İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /2. Daire

DANIŞTAY · 2. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 2. Daire E.2022/2225 K.2025/5497

2- ...Müdürlüğü VEKİLİ : Av....

Esas2022/2225Karar2025/5497Tarih26 Kasım 2025Okuma11 dk · 2.119 kelime

KÜNYE

Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2022/2225 E., 2025/5497 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire

Karar tarihi
26 Kasım 2025
Esas No
2022/2225
Karar No
2025/5497
Temyiz eden (davacı)
...
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalılar)
1- ... Bakanlığı
Vekili
Hukuk Müşaviri ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.119 kelime·11 dk okuma·11 bölüm

2- ...Müdürlüğü VEKİLİ : Av....

İSTEMİN KONUSU

... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava Konusu İstem : Dava; davacının İzmir İl Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yaptığı dönemde hakkında yapılan disiplin soruşturması sonucunda ''Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak'' fiilini işlediğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-g maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ... günlü,... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:... K:... sayılı kararıyla; dava dosyasının incelenmesinden, davacının İzmir İl Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yaptığı dönemde, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun kapsamında bulunan bir tabancayı, polis memuru C.Ş.

İle birlikte fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek C.Y. isimli şahsa satmaya çalıştıkları sırada suçüstü yakalandıkları iddiasıyla hakkında disiplin soruşturması başlatıldığı, "İzinsiz Olarak Ateşli Silah ve Mermileri Ülkeye Sokma, İmal Etme, Nakletme, Satma" suçundan davacının sanık sıfatıyla yargılandığı ceza davasında...

Ağır Ceza Mahkemesinin... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla "6136 sayılı Yasaya aykırılık" suçunu işlediği sabit görülerek davacının mahkumiyetine hükmedildiği, anılan kararın istinaf incelemesinin devam ettiği, bu süreçte davacı hakkında düzenlenen... günlü,... sayılı soruşturma raporunda belirtilen teklif doğrultusunda dava konusu işlemle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-g maddesi gereğince Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile tecziye edilmesine karar verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığının anlaşıldığı; olayda, anılan disiplin soruşturma raporunda özetle;

"silahın satışı için aracılık yapan ve güvence veren kişinin A.S. isimli şahıs olduğu, ruhsatsız silahı hizmet otosunda satmak amacıyla taşıyan ve pazarlık yapan personelin polis memuru C.Ş olduğu, alıcıya silahı veren ve işlenen suça duyarsız kalan personelin davacı olduğu, taraflar arasındaki 11/06/2018 tarihli buluşmanın hizmet otosunda gerçekleştiği, operasyon için önceden seri numaraları alınmış 4.000 TL paranın C.Ş.'nin oturduğu koltuğun önündeki koltuk altına sıkıştırılmış halde ele geçirildiği, davacının pazarlık aşamasında bizzat işin içinde olup silahı alıcıya teslim eden kişi olduğu,

alıcı konumundaki C.Y'nin ifadesinde yer alan, "bu tabanca 4.000 TL, sen babanın oğluna 5000 TL’den satarsın... bizi kimseyle muhatap etme, sen A. ile irtibat kur, o bizimle irtibat kurar..." şeklinde polis memuru C.Ş.'nin söylediği iddia edilen sözlerin işlenen suçta müşterek hareket ettiklerinin karinesi olarak değerlendirildiği, davacının bahse konu silahın pazarlama ve satışında aracı olan A.S.'nin yakın arkadaşı olduğu, silahın pazarlanması aşamasında yer aldığı, satış esnasında bulunmasa da süreçten haberdar olduğu, ekip amiri vekili olduğu hizmet otosunda suç aletinin taşındığını bildiği,

alıcıya teşhir amacıyla bulunduğu yerden silahı verip geri alan kişi konumunda olduğu, üstlendiği görevin sağladığı imkanları istismar ederek alıcıya güvence verenlerden birisi olduğu, dolayısıyla silahın taşınması ve satışında polis memuru C.

Ş. ile iştirak halinde birlikte hareket etmek suretiyle bilerek ve isteyerek eylemi gerçekleştirdiği kanaatine varıldığı"nın belirtildiği söz konusu iddialar ile davacının savunması ve soruşturma raporu ekinde yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden.

6136 sayılı Kanun kapsamında yer alan tabancanın 11/06/2018 tarihinde yapılan görüşmede davacı tarafından alıcıya gösterildiği, bahsi geçen tabancanın pazarlama aşamasında davacının da aktif olarak yer aldığı ve dosya kapsamında yer alan diğer ifadelerden davacının diğer polis memuru C.Ş. ile eylem birliği içinde olduğu anlaşıldığından,

davacının eyleminin "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" kapsamında görülerek hakkında 657 sayılı Kanun'un 125/E-g maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararla; Mahkeme kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından; dava konusu işleme dayanak gösterilen olaydaki fiili nedeniyle yapılan ceza yargılamasının istinaf aşamasında, ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak tarafına isnat edilen suçun "memur suçu" tanımından çıkartılmış olduğu, bu hükmün de temyiz edildiği, dosyanın halen Yargıtayda olduğu, somut uyuşmazlıkta ceza davasının sonucunun "bekletici mesele" yapılması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI

Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi, davanın ilk açıldığı... İdare Mahkemesinin...günlü, E:..., K:... sayılı dilekçe ret kararı ile birlikte kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince, adli yardım istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek ve davacının duruşma istemi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17/2. maddesi uyarınca yerinde görülmeyerek, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Davacının İzmir İl Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yaptığı dönemde, hakkında yapılan disiplin soruşturması sonucunda ''Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak'' fiilini işlediğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-g maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin... günlü,... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 125. maddesinin (E) fıkrasında, "Devlet memurluğundan çıkarma: Bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarmaktır." şeklinde tanımlama yapıldıktan sonra maddenin devamında Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller sayılmış ve (g) bendinde "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilinin Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektirdiği hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için, disipline aykırı eylem veya işlemlerinin sübut bulup bulmadığının, usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylemin şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanarak bu eyleme uygun olan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir.

Ceza yargılaması sonucunda aynı zamanda disiplin cezasının da konusunu oluşturan fiilin kamu görevlisi tarafından işlenip işlenmediği ile ilgili olarak ceza mahkemesinin ulaştığı kanaatin kesin hüküm halini alması durumunda, başka bir yargı merci tarafından maddi olayın oluşu ile ilgili olarak aksi yönde bir yargıya varılamayacağından, fiilin kamu görevlisi tarafından işlenip işlenmediğine ilişkin ceza mahkemesi hükmünün disiplin cezasına ilişkin yargılamada da dikkate alınması gerekmektedir.

Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden gerçekleştirilen incelemelerden; davacının, dava konusu işleme dayanak gösterilen olaydaki fiili nedeniyle "6136 sayılı Yasaya aykırılık" suçundan yargılandığı davada... Ağır Ceza Mahkemesinin ... günlü, E..., K:... sayılı kararıyla "8 yıl 10 ay 20 gün hapis ve 22.000,00 TL adli para cezasıyla" cezalandırılmasına karar verildiği, yapılan istinaf başvurusu sonucunda ... Bölge Adliye Mahkemesi ....

Ceza Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla "Mahkeme kararı kaldırılarak 6 yıl 8 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezasıyla" cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine dosyanın Yargıtay .... Ceza Dairesinde E:... numarasıyla esas aldığı ve temyiz incelemesinin halen devam ettiği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla; davacıya isnat edilen filin aynı zamanda Ceza Kanunu bakımından da suç olduğu göz önüne alındığında; Bölge İdare Mahkemesince, davacı hakkındaki ceza yargılaması sonucunda verilecek karar kesinleştikten sonra, disiplin cezasına konu fiillerin işlenip işlenmediği konusunda, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile ceza mahkemesi kararının birlikte değerlendirilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiği kanaatine varıldığından, temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,

2. ... Bölge İdare Mahkemesi, ... İdari Dava Dairesince verilen... günlü, E:... K:...sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,

3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,

4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 26/11/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY

08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 9. maddesinde; Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller ile ilgili olarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-g maddesinde, "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.

09/05/2014 günlü, 28995 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 16/01/2014 günlü, E:2013/110, K:2014/8 sayılı kararında da; 657 sayılı Kanun'un 125/E-g maddesinde yer alan kuralın, ... fıkrada genel bir belirleme yapılmadığı, disiplin cezası gerektiren hareketlerin, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak derecede yüz kızartıcı ve utanç verici olması gerektiği düzenlenerek çerçevesinin çizildiği, kaldı ki; kural dayanak alınarak tesis edilen idari işlemlere karşı yargı yolu açık olup belirsiz olduğu ileri sürülen kavramlar ve bu kavramların belirttiği hareketler yargı kararları yoluyla da somutlaştırıldığından, Anayasa'nın 2 38 ve 128. maddelerine aykırı olmadığına karar verilmiştir.

Yasa ile yüz kızartıcı olan eylemlerin hangileri olduğuna dair genel bir belirleme yapılmamış ise de; Anayasa'da ve bazı kanunlarda yüz kızartıcı suçlara ilişkin düzenlemeler yer almış olup, bu düzenlemelerin; 657 sayılı Kanun'un 125/E-g maddesinde yer alan "yüz kızartıcı" kavramının somutlaştırılmasında esas alınıp, belirlilik ve öngörülebilirliğin sağlanacağı sonucuna ulaşılmıştır.

Eylem tarihinde yürürlükte bulunan, yüz kızartıcı sayıldığından davacıya atfedilen bu eylemin sübut bulması halinde; 657 sayılı Kanun'un 125/E-g maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmesi, hukuksal denetimin de bu çerçevede yapılması gerekir.

Diğer yandan; disiplin hukuku; kurumun iç düzenini korumayı amaçlayan ve bunun için kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı fiillerine yönelik olarak uygulanacak yaptırımları ve bu yaptırımların uygulanmasındaki usul ve esasları düzenleyen bir alandır.

Mevzuatımızda, kamu hizmetini yürütenlerin; disiplin yaptırımını gerektiren, eylem, işlem ve davranışlarını ve verilecek disiplin cezalarını belirleyen farklı düzenlemeler bulunmakla birlikte; disiplin cezaları için yasal dayanak oluşturan eylem, işlem ve davranışın aynı zamanda cezai suç teşkil ettiği haller yönünden ayrıca düzenleme yapılarak, farklı bir ispat standardı veya oluşumsal unsurların belirtilmediği ve bu sürece ilişkin genel bir usul kanunu bulunmadığından, uygulamada ceza hukuku ilkelerine atıf yapıldığı; idari ve adli makamlarca yapılan değerlendirmelerin farklı sonuçlara ulaşabildiği görülmektedir.

Nitekim, AİHM; "... yasaklanan ve disipline aykırı olarak nitelendirilen ve aynı zamanda disiplin cezaları için yasal dayanak oluşturan eylem ve davranışlar, cezai suç teşkil etmektedir. Bununla birlikte, disiplin makamlarının bu gerekçelere dayanabilmesi için cezai bir hükmün gerekip gerekmediği hususunda herhangi bir bulgu mevcut değildir... bu yönde herhangi bir netliğin bulunmadığını dikkate alan AİHM, başvuranın davasında disiplin sorumluluğu ve cezai sorumluluk arasındaki çizgilerin, disiplin soruşturmasının en başından beri bulanık olduğunu" (AHİM- SEVEN / TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 60392/08);

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 131. maddesi uyarınca, suçlamalardan beraat etmenin, aynı olaylar nedeniyle disiplin cezasının uygulanmasına engel olamayacağı kuralı yönünden ise; "Danıştay kararında geçen “ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması hallerinin ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamayacağı” ifadesinin, bu hususların hiçbirini aydınlatmadığı ... ceza yargılamalarıyla eşzamanlı veya ceza yargılamalarının ardından yürütülen disiplin incelemelerinde üzerine atılı suç bulunan bir kişinin suçu yetkili bir mahkeme tarafından sabit bulununcaya kadar masum sayılma hakkının güvence altına alınması amacıyla izlenecek herhangi bir ilkeden" (AHİM KEMAL ÇOŞKUN/TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 45028/07) bahsetmediği görüşündedir.

Anayasa Mahkemesi ise; "adli ve idari makamların kendi görev sınırlarını aşarak kişiyi suçlu ilan etmesi veya bu bağlamda birtakım çıkarımlarda bulunması masumiyet karinesinin ihlaline yol açabileceği (Galip Şahin, B.

No: 2015/6075), idari makamlarca veya mahkemelerce salt bir kimsenin suç isnadı altında olduğunun ifade edilmesi masumiyet karinesini zedelemeyeceği, bu bakımdan kişinin suç isnadı altında olduğunun belirtilmesi ile hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmadığı hâlde onun mahkûm olduğunun kesin bir dille ifade edilmesi veya bu yönde kanaat oluşmasına yol açacak nitelikte açıklamalarda bulunulması arasındaki ayrıma özen gösterilmesi gerektiği,

... disiplin suçuna ve ceza yargılamasına konu eylemlerin aynı olduğu hâllerde disiplin soruşturmasıyla ilgili uyuşmazlıklara bakan idari mahkemelerin fiilin sübutuyla ilgili olarak ceza mahkemesinin ulaştığı kanaate saygı göstermesi ve bunu sorgulayacak ifadeler kullanmamasının beklendiği, aksi takdirde kişinin ceza mahkemesinde beraat etmiş olmasının bir anlamı kalmayacağını (Barış Baş, B.No 2016/14253) belirtmektedir.

Yukarıda aktarılan duruma göre, disipline aykırı olarak nitelendirilen ve aynı zamanda disiplin cezaları için yasal dayanak oluşturan eylem, işlem ve davranışların; cezai suç teşkil ettiği durumda, ceza yargılaması kanaatinin esas alınacağı açıktır. Türk Ceza Kanunu'nda açıkça tanımlanmış bir suçun yapılacak ceza yargılaması sonucunda işlendiğinin sabit görülüp, kişinin cezalandırılması halinde, eylemin işlendiğinden bahsetmek mümkün olacaktır.

Dosyada yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davalı idarece davacıya isnat edilen eylem nedeniyle, 6136 sayılı Yasa'ya aykırılık suçundan yürütülen kovuşturma sonucunda verilen karara ilşkin temyiz incelemesinin halen devam ettiği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla; adli yargıda süren dava sonucunda, davacının disiplin cezası verilmesine ilişkin fiili nedeniyle yüz kızartıcı ve utanç verici bir suçtan ceza alması halinde, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-g maddesi uyarınca disiplin cezası verilebileceği dikkate alındığında; bu süreçte verilecek kararın kesinleşmesinden sonra, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile ceza mahkemesi kararının birlikte değerlendirilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiğinden, temyize konu kararın, yukarıda açıklanan gerekçeyle bozulması gerektiği oyu ile gerekçe yönünden karara katılmıyorum.

Danıştay 2. Daire, E. 2022/2225, K. 2025/5497, 26 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Konusu
  4. Yargılama Süreci
  5. Temyiz Edenin İddiaları
  6. Karşı Tarafın Cevabı
  7. Düşüncesi
  8. Türk Milleti Adına
  9. İnceleme Ve Gerekçe
  10. Maddi Olay
  11. İlgili Mevzuat
  12. Hukuki Değerlendirme
  13. (X) Karşı Oy
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
2. Daire
Esas No
2022/2225
Karar No
2025/5497
Tarih
26 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 2. Daire E.2022/2226 K.2025/5590
  • Danıştay 12. Daire E.2022/2238 K.2025/5107
  • Danıştay 2. Daire E.2022/2268 K.2025/5052
  • Danıştay 2. Daire E.2022/2315 K.2025/5105
  • Danıştay 2. Daire E.2022/2328 K.2025/5541
  • Danıştay 8. Daire E.2022/2337 K.2025/8323

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.