KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2025/1826 E., 2025/4817 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2025
- Esas No
- 2025/1826
- Karar No
- 2025/4817
- Temyiz eden (davalı)
- ... Bakanlığı
- Vekili
- Hukuk Müşaviri ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
- Yargılama süreci
- —
- Dava Konusu İstem
- Dava; Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü emrinde daire başkanı olarak görev yapan davacı tarafından, Strateji Geliştirme Başkanlığı emrine tarım ve orman uzmanı olarak atanmasına dair 09/08/2021 tarihli işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal ve özlük hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Karar Metni
984 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : ...İdare Mahkemesinin... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu görevden alma işleminin herhangi bir disiplin soruşturmasına ya da idari teklife dayalı olmadığı, idarece davacının yetersizliğine ilişkin bir savın ileri sürülmediği, davacıyı görevden almayı zorunlu kılan herhangi bir idari zorunluluk bulunduğundan söz edilemeyeceği, dosyaya sunulan idareye ait savunma yazılarında da, dava konusu işlemin sadece idareye tanınan takdir yetkisi çerçevesinde tesis edildiğinin belirtildiği;
her ne kadar, idarelerin hangi personel ile çalışacağı ve personelini hangi görevde istihdam edeceği konusunda takdir yetkisi bulunmakta ise de, bu yetki sınırsız olmayıp kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlandırılmış ve bu yönüyle de yargı denetimine tabi bir yetki olduğu,
daire başkanı kadrosunun hiyerarşik olarak altında olan mühendis kadrosunda uzun yıllar çalışarak 2017 yılında geçmiş müktesebatına uygun bir birimde daire başkanı kadrosuna atanan, başka bir anlatımla kariyer ve liyakat ilkelerine uygun bir şekilde daire başkanı olarak atanmış olan davacının bu görevden alınmasını gerektirecek nitelikte herhangi bir somut neden de ileri sürülmediği, hukuken geçerli bir neden olmadan daire başkanlığından alınarak Tarım ve Orman Uzmanı kadrosuna atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hizmet gereklerine ve hukuka uyarlık görülmediği;
diğer taraftan, Mahkemenin 27/05/2022 günlü ara kararıyla davacının yerine atanan kişiye ilişkin bilgi ve belgelerin istenildiği, gelen ara karar cevabında davacının yerine M. E. T.'nin ...
Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... günlü, E:..., K:...sayılı kararının uygulanması nedeniyle atandığının belirtildiği, ancak davacı ile M.E.T. arasında halef selef ilişkisinin bulunmadığı, yani M.E.T.'nin görevden alınması üzerine davacının atanmadığı, yargı kararının uygulanmasının M.E.T.'nin alınması üzerine yerine atanan kişinin görevden alınması şeklinde uygulanabileceği anlaşıldığından,
dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka uyarlılık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük ve parasal hakların 08/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; Mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu ve kararın kaldırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından; 657 sayılı Kanun'un 76. maddesi ile idareye tanınan takdir yetkisi çerçevesinde kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek işlem tesis edildiği, davacının kazanılmış hak aylık derecesinin korunduğu, emsal yargı kararlarında daire başkanı ve üstü görevde bulunanların görevden alınmalarında idarelerin takdir yetkisinin vurgulandığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Dava dosyasının incelenmesinden; 2002 yılında Atatürk Üniversitesinde okutman olarak kamu görevine başlayan davacının, 2011 yılında Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığında mühendis, 2012 yılında Ankara Halk Sağlığı Müdürlüğünde mühendis, 2015 yılında Gümrük ve Ticaret Bakanlığında mühendis kadrosuna atandığı, 04/01/2017 tarihinde davalı idare bünyesinde bulunan Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğünde daire başkanı olarak göreve başladığı, burada görev yapmakta iken 09/08/2021 günlü dava konusu işlemle daire başkanlığı görevinden alınarak Strateji Geliştirme Başkanlığı emrine tarım ve orman uzmanı olarak atanması üzerine temyizen bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesinin 1. fıkrasında, "Kurumlar görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Yukarıda aktarılan mevzuat hükmü ile memurların atanmaları konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı açık olup, bu yetkinin ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin sebep ve amaç unsurları yönünden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği yerleşik yargı içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Davacının geçmiş hizmetleri incelendiğinde; mühendis olarak görev yapmakta iken, davalı idarece takdir yetkisi kapsamında daire başkanı kadrosuna 657 sayılı Kanun'un 76. maddesi uyarınca atandığı görülmekte olup, davalı idarenin atama konusunda sahip olduğu bu yetkinin davacıyı görevden alma konusunda da mevcut olduğu noktasında tereddüt bulunmamaktadır.
Bu bağlamda, dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, idarenin mevzuat uyarınca sahip olduğu takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullandığına dair herhangi bir bilgi ve/veya belgenin bulunmadığı, dava konusu işlemin, davacının geçmiş hizmetleri ve görevin niteliği göz önünde bulundurularak, hizmetin daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla, kamu yararı ile hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük ve parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine dair İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
Danıştay 2. Daire, E. 2025/1826, K. 2025/4817, 4 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama