KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2020/635 E., 2022/3094 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2022
- Esas No
- 2020/635
- Karar No
- 2022/3094
- Temyiz eden (davacı)
- ... Deri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
- Eski Unvanı
- ... Deri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- Karşı taraf (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
671 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacının 2012 yılı ile 2013 yılının Ocak ila Mart dönemlerine ilişkin indirimli orana tabi işlemleri nedeniyle yüklendiği katma değer vergisinin vergi borçlarına mahsuben iadesi talebinin yapılan inceleme neticesinde düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca reddine dair işlemin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının indirimli orana tabii işlemlerinden kaynaklanan 2012 yılı ve 2013 yılının Ocak ila Mart hesap dönemlerine ilişkin katma değer vergisi iadesi talebi üzerine ilgili dönem hesap ve işlemlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen ... tarih ve ...
Sayılı Vergi İnceleme Raporunda, 2012 yılı iade hesaplama tablosunda toplam yüklenilen katma değer vergisi 548.203.86-TL olmasına rağmen 2013 yılı Mayıs katma değer vergisi beyannamesi ile beyan ettiği 2012 yılına ilişkin indirimli orana tabi işlemlerine ait yüklenilen katma değer vergisi tutarının 554.479,53-TL olarak beyan edildiği ve bu tutarın tamamının mahsuben iadesinin talep edildiği,
davacı şirket temsilcisine 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 29. maddesi ile 119 Seri No'lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği'nin ilgili hükümleri okunup 2012 yılında yıllık bazda indirimli orana tabi satışlarla ilgili düzenledikleri faturalara ilişkin katma değer vergisinin, ilgili dönemlerde beyan ettikleri bu satışlara ilişkin yüklendikleri katma değer vergisinden yüksek tutarda oldukları hatırlatılarak iade talep ettikleri tutarları nasıl belirledikleri,
2013 yılının Mayıs dönemine ait katma değer vergisi beyanında yer alan yüklenilen vergi tutarı ile iade hesaplama tablosunda yer alan tutarın niçin farklı olduğu sorusuna davacı kurum temsilcisi tarafından, katma değer vergisi beyannamelerinde yüklenilen vergileri sehven hesaplanan vergiden çıkarmadan, iade edilecek katma değer vergisi olarak beyan ettikleri, vergi dairesine sundukları 2012 yılı iade hesaplama tablosunda da sehven iade tutarının yanlış hesaplandığı şeklinde cevap verildiği,
aynı şekilde 2013 yılının Ocak ila Mart döneminde hesaplanan katma değer vergisi 185.581,92-TL ancak yüklenilen katma değer vergisinin ise 131.274,97-TL olduğu tespitlerine yer verildiğinin anlaşıldığı olayda, indirimli orana tabi teslimler nedeni ile hesaplanan vergi tutarının 599.372,94-TL olduğu,
yüklenilen verginin ise 2013 yılının Mayıs dönemine ait beyannamede 554.479.53 TL, iade hesaplama tablosuna göre ise 548.203,86 TL olduğu dolayısı ile davacı şirketin 2012 ve 2013 yılının Ocak ila Mart dönemine ilişkin olarak indirimli orana tabi teslimlerine ait yüklendiği ancak indirim yoluyla gideremediği katma değer vergisi iade alacağı bulunmadığı sonucuna varılarak dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Eksik incelemeye dayalı karar verildiği, kararın gerekçesinin yetersiz olduğu, sonraki döneme devredilen katma değer vergileri nedeniyle açılan davalarda lehine verilen kararların dikkate alınmadığı, ... ve ... nolu raporların kendisine tebliğ edilmediği, kanunla getirilen mahsup ve iade hakkının vergi inceleme elemanının kanaatinden yola çıkılarak düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak reddinde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2020/635, K. 2022/3094, 12 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama