İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /2. Daire

DANIŞTAY · 2. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 2. Daire E.2021/9435 K.2025/5186

Polis memuru olarak görev yapmakta iken meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada verilen iptal kararı üzerine görevine iade edilen davacı tarafından, açıkta kaldığı döneme karşılık olarak tarafına…

Esas2021/9435Karar2025/5186Tarih13 Kasım 2025Okuma11 dk · 2.112 kelime

KÜNYE

Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/9435 E., 2025/5186 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire

Karar tarihi
13 Kasım 2025
Esas No
2021/9435
Karar No
2025/5186
Davacı
...
Vekili
Av. ...
Davalı
... Genel Müdürlüğü
Vekili
Av. ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.112 kelime·11 dk okuma·9 bölüm

Davanın konusu

Polis memuru olarak görev yapmakta iken meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada verilen iptal kararı üzerine görevine iade edilen davacı tarafından, açıkta kaldığı döneme karşılık olarak tarafına yapılan ödemeye yasal faiz işletilmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... günlü, ... sayılı işlem ile bu işlemin dayanağı olan Emniyet Genel Müdürlüğünün ... günlü, ... sayılı Genelgesi'nin C bölümünün 8. maddesinde yer alan "Ancak, bütçe sistemimizde faiz ödenmesine ilişkin hüküm bulunmaması nedeniyle, yasal faize yönelik herhangi bir yargı kararı olmadan faiz ödemesi yapılması mümkün bulunmamaktadır." bölümünün iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI

Davacı tarafından; hukuk devleti ilkesi gereği hukuka aykırı işlemden doğan zararı devletin karşılaması gerektiği, faizin de maddi hakların bir unsuru olduğu, vaktinde ödenmeyen maaşların fer’isi olduğu, dolayısıyla vaktinde ödenmeyen faizlerin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle ödenmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI

Davalı idare tarafından; davacının bu davayı açmakta kişisel, güncel, meşru menfaatinin bulunmadığı, ehliyetinin bulunmadığı, diğer taraftan, kamu idarelerinin mali işlemlerini düzenleyen 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 8 inci maddesinde.

Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.” hükmünün yer aldığı, bu çerçevede; idarenin, yargı kararlarını icabına göre ve değiştirmeden yerine getirmek, ayrıca kamu kaynaklarını hukuka uygun kullanmakla sorumlu olduğu, işlemlerin ve dayanağı düzenlemenin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Düzenleyici işlem yönünden: Dava konusu edilen 06/04/2009 günlü, 26 sayılı Genelge'nin, Emniyet Genel Müdürlüğünün dava sonuçlarına göre işlem tesisine dair usulleri düzenleyici nitelikte olduğu; düzenlemeyle, yargı kararlarının icrasına engel olacak bir yasaklama getirilmeyip, yalnızca idarenin, açık bir yargı kararı bulunmadıkça faiz ödemesi yapamayacağına ilişkin bütçe ve harcama disiplinine dair bir idari usul ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.

Faiz, her ne kadar fer’i bir alacak niteliğinde olsa da, kamu maliyesi bakımından kamu kaynağından yapılacak her ödemenin, açık bir kanuni dayanağa ihtiyaç duyduğu, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu kapsamında idarenin, mevzuatta veya kesinleşmiş yargı kararında açıkça öngörülmeyen bir ödemeyi yapamayacağı kanaatine varılmıştır. Bu bağlamda genelgede yer alan “yasal faize yönelik yargı kararı olmadan faiz ödenemeyeceği” yönündeki ibareyle; hiçbir koşulda faizin ödenemeyeceğinin belirtilmediği, sadece her somut olayda yargı kararıyla hüküm altına alınmadan idarenin kendiliğinden faiz ödemesi yapamayacağı yolunda düzenleme yapılmıştır.

Bu durumda; düzenleyici işlemin, kamu mali disiplini ve idarenin kanuniliği ilkesi gereği tesis edildiği, bütçe uygulama esaslarını hatırlattığı ve idareye yargı kararı olmaksızın bir ödeme yükümlülüğü yükleyen üst hukuk normu bulunmadığı gerekçesiyle, düzenleyici işlem yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

Bireysel işlem yönünden: Davacının, meslekten çıkarma cezası nedeniyle açıkta geçirdiği dönemde alamadığı maaşlarının yargı kararı üzerine davacıya ödendiği, davacıya ödenen bu yoksun kaldığı maaşların davacı yönünden mülk olduğu, nitekim Anayasa Mahkemesi de değer kaybına ilişkin hak ihlallerini mülkiyet hakkına yönelik ihlal kapsamında değerlendirmektedir.

Böylelikle mülkiyet hakkı kapsamında görülen bir alacağın idare tarafından haksız yere geç ödenmesi durumunda bu alacağın enflasyon karşısındaki değer kaybının giderilmesi gerektiğinden, davacının hukuka aykırılığı İdare Mahkemesi kararıyla saptanan meslekten çıkarılmasına ilişkin işlem neticesinde yoksun kaldığı parasal haklarına ilişkin faizin de ödenmesi gerektiği kanaatine varıldığından, tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, bireysel işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : ...

DÜŞÜNCESİ

Polis memuru olarak görev yapmakta iken meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada verilen iptal kararı üzerine görevine iade edilen davacı tarafından, açıkta kaldığı döneme karşılık olarak tarafına yapılan ödemeye yasal faiz işletilmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ile bu işlemin dayanağı olan Emniyet Genel Müdürlüğü'nün 06/04/2009 tarih ve 26 sayılı Genelge’sinin C bölümünün 8. maddesinde yer alan “Ancak, bütçe sistemizde faiz ödenmesine ilişkin hüküm bulunmaması nedeniyle,

yasal faize yönelik herhangi bir yargı kararı olmadan faiz ödemesi yapılması mümkün bulunmamaktadır.” İbaresinin. Anayasanın 2. maddesinde yer alan “hukuk devleti” ilkesine ve Anayasanın 5. maddesine aykırı olduğu, faizin paranın kirası olduğu, kamu alacakları için “gecikme faizi” ve “gecikme zammı” hesaplanırken, açıkta kaldığı süreler için kendisine ödenmeyen alacakları için faiz ödenmemesinin eşitlik ve adalet ilkesine aykırı olduğu iddialarıyla iptali istenilmektedir.

Dosyanın incelenmesinden;

-Davacının, polis memuru olarak görev yapmakta iken Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu’nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile “meslekten çıkarma” cezası ile cezalandırıldığı,

-Bu işlemin iptali istemiyle açılan davada; ... İdare Mahkemesi’nin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararı ile iptal kararı verildiği,

-Bu kararın Danıştay 12.Dairesi’nin 29.12.2009 tarih ve E:2008/8071, K:2009/7702 sayılı kararı ile bozulduğu,

- ... İdare Mahkemesi’nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bozma kararına uyularak davanın reddine karar verildiği,

-Bu kararın temyizi üzerine Danıştay 12. Dairesi’nin 11.12.2012 tarih ve E:2010/3792, K:2010/266 sayılı kararı ile bozmaya uyma üzerine verilen kararın onandığı,

-Onanan bu karara karşı karar düzeltme talebinde bulunulması üzerine, Danıştay 5.Dairesi’nin 30.6.2017 tarih ve E:2016/16948, K:2017/19531 sayılı kararı ile Danıştay 12.Dairesi’nin 11.12.2012 tarih ve E:2010/3792, K:2010/266 sayılı kararı kaldırılarak, uyuşmazlık yeniden incelenmek suretiyle ... İdare Mahkemesi’nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verildiği,

-Bu kez ... İdare Mahkemesi’nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bozma kararına yeniden uyularak dava konusu işlemin iptaline karar verildiği,

Danıştay 5. Dairesi’nin 26.11.2019 tarih ve E:2018/2039, K:2019/6215 sayılı kararı bu kararın onandığı,

-Yapılan karar düzeltme başvurusu da Danıştay 5. Dairesi’nin 7.7.2020 tarih ve E:2020/888,K:2020/3166 sayılı kararı kararı ile reddedilerek kararın kesinleştiği,

-Davacının yargı kararı ile 6.2.2018 tarihinde görevine iade edildiği,

-Görevine iade edilen davacının açıkta kaldığı (15.3.2010-6.2.2018) süre için topluca ödeme yapıldığı ancak faiz ödemesinin yapılmadığı,

-Davacı 22.5.2018 tarihinde davalı idareye başvurarak kendisine yasal faiz ve fazla çalışma ücreti ödenmesini talep ettiği,

-Bu başvuru üzerine; davalı idarenin kendi içinde bir dizi yazışmalardan sonra, davacının faiz isteminin yerine getirilemeyeceğine ilişkin davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı işleminin davacıya 1.6.2018 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine; davacının, bu işlem ile dayanağı olan Emniyet Genel Müdürlüğünün 06/04/2009 tarih ve 26 sayılı Genelge’sinin C bölümünün 8. maddesinde yer alan “Ancak, bütçe sistemizde faiz ödenmesine ilişkin hüküm bulunmaması nedeniyle, yasal faize yönelik herhangi bir yargı kararı olmadan faiz ödemesi yapılması mümkün bulunmamaktadır.” İbaresinin iptali istemiyle 22.6.2018 tarihinde dava açtığı anlaşılmaktadır.

T.C. Anayasa’nın 2. maddesinde; Türkiye Cumhuriyetinin bir hukuk devleti olduğu, 125. maddesinde; idarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hüküm altına alınmıştır. Bu hükümlerden, kamu idarelerinin kamu hizmetlerini yürütürken hukuka uygun biçimde hareket etmek zorunda oldukları, hukuka aykırı işlem ve eylemlerinden dolayı kişilerin uğrayacakları zararları, tazmin etmelerinin Anayasa gereği olduğu anlaşılmaktadır.

Faiz; hukuki yönden fer’i bir borç olup, faizin doğması, asıl borcun varlığına bağlıdır. Faiz alacağın bir bölümü olmayıp, onun fer’i niteliğinde, ayrı bir alacaktır. Faiz, alacaklının yoksun kaldığı, para alacağının miktarına ve yoksun kalış süresine göre belirlenen bir bedeldir. Dava konusu olayda, davacının, ilgili aylarda alamadığı maddi haklarının sonradan toptan ödenmesi sebebiyle alacağın geçen süre içinde uğradığı değer kaybını (zararını) giderecek farktır.

Öte yandan Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru kapsamında yapılan “Vildan Utku Atalay” başvurusunda; Anayasa Mahkemesinin 7.2.2019 tarih ve Başvuru No:2015/4812 sayılı kararlarında, başvurucunun kovuşturma ve soruşturma nedeniyle açıkta bulunduğu sürede alamadığı maaş farklarının, Anayasa’nın 35. maddesi anlamında başvuru yönünden mülk oluşturduğuna ve bahsi geçen olayda faiz ödemesi yapılmamasının mülkiyet hakkının ihlali kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine karar vermiştir.

Bu durumda davacının hukuka aykırı olarak meslekten çıkarılması neticesinde yoksun kaldığı parasal haklarının yanında hesaplanacak faizin de ödemesinin yapılması gerektiği sonucuna varıldığından, Emniyet Genel Müdürlüğünün 06/04/2009 tarih ve 26 sayılı Genelge’sinin C bölümünün 8. maddesinde yer alan “Ancak, bütçe sistemizde faiz ödenmesine ilişkin hüküm bulunmaması nedeniyle, yasal faize yönelik herhangi bir yargı kararı olmadan faiz ödemesi yapılması mümkün bulunmamaktadır.” ibaresinin ve bu düzenlemeye dayanarak tesis edilen ... tarih ve ... sayılı bireysel işleminin hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, Emniyet Genel Müdürlüğünün 06/04/2009 tarih ve 26 sayılı Genelge’sinin C bölümünün 8. maddesinde yer alan “Ancak, bütçe sistemizde faiz ödenmesine ilişkin hüküm bulunmaması nedeniyle, yasal faize yönelik herhangi bir yargı kararı olmadan faiz ödemesi yapılması mümkün bulunmamaktadır.” ibaresinin ve bu düzenlemeye dayanarak tesis edilen ... tarih ve ... sayılı bireysel işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; duruşma için önceden belirlenen 13/11/2025 günü davacı vekili Av. ...'ın ile davalı Emniyet Genel Müdürlüğü vekili Av. ...'ün geldikleri görülerek Danıştay Savcısı ... hazır halde açık duruşmaya başlandı.

Gelen taraflara usulüne göre söz verilip dinlendikten ve Savcının düşüncesi alındıktan sonra duruşmaya son verilip, davalı idarenin ehliyete yönelik itirazı ile davacı vekili tarafından, duruşma davetiyesinin kendisine tebliğinden sonra, savcılık düşüncesine karşı 25/10/2025 günlü ek beyan dilekçesinde özetle, “Davanın açıldığı tarihin üzerinden 8 yıl geçtiğini, bu nedenle davacının alacağının güncel değer üzerinden bilirkişi vasıtasıyla hesaplanması, sonra da bulunan miktar üzerinden davacının İYUK’un 16/4 maddesindeki ıslah hakkını kullanması gerektiği ileri sürülerek, talepleri doğrultusunda karar verilmesi” istenilmiş ise de;

dava dilekçesinde özetle, “Davacının başvurusunun reddine dair işlemin, yasal faizlerin ödenmeyeceğine ilişkin bölümünün" iptalinin talep edildiği, bir başka anlatımla, iş bu davanın miktar belirtilmek suretiyle açılmış bir tam yargı davası niteliğinde olmadığı anlaşıldığından, davacının miktar arttırımı talebi yerinde görülmeyerek, dosyadaki bilgi ve belgeler de incelenmek suretiyle işin gereği düşünüldü:

MADDİ OLAY

Dava dosyasının incelenmesinden; davacının polis memuru olarak görev yapmakta iken, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun 01/06/2005 günlü, 216 sayılı kararı ile “meslekten çıkarma cezası” ile cezalandırıldığı, bu işlemin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:...

K:... sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği; iptal kararı üzerine davacının göreve iade edildiği; açıkta kaldığı süre için yoksun kaldığı parasal haklarının faiz işletilmeksizin ödendiği, bunun üzerine davacı tarafından 22/05/2018 günlü dilekçe ile kendisine yasal faiz ve fazla çalışma ücretinin ödenmesi istemiyle idareye başvuruda bulunduğu ve davacının bu talebinin reddedilmesi üzerine,

Emniyet Genel Müdürlüğünün ... günlü, ... sayılı işleminde yer alan yasal faizlerin ödenmeyeceğine ilişkin kısmı ile Emniyet Genel Müdürlüğünün 06/04/2009 günlü, 26 sayılı Genelgesinde C bölümünün 8. maddesinde yer alan "Ancak, bütçe sistemimizde faiz ödemesine ilişkin hüküm bulunmaması nedeniyle, yasal faize yönelik herhangi bir yargı kararı olmadan faiz ödemesi yapılması mümkün olmamaktadır." ibaresinin iptali istemiyle bakılmakta olan işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasa’nın 2. maddesinde; Türkiye Cumhuriyetinin bir hukuk devleti olduğu, 125. maddesinde ise; idarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hüküm altına alınmıştır. Emniyet Genel Müdürlüğünün 06/04/2009 günlü, 26. sayılı Genelgesinin C bölümünün 8. maddesinde; "... Ancak, bütçe sistemimizde faiz ödenmesine ilişkin hüküm bulunmaması nedeniyle, yasal faize yönelik herhangi bir yargı kararı olmadan faiz ödemesi yapılması mümkün bulunmamaktadır." hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

T.C. Anayasası’nın 125. maddesinde; idarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hüküm altına alınmıştır. Bu hükümden, kamu idarelerinin kamu hizmetlerini yürütürken hukuka uygun biçimde hareket etmek zorunda oldukları, hukuka aykırı işlem ve eylemlerinden dolayı kişilerin uğrayacakları zararları, tazmin etmelerinin Anayasa gereği olduğu anlaşılmaktadır.

Faiz; hukuki yönden fer’i bir borç olup, faizin doğması, asıl borcun varlığına bağlıdır. Faiz alacağın bir bölümü olmayıp, onun fer’i niteliğinde, ayrı bir alacaktır. Faiz, alacaklının yoksun kaldığı, para alacağının miktarına ve yoksun kalış süresine göre belirlenen bir bedeldir. Dava konusu olayda, davacının, ilgili aylarda alamadığı maddi haklarının sonradan toptan ödenmesi sebebiyle alacağın geçen süre içinde uğradığı değer kaybını (zararını) giderecek farktır.

Öte yandan, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru kapsamında yapılan “Vildan Utku Atalay” başvurusunda; Anayasa Mahkemesinin 7.2.2019 tarih ve Başvuru No:2015/4812 sayılı kararında, başvurucunun kovuşturma ve soruşturma nedeniyle açıkta bulunduğu sürede alamadığı maaş farklarının, Anayasa’nın 35. maddesi anlamında başvuru yönünden mülk oluşturduğuna ve bahsi geçen olayda faiz ödemesi yapılmamasının mülkiyet hakkının ihlali kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine karar verilmiştir.

Davacının, meslekten çıkarma cezası nedeniyle açıkta geçirdiği dönemde alamadığı maaşlarının ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:...; K:... sayılı iptal kararı üzerine davacıya ödendiği, davacıya ödenen bu yoksun kaldığı maaşların davacı yönünden mülk niteliğinde olduğu, nitekim Anayasa Mahkemesi de değer kaybına ilişkin hak ihlallerini mülkiyet hakkına yönelik ihlal kapsamında değerlendirildiği görülmektedir. Böylelikle mülkiyet hakkı kapsamında görülen bir alacağın idare tarafından haksız yere geç ödenmesi durumunda bu alacağın enflasyon karşısındaki değer kaybının giderilmesi gerekmektedir.

Bu durumda; davacının hukuka aykırılığı İdare Mahkemesi kararıyla saptanan meslekten çıkarılmasına ilişkin işlem neticesinde yoksun kaldığı parasal haklarına ilişkin faizin de ödenmesi gerektiği kanaatine varıldığından, Emniyet Genel Müdürlüğünün 06/04/2009 tarih ve 26 sayılı Genelgesinin C bölümünün 8. maddesinde yer alan "Ancak, bütçe sistemimizde faiz ödemesine ilişkin hüküm bulunmaması nedeniyle, yasal faize yönelik herhangi bir yargı kararı olmadan faiz ödemesi yapılması mümkün olmamaktadır." ibaresinde ve bu düzenlemeye dayalı olarak tesis edilen ... günlü, ... sayılı bireysel işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Emniyet Genel Müdürlüğünün 06/04/2009 günlü, 26 sayılı Genelgesinin C bölümünün 8. maddesinde yer alan "Ancak, bütçe sistemimizde faiz ödenmesine ilişkin hüküm bulunmaması nedeniyle, yasal faize yönelik herhangi bir yargı kararı olmadan faiz ödemesi yapılması mümkün bulunmamaktadır." bölümünün ve Emniyet Genel Müdürlüğünün ... günlü, ... sayılı işleminde yer alan, görevine iade edilen davacının açıkta kaldığı dönem için ödenen parasal haklarına yasal faiz ödenmeyeceğine ilişkin kısmının İPTALİNE;

3. Aşağıda dökümü yapılan ...-TL

yargılama gideri ile karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre duruşmalı işler için belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,

4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 13/11/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 2. Daire, E. 2021/9435, K. 2025/5186, 13 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davanın konusu
  4. Davacının İddiaları
  5. Davalının Savunması
  6. Düşüncesi
  7. Düşüncesi
  8. Türk Milleti Adına
  9. Maddi Olay
  10. İlgili Mevzuat
  11. Hukuki Değerlendirme
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
2. Daire
Esas No
2021/9435
Karar No
2025/5186
Tarih
13 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 2. Daire E.2021/9761 K.2025/5561
  • Danıştay 2. Daire E.2021/9815 K.2025/5024
  • Danıştay 2. Daire E.2021/10180 K.2025/4754
  • Danıştay 2. Daire E.2021/10186 K.2025/4941
  • Danıştay 2. Daire E.2021/10261 K.2025/4993
  • Danıştay 2. Daire E.2021/10327 K.2025/4765

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.