KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/17526 E., 2020/5966 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2020
- Esas No
- 2016/17526
- Karar No
- 2020/5966
- Temyiz eden (davacı)
- … Tekstil Sanayi ve Ticaret
Karar Metni
537 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Limited Şirketi VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU
… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı adına, belgesiz mal alış satışları olduğundan bahisle tekerrür hükümleri uygulanarak vergi ziyaı cezalı olarak re'sen tarh edilen 2012/10 ve 11. dönemi katma değer vergisininin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; cezalı tarhiyatların dayanağı olan davacı hakkındaki vergi inceleme raporu ile inceleme raporunun atıf yaptığı. Tekstil San.Tic. A.Ş. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunun birlikte incelenmesinden; davacının. Tekstil San.Tic.
A.Ş.'den belgesiz iplik alışları olduğu ve iplik alışlarından iadeler ile fiyat farkı hasılatları için de belge düzenlenmediğinin bizzat anılan şirket yetkilisinin beyanı ile sabit olduğu, davacıya belgesiz mal satıldığının satıcı firma yetkilisi tarafından ikrar edildiği, davacı tarafından da bunun aksini gösterir bir ispatın ileri sürülmediği, belgesiz alındığı kabul edilen iplikler için, davacının defter ve belgelerindeki verilere göre bulunan %2 kârlılık oranı dikkate alınarak maliyete ulaşıldığı ve davacının belgesiz iplik satış hasılatının bulunduğu,
dolayısıyla davacının belgesiz aldığı malı yine belgesiz olarak sattığı anlaşıldığından davacı adına re'sen yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarında hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan Mahkemece E:… sayılı dava dosyasında yapılan 16/03/2016 tarihli ara kararla tekerrürün dayanağı bilgi ve belgelerin onaylı birer örneklerinin istenilmesi üzerine gönderilen belgelerden, 2010/2. dönem KDV beyannamesinin verilmemesi nedeniyle kesilen ve 29/03/2010 tarihinde tebliğ edilerek 01/04/2010 tarihinde ödenen vergi ziyaı cezasının dayanak olduğunun anlaşıldığından,
dayanak fiilin 2010 yılında kesinleşmesinden sonra işlenen dava konusu ceza için tekerrür hükümlerinin tatbikinin hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının bir kısım emtiayı belgesiz aldığı belirtilerek, defter ve belgeleri incelenerek, Ba-Bs analizi yapılıp gerekli ve yeterli araştırma yapılmaksızın, belgesiz alındıysa belgesiz olarak satılmış olduğu varsayımı ile davacı adına yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığından davanın reddine dair mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/17526, K. 2020/5966, 22 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama