KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2018/1656 E., 2022/1656 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 17 Mart 2022
- Esas No
- 2018/1656
- Karar No
- 2022/1656
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Tekstil boya Apre Örme Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
635 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda.
Mahkemelerinin 12/06/2017 tarihli ara kararı ile davacı şirket hakkında başlatılan vergi incelemesinin sonuçlanıp sonuçlanmadığı, mahsup talebine davalı idarece cevap verilmiş olup olmadığı, yapılan vergi incelemesi sonucuna göre mahsup talebinin gerçekleştirilip gercekleştirilmeyeceği hususunda alınmış bir karar bulunup bulunmadığı hususlarının sorulduğu, davalı idarece 04/07/2017 tarihli dilekçe ile mahkemelerine verilmiş olan cevapta; davacı şirket hakkındaki incelemenin henüz sonuçlanmadığı,
2016/3 dönemi geçici vergi mahsup talebi ile doğrudan ilgili olmasa da genel bir ifadeyle davalı idarenin … tarih ve … sayılı yazısı ile 2014-2015-2016 dönemleri KDV iade alacaklarının incelemeye sevk edildiğinin ve inceleme henüz sonuçlanmadığıdan mahsup taleplerinin yerine getirilip getirilmeyeceğinin inceleme sonucuna göre değerlendirileceğinin bildirildiği,
davacının ihracattan doğan katma değer vergisi nedeniyle 3065 sayılı Kanun hükümlerine göre iade-mahsup talebinde bulunabileceği dikkate alındığında, davalı idarenin söz konusu hakkın kazanılmadığına dair ihracatın gerçekleşmediği yönünde herhangi bir tespiti olmadan ve mahsup talebi hakkında incelemeye sevk işlemi neticelendirilmeden mahsup talep edilen vergi borçlarına ilişkin ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Yapılan işlemin hukuka uygun olduğu, aksi yönde verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün (olay tarihinde yürürlükte olan halinde 7 gün) içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hususlarında itiraz edebileceği düzenlemelerine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının yaptığı başvurular ile 2016/3 dönemi geçici vergi borçlarının mahsubunu talep ettiği, 2016/3 dönemi geçici vergisi mahsup talebi ile doğrudan ilgili olmasa da genel bir ifadeyle davalı idarenin … tarih ve … sayılı yazısı ile 2014-2015-2016 dönemleri KDV iade alacaklarının incelemeye sevk edildiğinin bildirildiği daha sonra davacı adına 11/05/2017 tarihli dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri dikkate alındığında, bir vergi borcunun tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenebilmesi için öncelikle söz konusu vergi borcunun usulüne uygun olarak tahakkuk etmesi ve vadesinde ödenmemiş olması şartlarının bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir. İncelenen dosyada ise dava konusu ödeme emri içeriğinde yer alan vergi borçlarının tahakkuk ve kesinleşme aşamalarına ilişkin bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Olayda ödeme emri içeriği borçların davacının kendi beyanı üzerine tahakkuk ederek kesinleşen borçlar olduğu konusunda bir ihtilaf bulunmadığı, davacının mahsup talebinin sonuçlandırılmaması veya reddedilmesine yönelik işlemlerin ise ayrıca dava konusu edilebileceği dikkate alındığında düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığından mahkeme kararının kaldırılması isteminin reddine dair Vergi Dava Dairesi kararında isabet görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.
Danıştay 4. Daire, E. 2018/1656, K. 2022/1656, 17 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama