İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /3. Daire

DANIŞTAY · 3. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 3. Daire E.1996/6969 K.1998/1709

DAVACI SİGORTA ACENTESİNİN NET AKTİF VERGİSİNİN HESAPLANMASINDA NET AKTİF DEĞERLERİNİN 1/2 SİNİN ESAS ALINMASI GEREKTİĞİ YOLUNDA İDDİASI BULUNDUĞUNDAN 7397 SAYILI SİGORTA MURAKEBE KANUNUNUN SİGORTA ŞİRKETİ VE SİGORTA ACENTELERİNİN TANIMI, KURULUŞ VE…

Esas1996/6969Karar1998/1709Tarih12 Mayıs 1998Okuma5 dk · 1.014 kelime

KÜNYE

3. Daire 1996/6969 E., 1998/1709 K.

Mercii
Danıştay
Karar tarihi
12 Mayıs 1998
Daire
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Karar Yılı
1998
Karar No
1709
Esas Yılı
1996
Esas No
6969
Karar Tarihi
12/05/998
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.014 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

DAVACI SİGORTA ACENTESİNİN NET AKTİF VERGİSİNİN HESAPLANMASINDA NET AKTİF DEĞERLERİNİN 1/2 SİNİN ESAS ALINMASI GEREKTİĞİ YOLUNDA İDDİASI BULUNDUĞUNDAN 7397 SAYILI SİGORTA MURAKEBE KANUNUNUN SİGORTA ŞİRKETİ VE SİGORTA ACENTELERİNİN TANIMI, KURULUŞ VE FAALİYETLERİ İLE HÜKÜMLERİ İLE 3986 SAYILI KANUNUN BU HUSUSA İLİŞKİN HÜKÜMLERİNİN BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLMESİ SURETİYLE BİR KARAR VERİLMESİ GEREKTİĞİ HK.

İhtirazi kayıtla verilen net aktif vergisi beyannamesi üzerinden davacı adına tahakkuk ettirilen net aktif vergisine karşı açılan davayı.

Anayasa Mahkemesinin 1995/32 sayılı kararı ile 3986 sayılı Kanunun gayrisafi hasılat üzerinden net aktif vergisi alınmasına ilişkin hükmünün Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiği, anılan yasanın net aktif vergisine ilişkin 5,6 ve 7. maddeleri ile Anayasa Mahkemesinin belirtilen kararının birlikte incelenmesi sonucunda, ihtirazi kayıtla verilen beyannameye göre net aktif vergisi tahakkuk ettirilmesinde yasaya aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle reddeden.

Altıncı Vergi Mahkemesinin … gün ve … sayılı kararının. 3986 sayılı Kanuna göre sigorta acentelerinde net aktif vergisinin hesabında net aktif değerlerin 1/2'sinin esas alınması, ayrıca borçların düşülmesi suretiyle hesaplama yapılması gerektiği ileri sürülerek bozulması istemidir.

3986 Sayılı Kanunun 5. maddesinin (b) bendinin 3. fıkrasında net aktiften maksadın Vergi Usul Kanununun 175 ve mükerrer 257. maddeleri uyarınca tespit edilen muhasebe standartlarına, tek düzen hesap planına ve mali tabloların çıkarılmasına ilişkin usul ve esaslara uygun olarak düzenlenmiş bilançonun aktifinde yer alan işletme varlıkları olduğu,

nazım hesaplarda gösterilen tutarların varlık addolunamayacağı, 6. maddesinin 1. fıkrasında net aktif vergisinin, bilanço esasına tabi olan mükelleflerin bilançolarının aktifinde yer alan varlıkların net değeri üzerinden hesaplanacağı, varlıkların net değerinin, Vergi Usul Kanununa göre değerlenmiş varlıkların değerinden, sadece aynı Kanuna göre ayrılmış amortisman ve karşılıkların indirilmesi sonucu bulunan değer olduğu,

aynı maddenin 3. fıkrasında ise, banka ve sigorta muameleleri vergisinin mükellefi olanlar ile özel finans kurumlarında ve dış ticaret sermaye şirketlerinde bu verginin bunların sadece net aktifleri üzerinden hesaplanacağı, bu hesaplamada bankaların, sigorta şirketlerinin ve özel finans kurumlarının net aktif değerlerinin 1/2'sinin esas alınacağı hükümlerine yer verilmiştir.

Dava konusu olayda, davacı şirket net aktif değerlerin hesaplanmasında net aktiften borçların indirilmesi gerektiğini iddia etmekte ise de 3986 sayılı Kanunda net aktif değerlerden borçların indirileceği yolunda bir hüküm bulunmadığından bu iddiada isabet görülmemiştir. Ancak, yükümlü şirket dava ve temyiz dilekçelerinde sigorta acentesi olarak acentelik sözleşmesiyle bağlı oldukları sigorta şirketi adına sözleşmede belirtilen hususlarda işlem yapmaya yetkili olduğunu, münhasıran sigortacılık alanında faaliyet gösterdiklerinden hukuken sigorta şirketlerinden bir farklarının olmadığını, bu bakımdan net aktif değerlerinin hesaplanmasında yukarıda sözü edilen madde hükmünde belirtilen 1/2 oranının esas alınması gerektiğini de iddia etmiştir.

Vergi mahkemesince davacı şirketin sadece Anayasa'ya aykırılık iddiasının incelendiği, sigorta acentelerinde net aktif vergisinin hesaplanmasında net aktif değerlerinin 1/2'sinin esas alınması gerektiği yolundaki iddiasının incelenmediği anlaşıldığından, 7397 sayılı Sigorta Murakebe Kanununun sigorta şirketi ve sigorta acentelerinin tanımı, kuruluş ve faaliyetleri ile ilgili hükümleri ve 3986 sayılı Kanunun bu hususa ilişkin hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi suretiyle davacının değinilen iddiasının da incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken yapılan tahakkukta yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen kararda hukuka uyarlık görülmemiştir.

Açıklanan nedenle temyiz isteminin kabulü ile … Altıncı Vergi Mahkemesinin … gün ve … sayılı kararının bozulmasına, karar verildi.

AYRIŞIKOYX

Uyuşmazlık, 3986 sayılı Kanunun 6.maddesinin son fıkrasında yer alan "Banka ve sigorta muameleleri vergisinin mükellefi olanlar ile özel finans kurumlarında ve dış ticaret sermaye şirketlerinde net aktif vergisinin, bunların sadece net aktifleri üzerinden hesaplanacağı, bu hesaplamada bankaların sigorta şirketlerinin ve özel finans kurumlarının net aktif değerlerinin 1/2'sinin esas alınacağı" yolundaki hükmün, sigorta acenteleri ve aracılık hizmetleri veren şirketler hakkında da uygulanıp uygulanamayacağına ilişkin bulunmaktadır.

Yukarıda sözü edilen 6.maddenin son fıkrasında, banka ve sigorta muameleleri vergisinin mükellefi olanlardan söz edilmiş ve net aktif vergisinin hesaplanmasında sigorta şirketlerinin net aktif değerlerinin 1/2'sinin esas alınacağı açıkça belirtilmiştir.

6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 28.maddesinin 1.fıkrasında banka ve sigorta şirketlerinin, 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanununa göre yaptıkları işlemler hariç olmak üzere, her ne şekilde olursa olsun yapmış oldukları bütün muameleler dolayısıyla kendi lehlerine her ne nam ile olursa olsun nakden veya hesaben aldıkları paraların banka ve sigorta muameleleri vergisine tabi olduğu hükme bağlanmıştır.

Gerek 3986 sayılı, gerekse 6802 sayılı Kanunlarda bankalardan ve sigorta şirketlerinden söz edilmekte, sigorta acentelerinden veya aracılık hizmetleri veren şirketlerden bahsedilmemektedir.

Öte yandan, 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanununun 1.maddesinin 2.fıkrasında (d) bendinde; sigorta şirketinin, Türkiye'de kurulmuş sigorta şirketleri ile yabancı ülkelerdeki sigorta şirketlerinin Türkiye'deki şubelerini ifade ettiği, 2.maddesinde, Türkiye'de bir sigorta veya reasürans şirketinin kurulmasının, yabancı ülkelerde kurulmuş bir sigorta veya reasürans şirketinin Türkiye'de faaliyette bulunmasının Bakanlığın iznine tabi olduğu,

Türkiye' de kurulacak sigorta veya reasürans şirketlerinin, münhasıran sigortacılık veya reasürans işleri yapmak üzere anonim ortaklık şeklinde kurulmaları gerektiği hükme bağlanmış, 9.maddesinde ise, her ne ad altında olursa olsun sigorta şirketine tabi bir sıfatı olmaksızın bir sözleşmeye dayanarak, belli bir yer veya bölge içinde daimi bir surette Türkiye'deki sigorta şirketlerinin sigorta sözleşmelerine aracılık eden veya bunları sigorta şirketi adına yapan gerçek veya tüzel kişilere sigorta acentesi denildiği, sigorta sözleşmesi yapma ve prim tahsil etme yetkilerinin sigorta şirketine ait olduğu,

bu yetkilerin acentelik sözleşmesinde belirtilmek kaydıyla sigorta acentelerine devredilebileceği, tali acentelere sözleşme yapma ve prim tahsil etme yetkilerinin verilemeyeceği, sözleşme yapmaya ve prim tahsiline yetkili sigorta acentelerinin, acentelik dışında başka bir ticari faaliyetle uğraşamayacakları belirtilmiştir.

Bütün bu hükümlerden, sigorta acentelerinin, Bakanlığın izni ile kurulabilen sigorta şirketleriyle aynı hukuki anlam ve kapsam içerisinde değerlendirilmesi mümkün olmayan gerçek veya tüzel kişiler olduğu, sözleşme yapmaya ve prim tahsiline yetkili sigorta acentelerinin, acentelik dışında başka bir ticari faaliyetle uğraşamamalarının, münhasıran sigorta alanında faaliyet göstermelerinin ; bunların 3986, 6802 ve 7397 sayılı Kanunların öngördüğü anlamda sigorta şirketi sayılmalarını gerektirmeyeceği sonucuna ulaşılmaktadır.

Nitekim, yükümlü şirket ihtirazi kayıtla verdiği dilekçesinde, kendisinin sigorta şirketi olduğundan ve net aktif değerlerinin 1/2 sinin vergilemeye esas alınması gerektiğinden söz etmemiş, sadece vergilendirilecek net aktiften borçların düşülmesi gerektiğini ve 3986 sayılı Kanunun Anayasanın 10. ve 73.maddelerine aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

SONUÇ / HÜKÜM

Böyle olunca, vergi mahkemesince; net aktif vergisinin Anayasaya aykırılığı iddiasının Anayasa Mahkemesi kararıyla incelendiği ve gayrisafi hasılat esasına ilişkin bölümünün iptaline karar verilmiş olması karşısında 3986 sayılı Kanununda tanımı yapılan net aktif üzerinden ihtirazi kayıtla verilen beyannameye göre tarh olunan net aktif vergisinde yasal isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamaktadır Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddi ile mahkeme kararının onanması gerekeceği görüşüyle karara katılmıyoruz.

Danıştay 3. Daire, E. 1996/6969, K. 1998/1709, 12 Mayıs 1998 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
3. Daire
Esas No
1996/6969
Karar No
1998/1709
Tarih
12 Mayıs 1998

İlgili Kararlar

  • Danıştay 3. Daire E.1996/7055 K.1998/1485
  • Danıştay 10. Daire E.1996/7918 K.1998/1853
  • Danıştay 10. Daire E.1996/8578 K.1998/1734
  • Danıştay 10. Daire E.1996/9113 K.1998/2308
  • Danıştay 10. Daire E.1996/9554 K.1998/1981
  • Danıştay 10. Daire E.1996/10146 K.1998/2344

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.