KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/371 E., 2024/4038 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2024
- Esas No
- 2024/371
- Karar No
- 2024/4038
- Temyiz eden (davacı)
- ... A.Ş.
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Kurumu
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
780 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'nin 19. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan, "İşletmeci, Kurum tarafından yetkilendirmesi kapsamında istenen veya düzenli olarak gönderilmesi talep edilen bilgi,
belge ve veriyi doğru ve eksiksiz olarak Kurumca istenen süre içerisinde vermekle yükümlüdür." hükmüne aykırı olarak borçtan hattı kısıtlanan aboneler için davacı tarafından uygulanan sürecin dışında yapılan faturalanma tutarının yanlış verildiğinden bahisle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 24. maddesinin birinci fıkrası ve 44. maddesi uyarınca 2012 yılı net satışlarının %0,002'si (yüzbinde ikisi) oranında idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu (Kurul) kararın 2. maddesinin,
bu karara istinaden düzenlenen idari para cezası karar tutanağı ile ... sayılı tahakkuk fişinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince Dairemizin 10/11/2022 tarih ve E:2016/5008, K:2022/4162 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; davalı idare tarafından ... tarih ve ... sayılı Denetim Görev Onayına istinaden davacı şirket hakkında tüketici şikayetleri konusunda inceleme başlatıldığı, yapılan incelemede davacı tarafından 11/07/2006-12/09/2012 tarihleri arasındaki dönemde 443.661 abonenin 29.757.568,99-TL fazladan faturalandırıldığının tespit edildiği,
davacının ... tarih ve ...sayılı yazısı ile yapılan savunmasında, borçtan hattı kısıtlanan abonelere uygulanan faturalara ilişkin olarak "yapılan detaylı çalışmalar sonrasında iade edilmesi gereken rakamın 16.472.468,00-TL olduğu tespit edilmiştir." şeklinde beyanda bulunulmuş olmasına rağmen, davacının ... tarih ve... sayılı yazısının ekindeki "SUREC DISI LİSTE" isimli tablonun incelenmesi neticesinde söz konusu faturalanma tutarının "43.652.347,83-TL" olduğunun görüldüğü,
davacı tarafından söz konusu farkın hesaplama yönteminden kaynaklandığı ileri sürülmüş ise de, davacı şirket tarafından davalı idareye gönderilen 19/04/2013 ve 08/01/2014 tarihli yazılarda iade edilmesi gereken tutarın birbirinden farklı olduğunun davacı tarafından da kabul edildiği, dolayısıyla davacının davalı kuruma yanlış bilgi verdiği hususun sabit olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Diğer taraftan, davacı tarafından, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği uyarınca idari para cezası verilmeden önce uyarı mekanizması işletilmesi gerekirken doğrudan para cezası verilmesinin hukuka aykırı olduğu iddia edilmiş ise de, uyarı yaptırımı, para cezasına nispetle daha hafif olmakla birlikte, anılan Yönetmelikte idareye uyarı yaptırımı veya para cezası uygulanması konusunda takdir yetkisi tanındığı, dava konusu işlemde davacıya uyarı yaptırımı yerine para cezası uygulanmamasının sebebi olarak davacıya daha önce benzer fiillerden dolayı idari para cezası verilmesinin gösterildiği, davacıya uyarı yaptırımı yerine para cezası verilmesinin sebebinin davalı idarece ortaya konulduğu görüldüğünden davacının bu iddiasına itibar edilmediği belirtilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, Kurumun yanlış bilgilendirilmediği, istenilen belgelerin süresi içinde sunulduğu, sunulan verilerin farklılık arz etmesinin Kuruma yanlış bilgi verilmesinden değil, salt Mayıs 2006-Mart 2009 sürecindeki hesaplama yönteminin farklı olmasından ve cevap verilen Kurum yazılarının da farklı talepler içermesinden kaynaklandığı, Kurul kararına konu iade tutarları belirlenirken Temmuz 2012 dönemi temel alınmak suretiyle bu dönem öncesi için kısıtlamayı müteakip 5 faturayı takip eden tutarların, bu dönem sonrası için ise kısıtlamayı müteakip 4 faturayı takip eden tutarların toplamının dikkate alındığı,
öte yandan işbu farklı hesaplamaya, Kurum tarafından gönderilen 19/04/2013 ve 08/01/2014 tarihli yazıların farklı tarihlerde düzenlenmiş olmasının ve farklı talepler içermesinin de sebebiyet verdiği, davalı idarenin idari para cezasına dayanak gösterdiği maddeyi yargılamanın çeşitli aşamalarında farklı göstermesinin mümkün olmadığı, denetim sürecinde talep edilen tüm bilgi ve belgelerin eksiksiz bir şekilde davalı idareye iletildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, soruşturma kapsamında talep edilen bilgilerin yanlış verildiği hususunun açık olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır. Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2024/371, K. 2024/4038, 16 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama