KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2021/249 E., 2024/2993 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2024
- Esas No
- 2021/249
- Karar No
- 2024/2993
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- .... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
549 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, 2013 yılına ait gelir vergisinden oluşan oluşan kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının 2013 yılında 12 adet dairenin satışından elde ettiği kazancın değer artış kazancı olarak ihtirazi kayıtlı olarak beyan etmesi sonucu tahakkuk eden gelir vergisine karşı açılan dava, ... Vergi Mahkemesi ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bozma kararına uyularak reddedildiğinden söz konusu kamu alacağının takibinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Arsanın 21/04/2004 tarihinde satın alma yoluyla iktisap edildiği ve 4 yıl 2 ay sonra kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığı, Gelir Vergisi Kanunu'nun geçici 71. maddesine göre 01/01/2007 tarihinden önce iktisap edilen taşınmazlarda 4 yıllık sürenin esas alınması gerektiği, tapuya tescil edilmeyen kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin yeni bir edinim olarak kabul edilemeyeceği, aynı Kanun'un mükerrer 80. maddesine göre servetin nitelik değiştirdiği, vergiyi doğuran tek bir olay için hem ticari kazanç, hem de değer artış kazancı olarak tarhiyat yapılmasının vergileme ilkelerine açık aykırılık oluşturduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'NİN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Dava konusu ödeme emri içeriğinin, davacının 2013 yılında 12 adet dairenin satışından elde edilen kazancın değer artış kazancı olarak ihtirazi kayıtlı olarak beyan edilmesi sonucu tahakkuk eden gelir vergisine ilişkin olduğu, öte yandan, değinilen taşınmazların satışlarından elde edilen kazancın ticari kazanç olarak vergilendirilmesi gerektiği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporlarına istinaden davacı adına aynı yıla ilişkin tarhiyat yapıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 7601 sayılı Kanunla değişik 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait vergi davalarına bakan vergi mahkemesi nezdinde dava açılabileceği hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bu durumda, aynı taşınmazlara ilişkin hem değer artış kazancı nedeniyle gelir vergisi tahakkuk ettirildiği hem de ticari kazanç üzerinden gelir vergisi tarhiyatı yapıldığı dikkate alındığında, dava konusu ödeme emri içeriği kamu alacağının mükerrer hale geldiği ve bu durumun 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesinde yer alan "borcum yoktur" iddiası kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden Vergi Mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın reddine ilişkin karara yöneltilen istinaf başvurusunun reddi yolundaki Vergi Dava Dairesinin kararının bozulması gerekmiştir.
(X)-KARŞI OY
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar Vergi Vergi Dava Dairesi kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.
Danıştay 3. Daire, E. 2021/249, K. 2024/2993, 16 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama