KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2018/4114 E., 2022/553 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2022
- Esas No
- 2018/4114
- Karar No
- 2022/553
- Temyiz eden taraflar
- 1- …
- Vekili
- Av. …
Karar Metni
609 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU
… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem : Davacı adına, gayrimenkul ticareti dolayısıyla kayıt dışı hasılatı bulunduğundan bahisle hazırlanan vergi inceleme raporu uyarınca re'sen tarh edilen 2012 yılı tekerrür uygulamalı vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile 2012/10-12 dönemi tekerrür uygulamalı vergi ziyaı cezalı geçici vergi ve 213 sayılı Kanun'un 353/1 ve mükerrer 355/1-2 maddeleri uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; davacının elde ettiği hasılata ilişkin saptamaların yerinde olduğu, maliyetlere ilişkin olarak ise; hasılat paylaşım sözleşmesinden kaynaklı satışlar sebebiyle elde edilen gelirin hesaplanmasında, bir kısım giderinin dikkate alınmadığı buna göre belirlenen matrahta hukuka uyarlık bulunmadığı, davacının mülkiyetinde bulunan gayrimenkulleri satışı sebebiyle elde edilen gelirin hesaplanması yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, geçici vergi aslı yönünden aslının aranamayacağı dolayısıyla bu kısımda hukuka uyarlık bulunmadığı,
tekerrür uygulaması ve kesilen özel usulsüzlük cezaları yönünden kanunda aranılan şartların olayda gerçekleşmediği dolayısıyla bu kısımlarda da hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davalı idarenin istinaf başvurusunun geçici vergi aslı tekerrür uygulaması ile kesilen özel usulsüzlük cezaları yönünden kısmen reddine; hasılat paylaşım sözleşmesi uyarınca elde edilen kazançtan kaynaklanan tarhiyatın iptaline dair hüküm fıkrası yönünde ise; sözleşmede inşaat maliyetine, arsa sahibinin katılacağına dair bir hüküm bulunmaması dolayısıyla davacının iddia ettiği giderlerin, matrah hesabında dikkate alınması gerektiğine dair kararda hukuka uygunluk bulunmadığı, davacı istinaf istemi yönünden ise;
davacının iki adet gayrimenkul satışından, zarar etmiş bulunduğu ve söz konusu zararın hasılat paylaşım sözleşmesi uyarınca elde ettiği kazançtan mahsup edildiği, ancak söz konusu iki adet satış için ceza kesilmiş olduğu kabulünden sonra davanın bu cezalı tarhiyat yönünden reddinde hukuka uygunluk görülmediği belirtilerek, davalı idare istinaf başvurusunun kısmen kabulüne kısmen reddine, davacı istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Davacı tarafından, ticari organizasyon bulunmadığı, taşınmazların elde ediliş değeri üzerinden endeksleme yapılmadığı, söz konusu satışlardan kar değil zarar elde edildiği, davanın kabulü, temyiz konusu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Davalı idare tarafından, idarece yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, aksi yöndeki kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2018/4114, K. 2022/553, 3 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama