KÜNYE
4. Daire 1988/1810 E., 1989/1681 K.
- Mercii
- Danıştay
- Karar tarihi
- 12 Nisan 1989
- Daire
- DÖRDÜNCÜ DAİRE
- Karar Yılı
- 1989
- Karar No
- 1681
- Esas Yılı
- 1988
- Esas No
- 1810
- Karar Tarihi
- 12/04/989
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma
ANA KURUMUN, KURUMLAR VERGİSİ MÜKELLEFİ OLAN ORTAKLARINA DAĞITTIĞI KARLAR ÜZERİNDEN YAPTIĞI % 5 ORANINDAKİ TEVKİFATA AİT MUHTASAR BEYANNAMEYİ VERDİKTEN, GELİR (STOPAJ) VERGİSİNİ ÖDEDİKTEN SONRA, TAHAKKUKUN YASAL OLMADIĞINDAN BAHİSLE DAVA AÇAMAYACAĞI, DAVA AÇMA HAKKININ FAZLA KESİNTİ YAPILMASI NEDENİYLE MAL VARLIĞINDA EKSİLME MEYDANA GELEN ORTAK KURUMA AİT OLDUĞU HK.<
Uyuşmazlık, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun vergi tevkifatını düzenleyen 2772 sayılı Kanunla değişik 94/8.maddesi uyarınca, ana Kurumun,kurumlar vergisi mükellefi olan ortaklarına dağıttığı karlar üzerinden aynı Kanunun 105/6.maddesi uyarınca % 5 oranında tevkifat yaparak, buna ilişkin muhtasar beyannameyi vermesi ve tahakkuk eden gelir (stopaj) vergisini ödemesinden sonra, tahakkukun yasal olmadığı iddiasıyla red ve iadesi istemiyle açtığı davanın Vergi Mahkemesince reddedilmesine ilişkin bulunmaktadır.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun Mükellef ve Vergi sorumlusuna ilişkin hususları düzenleyen 8.maddesinde, vergi sorumlusu, verginin ödenmesi bakımından, alacaklı vergi dairesine karşı muhatap olan kişi olarak tanımlanmıştır. Olayda, verginin tevkifi ve ödenmesi bakımından alacaklı vergi dairesine karşı muhatap olan davacı ana kurum olup, vergiyi tevkif edip, vergi dairesine yatırmakla görevi sona ermektedir.
Hatalı kesilen vergi, iştirak kazancı elde eden ortak kurumların mal varlığı ile ilgili hak durumuna görmektedir. Bu durum karşısında vergi kesintisinin hatalı yapıldığı belirtilerek dava açma hakkı, vergi ile ilgisi kalmamış, görevi sona ermiş, olan sorumluya değil, fazla kesinti yapılması nedeniyle mal varlığı eksilmeye uğramış olan kişiye, yani ortak kurumlara ait bulunmaktadır.
Davanın bu sebeple reddedilmesi gerekirken, esastan reddi yolundaki Mahkeme kararı, yukarıda açıklanan nedenlerle sonucu itibariyle yerinde bulunmaktadır.
Danıştay 4. Daire, E. 1988/1810, K. 1989/1681, 12 Nisan 1989 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama