve bu nedenle de idarece yazılı bildirim zorunluluğu bulunmayan kişilerin açacakları davalarda, bu kişilerin idari işlemi öğrenme tarihinin belirlenebildiği durumlarda, öğrenme tarihinin esas alınması gerektiği yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.

Bu durumda, ihale işlemleri, ilanı gereken düzenleyici işlem olmadığından dava açma süresinin ilanla başlamayacağı ve yazılı bildirim yapılmayan hallerde işlemin bütün unsurlarıyla ilgililer tarafından öğrenildiği tarihten itibaren dava açma süresinin başlayacağı dikkate alındığında, davanın, ilan veya ihale tarihinden itibaren değil, ihaleden haberdar olunduğu ve öğrenme tarihi olarak belirtilen tarihi izleyen günden itibaren süresi içinde açılıp açılmadığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlık konusu ihaleye ilişkin ihale dokümanının davacı şirket tarafından 14/06/2024 tarihinde satın alındığı, ardından Şartnamenin 8.27. ve 8.28. maddelerinin hukuka aykırı olduğundan bahisle anılan ihalenin iptali istemiyle 12/08/2024 tarihinde davanın açıldığı, bir başka ifadeyle davacı şirket tarafından, Şartnamenin 8.27 ve 8.28. maddelerinde belirtilen düzenlemelerin dava konusu ihaleyi hukuka aykırı hale getirdiği iddiasıyla davanın açıldığı, anılan ihalenin Şartname düzenlemelerinden bağımsız sebeplerle hukuka aykırılığı hususunda herhangi bir iddiada da bulunulmadığı,

davacı şirketin uyuşmazlık konusu ihalenin hukuka aykırı olduğu iddiasına dayanak olarak gösterdiği söz konusu Şartname düzenlemelerinden ise ihale dokümanının satın alındığı 14/06/2024 tarihi itibarıyla haberdar olduğu görülmüştür.

Bu durumda, davacının ihale dokümanında yer verilen şartları ihale tarihinden önce ihaleye katılmak için doküman satın aldığı 14/06/2024 tarihinde öğrendiği, 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi uyarınca bu tarihten itibaren doğrudan 30 gün içinde ve en geç 16/07/2024 tarihine kadar (sürenin son günü olan 14/07/2024 tarihinin Pazar gününe, 15/07/2024 tarihinin ise resmi tatile denk gelmesi sebebiyle) dava açılması gerekirken 12/08/2024 tarihinde Mahkeme kayıtlarına giren dilekçe ile açıldığı anlaşılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenme olanağı bulunmamaktadır.

Bu itibarla, davacı şirketin işbu davayı açmakta ehliyetli olduğu kabul edilmekle birlikte, bakılan davanın yukarıda belirtilen gerekçeyle süresinde açılmadığına karar verildiğinden, İdare Mahkemesi kararının temyize konu davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının temyiz isteminin reddine,

2. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyize konu davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,

5. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davacıya iadesine,

6. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,

7. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 12/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY

Temyize konu Mahkeme kararının; davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmının incelenmesinden;

Dairemiz kararında belirtilen gerekçeyle, "davacı şirketin dava konusu işlem ile makul bir menfaat ilgisinin dolayısıyla dava açma ehliyetinin bulunduğunun kabulü gerektiği" kısmına katılıyorum.

Davanın süresinde açılıp açılmadığı hususu incelendiğinde ise;

20/01/1982 tarihinde yürürlüğe giren 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda idari yargıda uygulanan “genel yargılama usulü” ve 7. maddesi ile devamı maddelerde de “genel dava açma süreleri” düzenlenmiş bulunmaktadır. Anılan 7. maddesinde, özel süre gösterilmeyen hâllerde idare mahkemelerinde idari işlemlere karşı dava açma süresinin "altmış gün" olduğu ve bu sürenin yazılı bildirim tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı kurala bağlanmıştır.

Buna karşılık, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na, 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle eklenen 20/A maddesiyle, bir kısım işlemlere karşı açılan davalarda, genel yargılama usulünden farklı olarak, gerek dava, gerekse temyiz aşamasında uygulanacak “ivedi yargılama usulü” getirilmiş; ayrıca, ivedi yargılama usulünde dava açma süresinin "otuz gün" olduğu ve bu Kanun'un 11. maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı öngörülmüştür. Anılan maddede, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda ivedi yargılama usulünün uygulanacağı kuralı yer almıştır.

2886 sayılı Kanun'un "Kapsam" başlıklı 1. maddesinde "(1) Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelerin, özel idare ve belediyelerin alım, satım, hizmet, yapım, kira, trampa, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve taşıma işleri bu Kanunda yazılı hükümlere göre yürütülür. (2) Birinci fıkrada sayılan daire ve idarelere bağlı döner sermayeli kuruluşlar ile özel kanunlarla veya özel kanunların vermiş olduğu yetkiyle kurulmuş bulunan fonların yukarıda belirtilen işlerinin nasıl yapılacağı Cumhurbaşkanınca çıkarılacak yönetmelikte belirtilir." düzenlemesine yer verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden, ... Büyükşehir Belediye Başkanlığınca 2886 sayılı Kanun'un 45. maddesi uyarınca açık teklif usulü ile 26/06/2024 tarihinde gerçekleştirilen "... ili, ... ilçesi, ... Plajı...no.lu plaj ortasında bulunan 6 m² yüzölçümlü su üstü sporları parkur noktasının 3 yıl süreyle kiraya verilmesine" ilişkin ihale dokümanının, davacı şirket tarafından 14/06/2024 tarihinde satın alındığı, ihaleye ait Kira Şartnamesinin 8.27. ve 8.28. maddelerinin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla, anılan ihalenin iptali istemiyle 12/08/2024 tarihinde davanın açıldığı görülmüştür.

2886 sayılı Kanun kapsamında yapılan genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelerin, özel idare ve belediyelerin satım, kira, trampa gibi kamuya gelir getirici nitelikteki ihalelerinde, ihaleye katılan istekliler açısından dava açma süresinin ihale tarihinden itibaren başlatılması gerekmektedir.

Bu durumda ihale tarihi olan 26/06/2024 tarihinden itibaren 30 gün içerisinde ve sürenin son gününün adli tatile rastlaması sebebiyle en son 07/09/2024 tarihine kadar dava açma süresi bulunan davacının, 12/08/2024 tarihinde açtığı davasının süresi içerisinde olduğunun kabulü gerekir.

Açıklanan nedenlerle, davanın süresinde açıldığı kabul edilerek, davanın ehliyet yönünden reddi yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.

Danıştay 13. Daire, E. 2024/2946, K. 2024/4689, 12 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'ın Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Usul Yönünden
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. (X) Karşı Oy
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2024/2946
Karar No
2024/4689
Tarih
12 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 12. Daire E.2024/2951 K.2024/4953
  • Danıştay 4. Daire E.2024/2952 K.2024/6835
  • Danıştay 2. Daire E.2024/2953 K.2024/5679
  • Danıştay 13. Daire E.2024/2953 K.2024/4734
  • Danıştay 13. Daire E.2024/2956 K.2024/4751
  • Danıştay 13. Daire E.2024/2957 K.2024/4508

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.