KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/270 E., 2022/3619 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2022
- Esas No
- 2022/270
- Karar No
- 2022/3619
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Sağlık Hizmetleri Eğitim Araştırma ve Tıbbi Cihazlar İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. …
- Müdahil (davacı yanında)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
564 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Özel hastane işleten davacı adına, hastanede sağlık hizmeti sunan hekimlerin serbest meslek faaliyeti kapsamında değil hastane ile aralarındaki işçi-işveren ilişkisi içerisinde hizmet verdiği, dolayısıyla doktorlara ödenen bedellerin ücret olduğu ve bu bedeller üzerinden tevkifatta bulunulması gerektiği yolunda saptamalara yer veren vergi inceleme raporu uyarınca 2014 yılının Ocak ila Aralık dönemleri için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı hastane ile doktorlar arasında mevcut Gelir Paylaşımı Esaslı Sözleşme'de, her ne kadar tıp mesleğinin gereği olarak hekimlere bir kısım serbestlik tanınması zaruri olmakla birlikte, çalışma saatlerinin objektif olarak düzenlenmediği, mesai mefhumunun bulunmadığı, sunulan sağlık hizmetinden dolayı sorumluluğun bizzat hekime ait olduğu, ücret ödemeye ilişkin taahhüde değil gelir paylaşımı esasına yer verildiği, hastanenin de doktorlara karşı birçok yükümlülük altına girdiği,
ayrıca, hastanede hizmet veren doktorların farklı kurumlara da hekimlik hizmeti vermesini sınırlayan bir hükmün yer almadığı dolayısıyla iş sözleşmesine esas niteliğini veren bağımlılık unsuru bulunmadığından doktorlar ile hastane arasında işçi-işveren ilişkisi olmadığı, hastanede çalışan doktorların serbest meslek faaliyetinde bulundukları sonucuna varıldığından, doktorların hastaneye kesmiş oldukları serbest meslek makbuzu karşılığı ödenen tutarlar ücret kabul edilerek bu ödemeler üzerinden tevkifat yapılmaması nedeniyle salınan vergi ve kesilen cezalarda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu tarhiyat kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Tarhiyatın dayanağı vergi inceleme raporundaki tespitlerden davacı hastane ile hekimler arasında bir işçi-işveren ilişkisi bulunduğunun ve doktorlarca sunulan hizmetin serbest meslek faaliyeti kapsamında olmadığının anlaşıldığı, dolayısıyla hekimlere yapılan ücret niteliğindeki ödemelerden tevkifat yapılmaması nedeniyle salınan vergi ve kesilen cezada hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Hastaneleri hakkında Sosyal Güvenlik Kurumunca yapılan inceleme sonucunda doktorlarla hastane arasında bir hizmet sözleşmesinin bulunmadığı sonucuna varıldığı, hastane ile serbest meslek erbabı hekimler arasında gelir paylaşımı esaslı bir sözleşme yapıldığı, mesleki sorumluluğun doktorlara ait olduğu, İş Kanunu kapsamında işçi-işveren ilişkisi bulunmadığı, doktorlara meslek makbuzu karşılığı ödeme yapıldığı, herhangi bir vergi kaybının doğmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2022/270, K. 2022/3619, 6 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama