KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2021/2822 E., 2023/1816 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2023
- Esas No
- 2021/2822
- Karar No
- 2023/1816
- Temyiz eden (davacı)
- … İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusunu, Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararı uyarınca yeniden inceleyen … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:..., K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
687 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, ihtirazi kayıtla verilen düzeltme beyannameleri üzerine 2016 yılının Haziran, Eylül ve Kasım dönemleri için tahakkuk eden katma değer vergisi ve hesaplanan gecikme faizi ile kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu tahakkuklar ve kesilen vergi ziyaı cezaları her ne kadar davacının beyanından kaynaklı ise de kanunda öngörülen zaman ve zorunluluk dışında, mükelleften yeniden beyanname vermesini isteme gibi bir uygulama vergi mevzuatında yer almadığından, kanunun öngördüğü anlamda bir beyandan söz edilemeyeceği, dolayısıyla, idarenin kamu gücüne dayanarak, davacıdan yeniden beyanname vermesini istemesi ve verilen beyanname üzerinden tahakkuk yapılması ve vergi ziyaı cezası kesilmesinin, irade beyanını sakatlayıcı durumların oluşmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle tahakkuk eden katma değer vergisi ve hesaplanan gecikme faizi ile kesilen vergi ziyaı cezası kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İhtirazi kaydın konusunu oluşturan faturaları düzenleyen FTS Film Reklam Organizasyon İnşaat Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkındaki vergi tekniği raporunda yer alan saptamalardan, tanzim ettiği faturaların gerçeği yansıtmadığı sonucuna ulaşıldığından tahakkuk eden vergi, hesaplanan gecikme faizi ve kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Beyannamelerin idarenin baskısıyla verildiği, vergi incelemesi yapılmadığından ve varsayıma dayanıldığından tahakkuk eden katma değer vergisi, kesilen vergi ziyaı cezası ve hesaplanan gecikme faizinde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X)-KARŞI OY
2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 23. maddesinde, Danıştayın temyiz mercii olarak görevinin, bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması şeklinde ortaya çıkan hukuka aykırılıkların denetimini yapmakla sınırlı olduğu kurala bağlanmıştır.
İdari işlemlerin yargısal denetiminin hukuka uygunluk denetimi ile sınırlı olması karşısında bu denetimin maddi olayı da kapsadığının kabulü gerekir. Şöyle ki idari davaya konu işlemler, dayandığı, düzenlediği olaydan soyutlanmış olarak yargılamaya konu edilemez. Birçok idari uyuşmazlıkta maddi olanla hukuki olan arasında bir ayrım yapmak mümkün olmayabilir.
İdari davalarda inceleme konusu olan hukuki işlem niteliğindeki bir idari işlemdir. Hukuki işlemin incelenmesi, işlemin dayanağı durumunda bulunan maddi olaydan bağımsız bir inceleme değildir.
Adli yargıda maddi olay incelemesi yapılırken nasıl ki olayın subuta erip ermediği incelenerek bir sonuca ulaşılıyor ise idari yargıda da idarelerce tesis edilen işlemlerin dayanağını teşkil eden maddi olayın irdelenerek sonuca ulaşılması esastır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinde, sahte belge "gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge" olarak tanımlanmaktadır.
Davacı adına, ihtirazi kayıtla verilen düzeltme beyannameleri üzerine 2016 yılının Haziran, Eylül ve Kasım dönemleri için tahakkuk eden katma değer vergisi ve hesaplanan gecikme faizi ile kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle açılan davayı sonuçlandıran Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesi kararına yöneltilen temyiz istemi hakkında, davacının faturalarını kayıtlarına aldığı şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitler değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyoruz.
Danıştay 3. Daire, E. 2021/2822, K. 2023/1816, 16 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama