KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/490 E., 2024/747 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire 2- (Davacı) …
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2024
- Esas No
- 2022/490
- Karar No
- 2024/747
- Temyiz edenler
- 1- (DAVALI) … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
- Vekili
- Av. …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
562 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, şahsi vergi borçları ile kanuni temsilci olduğu … Petrol Ürünleri Nakliyat ve Turizm Limited Şirketi'nin muhtelif borçlarının tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emrinin 1. satırında yer alan kamu alacağının, davacının bir dönem kanuni temsilcisi olduğu ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi uyarınca 05/02/2014 tarihinde ticaret sicilinden kaydı re'sen silinen.
Petrol Ürünleri Nakliyat ve Turizm Limited Şirketi adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davanın reddi üzerine 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca davacıdan aranılan haksız çıkma zammına ilişkin olduğu, söz konusu zamma ilişkin olarak davacı adına düzenlenen (2) nolu ihbarnameye karşı açılan davada ...
Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda, haksız çıkma zammının doğduğu dönemde kanuni temsilci olmayan davacıya atfedilecek bir kusur olmadığına hükmedildiğinden dayanağı kalmayan dava konusu ödeme emrinin 1. satırında yer alan kamu alacağında hukuka uyarlık görülmediği,
davacının 2018 yılında elde ettiği gayrimenkul sermaye iradından kaynaklanan ve beyan üzerine tahakkuk eden gelir vergisine ilişkin 2. taksidinin vadesinde ödenmemesi üzerine düzenlenen ödeme emrinin 2. satırında yer alan kumu alacağında ise hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emri 1. satırında yer alan kamu alacağına ilişkin kısmı yönünden iptal edilmiş, 2. satırında yer alan kamu alacağına ilişkin kısmı yönünden ise dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, dava konusu kamu alacağının davacının kanuni temsilci olduğu döneme ilişkin vergi ve cezalardan kaynaklandığı, asıl borçlu şirketin ticaret sicil kaydının silinmesi nedeniyle ilgili dönemde kanuni temsilci olan davacıdan aranılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davacı tarafından, ödeme emrinin 2. sırasında yer alan kamu alacağının davacının 2018 yılında elde ettiği gayrimenkul sermaye iradından kaynaklanan ve beyan üzerine tahakkuk eden gelir vergisine ilişkin olduğu sehven bu kısma ilişkin dava açıldığı, borcun mahkeme kararı tebliğ edilmeden ödendiğinden yargılama giderlerinin davalı idareye yükletilmesi gerektiği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI
Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2022/490, K. 2024/747, 20 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama