KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/6144 E., 2024/888 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2024
- Esas No
- 2021/6144
- Karar No
- 2024/888
- Temyiz eden (davalı)
- … Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Hukuk Müşaviri …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
1.235 kelime·6 dk okuma·10 bölüm
Dava Konusu İstem
Dava; davacının, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda komiser yardımcısı olarak görev yapmakta iken, "görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü ve savsaklama" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesi uyarınca "24 ay uzun süreli durdurma" cezası ile tecziyesine ilişkin … günlü, … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulu kararının iptali ile yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle ödenmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti :. İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; dava konusu disiplin cezasına dayanak soruşturma raporunda muhakkikin davacı hakkında teklifte bulunduğu cezanın "3 günlük maaş kesimi" cezası olduğu, ancak Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulunun bu cezayı değil daha ağır olan 24 ay uzun süreli durdurma cezasını uyguladığı,
disiplin hukukunda, yürütülen soruşturma üzerine disiplin cezası vermeye yetkili amir veya kurulların muhakkik teklifiyle bağlı olmadığı sabit olmakla birlikte, muhakkikin olaya doğrudan vakıf olan kişi olması bakımından değerlendirmelerinin özellikle dikkate alınması gerektiği, davacının görevini yaptığı sırada daha ciddi ve sağlam bulgular üzerine hareket ederek işlem takibi yapması gerekirken bunu yapmayarak sadece adres teyidi ile yetinerek başlatılan işlemlerde kusurlu davrandığının açık olduğu, ancak davacının eylemlerinin Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6 maddesi kapsamında bir görevi savsaklamak olduğu,
dolayısıyla muhakkikin teklifinin davacının fiiline daha uygun düştüğü, bunun dışında tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından; davacı hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda eyleminin sübut bulduğunun ortaya konulduğu, bu sebeple tesis olunan dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından da, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Davacının, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda komiser yardımcısı olarak görev yapmakta iken "görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklama" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesi uyarınca "24 ay uzun süreli durdurma" cezası ile tecziyesine ilişkin … günlü, … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulu kararının iptali ile yoksun kaldığı parasal ve özlük hakların yasal faiziyle ödenmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün "Görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklama" başlıklı 13. maddesinde; "Bu Tüzükte disiplin suçu olarak saptanan eylem, işlem, tutum, ve davranışlar dışında herhangi bir biçimde görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklaması görülen memura kınama cezası verilir. Bu hoşgörü veya savsaklama Devleti veya kişileri zarar uğratmış veya hizmetin gecikmesine, durmasına ya da aksamasına neden olmuşsa, durumun ağırlığına ve zararın derecesine göre, daha ağır bir ceza verilebilir." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
"Kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesi uyarınca, ceza yaptırımına bağlanan her bir eylemin tanımının yapılması ve yasanın ne tür eylemleri suç sayarak yasakladığının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Sözü edilen suç tanımlaması yapıldıktan sonra, suçun karşılığı olan cezanın ve suç sayılan eylemi gerçekleştiren kamu görevlisinin hangi disiplin kuralını ihlal ettiğinin açık bir şekilde ortaya konulması da zorunludur. Söz konusu eylem, mevzuatta öngörülen tanıma uymuyorsa verilen disiplin cezasının hukuka aykırı olacağı açıktır.
Olayda, M.M.O. isimli vatandaşın şikayeti üzerine başlatılan soruşturmada, kamuoyunun tanıdığı bir isim olan A.O. isimli vatandaş hakkında kaçakçılık yaptığından bahisle e-posta ihbarı geldiği, davacının görev yaptığı birime havalesi yapılan ihbar maili üzerine davacı tarafından imzalı form düzenlendiği, akabinde, şube müdürü Y.S. imzasıyla ihbar içeriğindeki kişilere ait ev ve müştemilatında arama ve el koyma kararı alınması istemiyle Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığından talepte bulunulduğu,
ancak bu taleplerin ilgili sulh ceza hakimliğince reddedildiği görülmekle, davacı tarafından, e-posta olarak gelen ihbar üzerine MERNİS üzerinden adres araştırması yapılmak suretiyle, ihbardaki bilgilerin tutarlılık gösterdiği tespit edilerek bu hususa ilişkin form düzenlenmesi fiilinin Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesinde düzenlenen, "görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklama" fiili kapsamında değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmış olup, davacıya isnat edilen fiil sübuta ermediğinden dava konusu işlemde hukuka uyarlık,
işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.
Danıştay 2. Daire, E. 2021/6144, K. 2024/888, 14 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama