KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/18931 E., 2022/1835 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2022
- Esas No
- 2021/18931
- Karar No
- 2022/1835
- Temyiz eden (davalı)
- ...Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekilleri
- Av. ... Av. ...
- İstemin konusu
- .... İdare Mahkemesince verilen ...günlü, E:..., K:...sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
- Dava Konusu İstem
- ...İl Emniyet Müdürlüğünde 4. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacı, 2013 yılında 3. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin 10/05/2013 tarihli Yüksek Değerlendirme Kurulu kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı mali ve özlük haklarınının tazmini istemiyle dava açmıştır.
Karar Metni
1.120 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
...İdare Mahkemesinin ...günlü, E:..., K:...sayılı kararıyla davanın reddine hükmedilmiş olup; anılan karar, Danıştay Beşinci Dairesinin 16/01/2018 günlü, E:2016/18636, K:2018/2619 sayılı kararıyla bozulmuş ve davalı idarenin karar düzeltme istemi de Dairemizin 14/09/2021 günlü, E:2021/14138, K:2021/2641 sayılı kararıyla reddedilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Bozma kararına uymak suretiyle verilen Isparta 1. İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla.
2013 yılı terfi döneminde durumu görüşülmek üzere değerlendirmeye alınan 725 4. sınıf emniyet müdürü arasından 595 personelin terfi ettirilmesine karar verildiği, hakkında "terfi etmez" kararı verilen davacının kıdem sıralamasında 669. sırada yer aldığı, takdir/taltiflerinin bulunduğu, bekleme süresi içerisindeki yıllara ait sicil notunun iyi ve çok iyi düzeyde olduğu ve bu süre içinde almış olduğu herhangi bir disiplin cezasının bulunmadığı, buna mukabil davacıdan daha kıdemsiz, hapis cezası bulunan bazı emniyet müdürleri hakkında "terfi eder" kararı verildiği,
ayrıca davalı idarece dosyaya ibraz edilen savunma dilekçesinde davacının 29/06/2001 tarihli fiili nedeniyle Valilik kararı ile hakkında soruşturma izni verilmediği, 28/11/2005 tarihli fiili nedeniyle hakkında açılan soruşturma neticesinde adli yönden davanın düşürülmesine, disiplin yönünden ise 10 ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan cezanın idare mahkemesince iptal edildiği hususlarının dava konusu işleme dayanak olarak gösterildiğinin anlaşıldığı,
dava dosyasında yer alan Yüksek Değerlendirme Kurulu kararında ve dava dosyasına ibraz edilen savunma dilekçesinde yer verilen gerekçeler, uyuşmazlık konusu terfi döneminde terfiyi hak eden ve terfi ettirilen personele ilişkin liste ile bu listede yer alan personelin kıdem, sicil, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri ve davranışlar ile geçmişte alınmış cezalar, geçirilen ve devam eden soruşturma bilgileri gözönünde bulundurulduğunda;
davalı idarece liyakat değerlendirmesinde dikkate alınması gereken ölçütlerin, rütbe terfiine aday personel yönünden eşit, objektif ve istikrarlı şekilde uygulanmadığı sonucuna varıldığından, davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı mali ve özlük haklarının hakediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, 2013 yılında bir üst rütbeye terfi durumu değerlendirmeye alınan 4. sınıf emniyet müdürleri için hazırlanan kıdem listesinde 669. sırada yer alan davacının 3. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi durumunun görüşüldüğü ve yapılan değerlendirme sonucunda hakkında terfi etmez kararı verildiği, işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
Süresinde cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile Mahkeme kararının parasal haklara ilişkin kısmının bozulması, kısmen reddi ile Mahkeme kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Davalı idarenin, Mahkeme kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmına yönelik temyiz istemi bakımından yapılan incelemede;
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkün olup; davalı idare tarafından ileri sürülen hususlar İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin, Mahkeme kararının işlem nedeniyle yoksun kaldığı mali ve özlük haklarının hakediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine ilişkin kısmına yönelik temyiz istemine gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa, Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Maddenin gerekçesinde ise, madde ile temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıklarda da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı; uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği,
bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman, hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir.
Uyuşmazlıkta, davacı tarafından, dava konusu işlemin iptaliyle birlikte işlem nedeniyle yoksun kaldığı mali ve özlük haklarınının tazmininin istendiği, İdare Mahkemesince ise, parasal hakların ödenmesi talebi kabul edilmekle birlikte davacının bu talebine ilişkin yasal faiz istemi olmadığı halde yasal faize hükmedildiği görülmektedir. Bu husus, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan, düzeltilmesi mümkün eksiklik olarak görüldüğünden, hüküm fıkrasında yer alan "hakediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte" ibaresinin çıkarılması suretiyle kararın bu yönden düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
(X) KARŞI OY
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinde; "1. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay;
a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar.
b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." hükmüne yer verilmiştir.
Temyiz incelemesinde; incelemeye tabi karardaki gerekçenin değiştirilmesi veya maddi hata ve yanlışlıkların düzeltilmesi, eksikliklerin tamamlanması mümkün olmakla birlikte, hükmün sonucunu, kapsamını değiştirecek şekilde düzeltme yapılması mümkün bulunmamaktadır.
Temyiz istemine konu Mahkeme kararında, işlem nedeniyle yoksun kalınan mali ve özlük hakların ödenmesi talebi kabul edilmekle birlikte, davacının bu talebine ilişkin yasal faiz istemi olmadığı halde yasal faize hükmedilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bu husus, yukarıda belirtildiği üzere 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi kapsamında bulunmayıp; kararın bozulmasını gerektiren "hukuka aykırılık" teşkil etmektedir.
Bu sebeple, İdare Mahkemesi kararının bu kısmının, Mahkemece yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği oyuyla, aksi yönde oluşan düzeltilerek onama kararına katılmıyoruz.
Danıştay 2. Daire, E. 2021/18931, K. 2022/1835, 19 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama