KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/6169 E., 2024/500 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2024
- Esas No
- 2021/6169
- Karar No
- 2024/500
- Temyiz eden (davalı)
- … Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Hukuk Müşaviri …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
1.232 kelime·6 dk okuma·10 bölüm
Dava Konusu İstem
Dava; Emniyet Genel Müdürlüğü Güvenlik Dairesi Başkanlığı emrinde komiser yardımcısı ve taşıt büro amiri olarak görev yapan davacı tarafından, "Görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli bir özrü olmaksızın belirtilen sürede bitirmemek" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6 maddesi uyarınca, "üç günlük aylık kesimi" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararının iptali ile maaşından yapılan kesintinin ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ...
İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacının Emniyet Genel Müdürlüğü Güvenlik Dairesi Başkanlığı emrinde komiser yardımcısı ve taşıt büro amiri olarak görev yaptığı, Başkanlık kuvvesinde bulunan araçların görevlendirilmeleri sonucu kullanılmasından sorumlu olduğu, söz konusu araçların anahtarlarını, denetimi ve gözetimi altında bulundurmak zorunda olduğu, araçların görev harici kullanılması sorumluluğunun da davacı üzerinde olduğu, dava konusu … plakalı aracın 28-29/11/2013 tarihlerinde görevlendirmesinin bulunmadığı halde kullanıldığı, belirtilen tarihlerde davacının taşıt büro amiri vekili olarak görevli bulunduğu,
mesai saati dışında bile davacının gözetimi ve denetimi altında bulunması gereken anahtarların alınarak aracın hizmet binası dışına çıkartıldığı, bu sebeple, yükümlülüklerini yerine getirmediği için kusuru ve sorumluluğu bulunan davacının, "görevde kayıtsızlık göstermek ve görevi savsaklamak" eyleminin sübuta erdiği, ancak geçmiş hizmetleri, sicil ve performans notları ile eylemin işleniş biçimi ve niteliği göz önüne alındığında, davacı hakkında bir alt ceza olan kınama cezası uygulanması gerektiği kanaatine varıldığından,
davacının üç günlük aylık kesim cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, dava konusu işlem nedeniyle davacının maaşından yapılan kesintinin dava tarihi olan 13/11/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından; disiplin cezasına konu olan davacı fiilinin yapılan disiplin soruşturmasıyla tespit edildiği ve sabit olduğu, davacı hakkında tesis edilen işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından da, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Emniyet Genel Müdürlüğü Güvenlik Dairesi Başkanlığı hizmetlerinde kullanılan … plakalı araca.
29/11/2013 tarihinde, saat 06.23 sıralarında Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, Fatih Sultan Mehmet Bulvarı, Askeri Hava Müzesi önü, Şaşmaz Kavşağı istikametine doğru hız limitini aşması nedeniyle para cezası uygulandığı, Taşıt Büro Amirliğince konu hakkında yapılan incelemede, söz konusu cezanın uygulandığı tarihte görevlendirilmesinin bulunmadığının tespit edildiği, aracın kayıtlarının incelenmesi sonucu, 28/11/2013 tarihinde saat 19.33'te Dikmen Hizmet Binasında aracın kontağının açıldığı,
saat 20.11'de Eymir mahallesi TOKİ Konutlarında kontak kapattığı, saat 23.49'da kontak açtığı, saat 00.24'de Etimesgut Göksu mahallesinde kontak kapattığı, 06.20'de kontak açtığı, 07.03'de Göksu mahallesinde kontak kapattığı, 08.30' da kontak açtığı, 09.14'de Dikmen Hizmet Binasında kontak kapattığının görüldüğü, yapılan personel araştırmasında aracın kim tarafından kullanıldığı bilgisine ulaşılamadığı,
aralarında davacının da bulunduğu Güvenlik Dairesi Başkanlığında görevli 18 personel hakkında, anılan tarihte aracın anahtarının kilit altında bulundurulmasında ihmalleri olduğu ve aracın anahtarını temin ederek izinsiz kullandıkları iddialarıyla soruşturma başlatıldığı, yürütülen soruşturma sonucunda, Emniyet Genel Müdürlüğü Güvenlik Dairesi Başkanlığı emrinde komiser yardımcısı ve taşıt büro amiri olarak görev yapan davacının, aracın anahtarını kilit altında bulundurmayarak,
görevlendirme olmaksızın, izinsiz kullanılmasına sebep olduğundan bahisle, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6 maddesi uyarınca, görevde kayıtsızlık göstermek ve görevi savsaklamak eylemini işlediğinin sübuta ermesi nedeniyle 3 günlük aylık kesimi cezası ile cezalandırılması üzerine temyizen bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT
Anayasa'nın 125. maddesinin 4. fıkrasında, "Yargı yetkisi, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idarİ eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez." hükmü yer almaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun -dava konusu işlemin tesis edildiği tarihteki haliyle- 2. maddesinin 2. fıkrasında, "İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler, yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler." kuralına yer verilmiştir.
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6. maddesinde; "Görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli bir özrü olmaksızın belirtilen sürede bitirmemek" üç günlüğe kadar aylık kesilmesi cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmış; aynı Tüzük'ün 15. maddesinde ise, "Kararın verildiği güne kadar geçmiş hizmetleri olumlu ve sicilleri iyi olan memurlara Tüzükte gösterilen cezanın bir derece aşağısı uygulanabilir." kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Her ne kadar, İdare Mahkemesince Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 15. maddesi dikkate alınarak davacının geçmiş hizmetleri ve sicilleri yönünden değerlendirilmediğinden, disiplin cezasıyla tecziyesine ilişkin işlemde bu yönüyle hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiş ise de; yukarıda yer verilen Anayasal ve yasal düzenlemeler ile Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 15. maddesinde yer alan "uygulanabilir" ibaresinden;
emniyet teşkilatı mensuplarının geçmiş hizmetlerinin olumlu ve sicillerinin iyi olması halinde disiplin cezasına konu fiillerinin karşılığı olan disiplin cezasından bir derece alt cezanın verilmesi konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı, söz konusu yetkinin kullanılması açısından idarenin yargı kararıyla yönlendirilmesine veya takdir hakkına müdahale edilmesine hukuken olanak bulunmadığı, aksi durumun yerindelik denetimine sebep olacağı açıktır.
Bu itibarla; uyuşmazlık konusu olayda, işin esasına girilerek fiilin sübuta erdiği yönündeki tespite yer verilmesine karşın; davacının geçmiş hizmetleri, sicil ve performans notları ile eylemin işleniş biçimi ve niteliği göz önüne alınarak davacı hakkında bir alt cezanın uygulanması gerektiği gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Danıştay 2. Daire, E. 2021/6169, K. 2024/500, 30 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama