İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /4. Daire

DANIŞTAY · 4. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 4. Daire E.2018/6173 K.2022/3316

Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2013 yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesi ve ilgili dönem hesaplarının sınırlı incelenmesi neticesinde şüpheli alacak karşılığı ayırma koşulları sağlanmadığından bahisle hakkında düzenlenen inceleme raporuna…

Esas2018/6173Karar2022/3316Tarih25 Mayıs 2022Okuma11 dk · 2.112 kelime

KÜNYE

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2018/6173 E., 2022/3316 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire

Karar tarihi
25 Mayıs 2022
Esas No
2018/6173
Karar No
2022/3316
Temyiz eden (davalı)
… Vergi Dairesi Başkanlığı
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davacı)
… Dağıtım Pazarlama ve Ticaret Anonim Şirketi
Vekili
Av. …
İstemin konusu
… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.112 kelime·11 dk okuma·7 bölüm

Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2013 yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesi ve ilgili dönem hesaplarının sınırlı incelenmesi neticesinde şüpheli alacak karşılığı ayırma koşulları sağlanmadığından bahisle hakkında düzenlenen inceleme raporuna istinaden … tarih ve … sayılı yazı ile bildirilen 2013 yılından 2014 yılına devreden zararın 897.999,06 TL azaltılarak 13.238.209,58 TL'ye indirilmesine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda.

213 sayılı Kanunun 323. maddesi uyarınca dava veya icra safhasındaki alacaklar şüpheli alacak olarak değerlendirilerek, bu tür alacaklar için değerleme gününün tasarruf değerine göre pasifte karşılık ayrılabileceğinin belirtildiği, anılan Kanun hükmünde iflas halinde ne şekilde hareket edileceğine dair bir hüküm bulunmadığı gibi, iflas masasına yazdırılmayıp icra takibine konu edilen alacakların şüpheli hale gelmeyeceği yada bu şekildeki alacaklar için pasifte karşılık ayrılamayacağına ilişkin bir yasaklamanın getirilmediği,

davacının alacaklısı olan ve hakkında icra takibi yaptığı alacağın şüpheli alacak niteliğinde olması nedeniyle pasifte karşılık ayrılması mümkün bulunduğundan, söz konusu alacağın iflas masasına kaydedilmediğinden bahisle şüpheli alacak sayılmayacağı, dolayısıyla kurum kazancından indirilemeyeceğinden bahisle ilgili dönem matrahına eklenmesi suretiyle sonraki döneme devreden zararın azaltılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 323. maddesinde, ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla; dava veya icra safhasında bulunan alacaklar ile yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacakların şüpheli alacak sayılacakları ifade edilmiş, maddenin devamında da maddede yazılı şüpheli alacaklar için değerleme gününün tasarruf değerine göre pasifte karşılık ayrılabileceği hükmüne yer verilmiştir.

Bu hükme göre, şüpheli alacak karşılığı ayrılabilmesi için öncelikle alacağın ticari veya zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesiyle ilgili olması ve maddede belirtildiği şekliyle şüpheli halde bulunması gerekmektedir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "İflas masası" başlıklı 184. maddesinde, iflasın açıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün mallarının hangi yerde bulunursa bulunsun bir masa teşkil edeceği ve alacakların ödenmesine tahsis olunacağı, iflasın kapanmasına kadar müflisin uhdesine geçen malların masaya gireceği.

"Müflisin tasarrufa ehliyetsizliği ve poliçe ödenmesi hükümleri" başlıklı 191. maddesinde, borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufunun alacaklılara karşı hükümsüz olacağı. "Basit tasfiye" başlıklı 218. maddesinde, iflas dairesince defteri tutulan mallar bedelinin tasfiye masraflarını koruyamayacağı anlaşılırsa basit tasfiye usulünün tatbik olunacağı.

"Adi tasfiye ve iflasın açılmasının ilanı" başlıklı 219. maddesinin ikinci fıkrasının ikinci bendinde, ilanda, alacaklılara ve istihkak iddiasında bulunanlara alacaklarını ve istihkaklarını ilandan bir ay içinde kaydettirmeleri ve delillerinin (senetler ve defterler hulasaları v.s.) asıl veya musaddak suretlerini tevdi eylemeleri, (pek uzak yerlerde veya yabancı memleketlerde ikamet eden alacaklılar için müddet uzatılabilir.), "İflas idaresinin vazifesi" başlıklı 226. maddesinde ise, masanın kanuni mümessilinin iflas idaresi olduğu, idarenin masanın menfaatlerini gözetmek ve tasfiyeyi yapmakla sorumlu olduğu açıklamalarına yer verilmiştir.

Belirtilen Yasa hükümlerine göre iflasın açılması ile amme alacaklarının da iflas masasına kaydının İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre takibi zorunlu olup iflasın açılması ile müflisin masaya giren malları üzerinde tasarruf yetkisi kısıtlanmakta, iflas kapanıncaya kadar bu mallar üzerindeki her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hüküm ifade etmemekte olup müflis şirketin tasarruf yetkisi iflas masasına ve masanın kanunî mümessilliği iflas dairesine veya idaresine geçeceği kurala bağlanmıştır.

Belirtilen kanun hükümleri ile tespitlerin birlikte değerlendirilmesi sonucu, Vergi Usul Kanunu'nunda belirtildiği üzere şüpheli alacak karşılığı ayrılabilmesi için belirli şartların arandığı, bu takip prosedürüne uymayan bir alacağın, şüpheli hale geldiğinden söz edilemeyeceği, İcra ve İflas kanunu hükümlerine göre alacağın iflas halinde bir firmadan tahsil edilebilmesinin yolunun icra takip talebiyle değil iflas masasına alacak kaydı yaptırmak için başvuruda bulunulmuş olunması ve bu başvurunun da iflas masası tarafından kabul edilmesi gerektiği, davacının iflasına karar verilen.

Yemek ve San. ve Tic. Ltd.

Şti.'den olan alacağını tahsil yoluna gidebilmek için iflas masasına başvurmak yerine şirket yetkilisininde ifadesinde belirttiği üzere 2013 yılında söz konusu alacak için icra dairesine icra takip talebinde bulunulduğu, bu durumun iflas halinde olan firmadan olan alacağın tahsili için geçerli bir yol olmadığı, alacağın şüpheli hale geldiğinin kabulü için gerekli olan şartlarında sağlanmadığı dikkate alındığında dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 25/05/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY

Davacı tarafından, 2013 yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesi ve ilgili dönem hesaplarının sınırlı incelenmesi neticesinde şüpheli alacak karşılığı ayırma koşulları sağlanmadığından bahisle hakkında düzenlenen inceleme raporuna istinaden … tarih ve … sayılı yazı ile bildirilen 2013 yılından 2014 yılına devreden zararın 897.999,06 TL azaltılarak 13.238.209,58 TL'ye indirilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davayı kabul eden Mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden Vergi Dava Dairesi kararı davalı idarece temyiz edilmiştir.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 6. maddesinde, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içerisinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanunu'nun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 37. maddesinin 1. fıkrasında, her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazancın ticari kazanç olduğu belirtildikten sonra 4. fıkrasında ticari kazancın, Vergi Usul Kanunu hükümlerine ve kanunda yazılı gerçek (Bilanço veya işletme hesabı esası) veya basit usullere göre tespit edileceği hükmüne yer verilmiştir.

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 323. maddesinde, ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla; dava veya icra safhasında bulunan alacaklar ile yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacakların şüpheli alacak sayılacakları ifade edilmiş, maddenin devamında da maddede yazılı şüpheli alacaklar için değerleme gününün tasarruf değerine göre pasifte karşılık ayrılabileceği hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, şüpheli alacak karşılığı ayrılabilmesi için öncelikle alacağın ticari veya zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesiyle ilgili olması ve maddede belirtildiği şekliyle şüpheli halde bulunması gerekmektedir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "İflas masası" başlıklı 184. maddesinde, iflasın açıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün mallarının hangi yerde bulunursa bulunsun bir masa teşkil edeceği ve alacakların ödenmesine tahsis olunacağı, iflasın kapanmasına kadar müflisin uhdesine geçen malların masaya gireceği.

"Müflisin tasarrufa ehliyetsizliği ve poliçe ödenmesi hükümleri" başlıklı 191. maddesinde, borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufunun alacaklılara karşı hükümsüz olacağı. "Basit tasfiye" başlıklı 218. maddesinde, iflas dairesince defteri tutulan mallar bedelinin tasfiye masraflarını koruyamayacağı anlaşılırsa basit tasfiye usulünün tatbik olunacağı.

"Adi tasfiye ve iflasın açılmasının ilanı" başlıklı 219. maddesinin ikinci fıkrasının ikinci bendinde, ilanda, alacaklılara ve istihkak iddiasında bulunanlara alacaklarını ve istihkaklarını ilandan bir ay içinde kaydettirmeleri ve delillerinin (senetler ve defterler hulasaları v.s.) asıl veya musaddak suretlerini tevdi eylemeleri, (pek uzak yerlerde veya yabancı memleketlerde ikamet eden alacaklılar için müddet uzatılabilir.), "İflas idaresinin vazifesi" başlıklı 226. maddesinde ise, masanın kanuni mümessilinin iflas idaresi olduğu, idarenin masanın menfaatlerini gözetmek ve tasfiyeyi yapmakla sorumlu olduğu açıklamalarına yer verilmiştir.

Yukarıda sözü edilen yasa kurallarına göre, iflasın açılması ile amme alacaklarının da iflas masasına kaydının İcra ve İflas Kanunu kapsamında takibi zorunludur. İflasın açılması ile müflisin masaya giren malları üzerinde tasarruf yetkisi kısıtlanmakta, iflas kapanıncaya kadar bu mallar üzerindeki her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hüküm ifade etmemekte olup müflis şirketin tasarruf yetkisi iflas masasına ve masanın kanunî mümessilliği iflas dairesine veya idaresine geçecektir.

Dosyasının incelenmesinden; bakkal ve marketlerde yapılan perakende ticaret işi ile uğraşan davacının 2013 yılı hesap ve işlemlerinin 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu çerçevesinde sınırlı olarak incelenmesi neticesinde düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi İnceleme Raporu ile mükellefin … tarih ve. Nolu yevmiye kaydı ile. Yemek San.ve Tic. Ltd.

Şti.'den 897.999,06 TL tutarındaki alacağını şüpheli ticari alacaklara dahil ettiği ve bu alacakların tamamı için pasifte karşılık ayırarak dönem matrahının tespitinde gider olarak dikkate aldığı, konu ile ilgili olarak şirket yetkilisinin, "şüpheli ticari alacaklarla takip ettiğimiz. Yemek San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ticari ilişkimiz 2005 yılında başlamıştır.

Firmaya gıda maddeleri ağırlıklı olmak üzere gıda ve temizlik malzemesi satılmıştır, söz konusu alacağımızın tamamı yukarıda bahsettiğimiz ticari ilişkiden kaynaklanmaktadır. Alacağımız 2008 ve 2009 yıllarından kaynaklanmaktadır. Firma ile yapılan görüşmeler sonrası, firma 2009-2010-2011 yıllarında küçük meblağlarda ödeme yapmaya devam etmiş, son ödemesini 09/02/2011 tarihinde yapmıştır.

Ödemelerin kesilmesi akabinde 2013 yılında uzlaşma ile tahsilatın mümkün olmayacağı anlaşıldığından 2013 yılında cari hesap tutarı kadar icra takibi yapılmıştır. İcra Takibine konu edilen alacak ile ilgil olarak borçlu. Yemek San.ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine yapılmış başka bir icra takibimiz bulunmamaktadır.

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nunda alacakların şüpheli hale geldiği tarihte karşılık ayrılmasını zorunlu kılan bir düzenleme bulunmadığından ve söz konusu alacakların şüpheli hali devam ettiğinden 2013 yılında karşılık ayrılmıştır. Bu yönde Danıştay kararları mevcuttur. " şeklinde beyanda bulunduğu, diğer taraftan. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile. Yemek San.ve Tic. Ltd.

Şti.'nin iflasına karar verildiği, firmanın iflas halinin yaklaşık 5 yıl süre ile devam ettiği ve aynı mahkemece verilen 27/10/2014 tarihli Ek Karar ile iflasın kapatıldığı, mükellef kurum temsilcisine, bahse konu alacağın iflas masasına kayıt ettirilip ettirilmediği sorulduğunda, cevaben "Firma hakkında asliye ticaret mahkemesince iflas kararı verildiğinden ve iflas masası oluşturulduğundan icra takibatı yaptığımız 2013 yılında haberdar değildik.

Bu yüzden alacağımızı iflas masasına kaydettirmek için bir girişimimiz olmadı. Firmanın iflasına karar verildiğinden 2015 yılında iflas kapandıktan sonra haberimiz oldu. Dolayısıyla alacağımız ile ilgili takibatımız icra takibi ile sınırlı kaldı." şeklinde beyanda bulunduğu, bunun üzerine inceleme elamanı tarafından, mükellef kurumun iflasına karar verilen. Yemek San.ve Tic. Ltd.

Şti.'den olan alacağını tahsil yoluna gidebilmek için iflas masasına başvurmak yerine 2013 yılında söz konusu alacak için icra dairesine icra takip talebinde bulunduğu, İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre alacağın iflas halinde olan bir firmadan tahsil edilmesinin yolunun icra takip talebi değil iflas masasına kayıt yaptırması olduğu,

iflas masasına kaydı yaptırılan alacakların icra aşamasına gelmiş sayılacağı, Maliye Bakanlığı özelgeleri uyarınca mükellef kurumun adı geçen şirketten olan alacağını icra safhasına intikal ettirdiğinin kabulü için, iflas masasına alacak kaydı yaptırmak için başvuruda bulunmuş olması ve bu başvurunun da iflas masası tarafından kabul edilmiş olması gerektiği, ancak mükellef kurumun sadece icra dairesinden icra takip talebinde bulunmuş olduğu,

bu durumun iflas halinde olan bir firmadan olan alacağın tahsili için geçerli bir yol olmadığından alacağın şüpheli hale geldiğinin kabulü için gerekli olan dava veya icra safhasında bulunma şartının gerçeklemediğinden bahisle 2013 hesap döneminde karşılık gideri olarak sonuç hesaplarına intikal ettirilip kurum kazancından indilen 897.999,06 TL'nin 2013 hesap dönemi kurumlar vergisi matrahına eklenmesi gerektiği bildirilerek,

söz konusu 897.999,06 TL kazanç farkının kurum kazancına eklenmesi sonucu mükellef kurumun 2013 yılından 2014 yılına devreden zararının bu miktar kadar azaltılarak 13.238.209,58 TL olarak dikkate alınması gerektiğinin önerildiği, bu öneri doğrultusunda, davalı idare tarafından düzenlenen … tarih ve … sayılı yazı ile mükellef kurumun 2013 yılından 2014 yılına devreden zararının 897.999,06 TL azaltılarak 13.238.209,58 TL'ye indirilmesi üzerine bahse konu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Yukarıda belirtilen kanun hükümleri ile tespitlerin birlikte değerlendirilmesi sonucu, şüpheli alacak karşılığı ayrılabilmesi için belirli şartların arandığı, bu takip yöntemine uymayan bir alacağın, şüpheli hale geldiğinden söz edilemeyeceği, İcra ve İflas kanunu hükümlerine göre alacağın iflas halinde bir firmadan tahsil edilebilmesinin yolunun icra takip talebiyle değil iflas masasına alacak kaydı yaptırmak için başvuruda bulunulmuş olunması ve bu başvurunun da iflas masası tarafından kabul edilmesi gerektiği, davacının iflasına karar verilen.

Yemek ve San. ve Tic. Ltd.

Şti.'den olan alacağını tahsil yoluna gidebilmek için iflas masasına başvurmak yerine şirket yetkilisinin de ifadesinde belirttiği üzere 2013 yılında söz konusu alacak için icra dairesine icra takip talebinde bulunulduğu, bu durumun iflas halinde olan firmadan olan alacağın tahsili için geçerli bir yol olmadığı, alacağın şüpheli hale geldiğinin kabulü için gerekli olan şartlarında sağlanmadığı dikkate alındığında dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenle temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle karara katılmıyoruz.

Danıştay 4. Daire, E. 2018/6173, K. 2022/3316, 25 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Tetkik Hâkimi : …
  6. Düşüncesi
  7. Türk Milleti Adına
  8. İnceleme Ve Gerekçe
  9. (X) Karşı Oy
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2018/6173
Karar No
2022/3316
Tarih
25 Mayıs 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 4. Daire E.2018/6177 K.2022/3351
  • Danıştay 4. Daire E.2018/6178 K.2022/3349
  • Danıştay 4. Daire E.2018/6247 K.2022/3308
  • Danıştay 8. Daire E.2018/6254 K.2022/3381
  • Danıştay 4. Daire E.2018/6263 K.2022/3347
  • Danıştay 4. Daire E.2018/6310 K.2022/3580

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.