KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/12493 E., 2021/1829 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 25 Mart 2021
- Esas No
- 2016/12493
- Karar No
- 2021/1829
- Temyiz eden (davacı)
- … Gıda ve Dayanıklı Tüketim Maddeleri Turizm İnşaat Taahhüt Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
532 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte fatura kullandığı ve defter ve belgelerini ibraz etmediğinden bahisle re'sen tarh edilen 2011/1 ila 10 dönemi üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacı şirket adına yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyize konu kararın, davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmek üzere bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 8. maddesinde mükellef, vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu terettübeden gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanmıştır.
Öte yandan Türk Medeni Kanunu'nda, başlıbaşına bir varlığı olmak üzere örgütlenmiş kişi toplulukları ve belli bir amaca özgülenmiş olan bağımsız mal topluluklarının kendileri ile ilgili özel hükümler uyarınca tüzel kişilik kazanacakları; tüzel kişilerin, cins, yaş, hısımlık gibi yaradılış gereği insana özgü niteliklere bağlı olanlar dışındaki bütün haklara ve borçlara ehil olacakları; kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanacakları hükme bağlanmıştır.
Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre ticaret şirketleri ticaret siciline tescil ve ilan ile tüzel kişilik kazanmakta, ana sözleşmelerinde yazılı işletme konularında haklara ve borçlara sahip olmakta, organları tarafından temsil edilmekte, şirketin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde bu durumun ticaret sicilinde tescil ve ilan edilmesiyle tüzel kişilikleri de sona ermektedir.
Bu düzenlemelere göre, sermaye şirketinin borçlu kılınabilmesi tüzel kişiliğini kaybetmemiş olmasına bağlıdır. Tasfiyesi tamamlanarak bu husus ticaret siciline tescil edilmekle tüzel kişiliği sona eren şirketin haklara sahip olması ve borçlu kılınması mümkün bulunmadığından, esasen adına tarhiyat yapılmasının hiç bir hukuksal sonuç doğurmayacağı gibi kanuni organları aracılığıyla temsil edilebilen şirketin tüzel kişiliğinin sona ermesi, organların bu sıfatının da sona ermesine yol açacağından, yargı yerlerinde temsil edilmesi de olanaksızlaşır.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacı şirketin Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi uyarınca 23/01/2014 tarihinde ticaret sicilinden re'sen silindiği hususunun 28/01/2014 tarihinde ilan edildiği, adına düzenlenerek 04/05/2015 tarihinde tebliğ edilen vergi/ceza ihbarnamelerine konu vergi ve cezaların iptali istemiyle davacı şirket tarafından 01/06/2015 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda; hiçbir hukuksal sonuç doğurmayan işlemlerin idari davalara konu edilmesi olanaksız olup, idari davaya konu edilemeyecek bir işlemin hukuka uygunluğu da incelenemeyeceğinden, davanın ehliyet yönünden reddi gerekirken, işin esasının incelenmesi suretiyle verilen Mahkeme kararında isabet bulunmamaktadır.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/12493, K. 2021/1829, 25 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama