KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/4919 E., 2024/4865 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2024
- Esas No
- 2023/4919
- Karar No
- 2024/4865
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/ ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Otomotiv ve Sanayi Ticaret Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ...sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
875 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, çalışanlarının hesabına, araç alımı yapan müşterileri yönlendirmeleri karşılığında anlaşmalı finansman şirketleri tarafından çalışanların hesabına prim adı altında yatan tutarın davacı şirket tarafından finansman şirketine verilen hizmet karşılığı olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek bu kazancın defterlere kaydedilmediği,
katma değer vergisi beyanlarına dahil edilmediği ve fatura düzenlenmediği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca 2017 yılının Şubat, Mart, Temmuz, Ekim ve Aralık dönemleri için re'sen salınan katma değer vergileri ile tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezaları ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Olayda, davacı şirket tarafından çalışanlarına yaptıkları iş karşılığında yapılan bir ödeme bulunmadığı, finansman şirketleri tarafından davacı şirket çalışanlarının hesabına yapılan ödemelerin davacı şirketin kazancı olduğunun kabulüne olanak bulunmadığı ve bu ödemelerin Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 1. maddesi kapsamında verilen hizmet karşılığı olduğu hususu davalı idarece ortaya konulamadığından, uyuşmazlık konusu cezalı vergilerde ve özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ve özel usulsüzlük cezası kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Finansman şirketlerinin almış olduğu müşteri temin etme hizmetine karşılık prim adı altında yapmış olduğu ödemelerin davacı şirket yerine doğrudan çalışanlara ödenmesinin söz konusu ödemelerin davacı şirket tarafından verilen müşteri temin etme hizmetinin karşılığı olduğu gerçeğini değiştirmeyeceği, zira çalışanların davacı şirkete iş sözleşmesi ile bağlı olduğu,
şubesiz olarak faaliyet gösteren finansman şirketlerinin bayi satış personeli olmaksızın müşterilerine kredi hizmeti veremeyecekleri, personelin de davacı şirkete bağlı olmaksızın finansman şirketine hizmet veremeyeceği, davacı şirket personelinin müşteri temin etme hizmeti karşılığında elde ettiği kazancı için fatura düzenlemediği, bu kazancını katma değer vergisi beyanlarına dahil etmediği sabit olduğundan uyuşmazlık konusu cezalı vergilerde ve özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek aksi yönde verilen kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X)-KARŞI OY
Davacı şirket adına, çalışanları tarafından, araç alımı yapan müşterilerini anlaşmalı finansman şirketlerine yönlendirmek karşılığında sözü edilen şirketler tarafından çalışanların hesabına prim adı altında yatan tutarın davacı şirket tarafından finansman şirketine verilen hizmet karşılığı olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek bu kazancın defterlere kaydedilmediği,
katma değer vergisi beyanlarına dahil edilmediği ve fatura düzenlenmediği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca re'sen salınan vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle açılan davanın kabulü yolunda verilen karara yöneltilen istinaf istemini reddeden Vergi Dava Dairesi kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu hükme bağlanmıştır.
Esas görevi işverenin emir ve talimatları doğrultusunda bayilerin araç satışlarını yapmak ve arttırmak olan bayi çalışanlarının, müşterileri kredi kullanabileceği bir bankaya veya finasman şirketine yönlendirme görevinin de bulunduğu açıktır.
Bu görev, bayi satışlarını sağlama ve artırma amacına yönelik olup banka veya finans kuruluşuna yönlendirilen müşterinin araç kredisi kullanması halinde banka veya finans kuruluşu da kazanç elde etmekte ise de bu ticari ilişkide müşteriyi bankaya yönlendirme görevi de olan satış temsilcisinin işvereni sıfatını bayi taşımaya devam etmektedir.
Verilen bu hizmet karşılığında banka veya finans kuruluşu tarafından satış temsilcisi olan davacı şirketin personeline yapılan ödemeler diğer hizmetlerden ayrı sayılamaz. Dolayısıyla davacı şirket tarafından banka ve finans kuruluşlarına, çalışanları vasıtasıyla verilen müşteri temin etmek şeklinde gerçekleşen hizmet sunumunun 3065 sayılı Kanun'un 1. maddesi kapsamında katma değer vergisine tabi ticari bir faaliyet olarak kabulü gerekmektedir.
Bu durumda, bu faaliyet karşılığında çalışanlarına veya şirket ortaklarına çeşitli adlar altında yapılan ödemeler ve sağlanan menfaatler için fatura düzenlemediği ve yasal defter ve kayıtlarına intikal ettirmediği tespit edilen davacı şirket adına re'sen salınan vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinde ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bu nedenle, davanın reddi gerekirken, aksi yönde verilen karara yöneltilen istinaf istemini reddeden Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle karara katılmıyoruz.
Danıştay 3. Daire, E. 2023/4919, K. 2024/4865, 25 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama